KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1536 - 2025/1264
- Dosya no
- 2022/1536
- Karar no
- 2025/1264
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/03/2022
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 19/06/2025
Karar Metni
1.581 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalı olan ... Petrol San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... Mah. ... Kavşağı Cd. ... Apt.
No:2 ... ... adresindeki akaryakıt istasyonunda bulunan akaryakıt pompaları, güvenlik kamera sistemi, araç yıkama makinesi ve otomasyon panosundaki hasarın 21/09/2018 tarihinde ...'a ait elektrik ana hattı üzerindeki telin kopması sonucu meydana geldiğini, ekspertiz incelemesi sonucu tespit edilen hasar bedelinin sigortalı şirkete 06/12/2018 tarihinde 16.928,40.TL olarak ödendiğini,
davaya konu hasardan davalınında sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 16.928,40.TL tazminat bedelinin sigortalıya ödenme tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili sigorta şirketine verilmesini, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların üzerine 3. Şahıslara devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, hasar tarihinde hasar mahalli ve yakınlarında elektrik telinin kopması veya herhangi bir elektrik voltaj dalgalanması, arıza kaydı, ihbarı bulunmadığını, bu tip arızanın meydana gelmesi halinde onlarca aboneden şikayet ve hasar başvurularının meydana gelmesi gerekeceğini ayrıca yönetmelik gereği hasarın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 gün içerisinde müvekkili şirkete hasarın tazmini için başvuru yapılmış olması gerektiğini, ancak bu süre içerisinde herhangi bir başvurunun da bulunmadığını, oluşan hasarın müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile;" davalı ...'ın baz aldığı, Gelir İdaresi Başkanlığı amortisman oranları tablosunda ünitelerin belirlenen faydalı ömür sürelerinin sonunda, bu ünitelerin ömrünü doldurmuş ve artık kullanılamayacak anlamına gelmeyeceğini, sadece bu süreç dahilinde tam randımanlı ve sorunsuz kullanım yapılabileceği, bu süre sonunda ise cihazların kullanım şartlarına bağlı olarak arızalar verebileceği, ancak sorunsuz olarak ta kullanımlarının mümkün olduğu dikkate alındığında, davacının sigortalısının kusurundan kaynaklanmayan ... şebekesine ait hat kopması nedeni ile arızalanan ünitelerin model yaşı ne olursa olsun,
hasar tarihinde kullanımda bulunuyor olması nedeni ile sorunsuz çalıştığı kanaatine vardıklarını, EPDK Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin kullanıcı zararları ile ilgili 26.6maddesi gereği hasar gören teçhizatların tamir bedellerinin dava dışı davacının sigortalısına ödemesi gerektiğini, dava konusu olayda da sigortalı işyerine yüklenebilecek kusur, kasıt olmadıkça zararın tazmin edilmesine engel bir husus bulunmadığını,
hasar bedeli olan 16.928,40.TL 'nin davacı tarafından sigortalıya ödenmiş olması nedeni ile de davacı sigorta şirketi tarafından TTK 1472.md hükmü gereğince rizikonun gerçekleşmesinde ve zararın oluşmasında kusuru bulunan davalı ...'a rücu hakkı bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun usule, oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı tüm bu anlatılanlar ile davacının sigortalısının iş yerinde meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu,
bulunduğu çevrede aynı şikayetlerden kaynaklı başvuruların bulunduğu ve davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi TTK 1472. maddesi uyarınca rücuen talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacının hasarının meydana geldiği yer bir akaryakıt istasyonu olduğunu, Türk Standardına göre bu tür işletmeler 30.11.2000 tarihli, 24246 sayılı Resmi Gazete ile yürürlükte olan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında olduğunu, bu yönetmelikte belirtilen özellikle yüksek voltaj tehlikelerini kapsayan tesis ve tesisatlar ile bir kısım koruma önlemleri almak zorunluluğu olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan hesaplamalar gelir idaresi başkanlığının yayınlamış olduğu amortisman oranları tablosuna göre yapıldığını, hesaplamanın fahiş olduğunu,
zarar hesabı alanında uzmanlığı olmayan bilirkişilerce yanlış esaslar üzerinden yapmış oldukları hesaplamaları içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, sigorta poliçesine istinaden sigortalıya ödenen tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, sigortalı olan ... Petrol San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait akaryakıt istasyonunda bulunan akaryakıt pompaları, güvenlik kamera sistemi, araç yıkama makinesi ve otomasyon panosunda 21/09/2018 tarihinde ...'a ait elektrik ana hattı üzerindeki telin kopması sonucu meydana gelen hasar bedelinin 06/12/2018 tarihinde 16.928,40.TL olarak sigortalıya ödendiği,
davalının hasardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 16.928,40.TL tazminat bedelinin sigortalıya ödenme tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, hasar tarihinde, hasar mahalli ve yakınlarında elektrik telinin kopması veya herhangi bir elektrik voltaj dalgalanması,
arıza kaydı, ihbarı bulunmadığını, hasar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde başvuru yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile davalının Gaziantep İcra Dairesi'nin ... icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 16.928,40.TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takipteki şartlarla aynen devamına, icra inkar tazminatı talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 16/03/2022 tarihli dilekçe ile davanın alacak davası olduğu, ancak mahkemece itirazın iptali davası şeklinde nitelendirme yapılarak hüküm kurulduğu belirtilerek tavzih isteminde bulunulduğu, mahkemece verilen 29/03/2022 tarihli Ek Karar ile tavzih isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... Pet. Ürün Nak. Turz. Gıda Med. San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ait Akaryakıt İstasyonunun, 03/02/2018-03/02/2019 tarihlerini kapsar şekilde "Akaryakıt İstasyonu Akaryakıt Paket Sigorta Poliçesi" ile teminat altına alındığı, davacı tarafından, 21/09/2018 tarihinde, sigortalı akaryakıt istasyonunda kullanılmakta olan akaryakıt pompaları, güvenlik kamera sistemi, araç yıkama makinesi, otomasyon panosunun voltaj yükselmesi nedeniyle hasar gördüğünün ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinin iddia edilerek iş bu rücuen tazminat davasının açıldığı, davalı tarafından, hasardan sorumlu olunmadığının, sigortalının müterafik kusuru bulunduğunun ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunun savunulduğu,
davalı tarafından gönderilen yazıda ise, hasar tarihi olan 21/09/2018 tarihinde, sigortalı iş yerinin bulunduğu mahalde, iletken kopması kaynaklı arıza kaydının bulunduğunun ve hasar başvurularının da taraflarına ulaştığının, ancak davacıya ait hasar başvurusu bulunmadığının bildirildiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalıya ait iş yerindeki hasarın, davalının sorumluluğunda bulunan elektrik hattı kablosunun kopmasına bağlı voltaj değişikliğinden meydana geldiğinin, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığının tespit edildiği,
EPDK Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin kullanıcı zararları ile ilgili 26.6. maddesi gereğince, davalının, hasar gören teçhizatların tamir bedellerini sigortalıya ödemesi gerektiği, davalı tarafından, meydana gelen hasar bakımından, 10 gün içerisinde kuruma başvuru yapılmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmuş ise de, bu husustaki düzenlemelerin, ihtiyari bir başvuru yolu olup, zararın tazmini için doğrudan doğruya dava açılmasına engel olan bir dava şartı olmadığı, dava açılmadan önce davalı kuruma zorunlu olarak başvuru yapılması gerektiğine dair yasal düzenleme bulunmadığı,
meydana gelen hasarda, sigortalı işyerine yüklenebilecek kusur bulunmadığından, hasar bedeli olan ve davacı tarafından sigortalısına ödenen 16.928,40.TL'nin davacı sigorta şirketi tarafından TTK 1472.md hükmü gereğince rizikonun gerçekleşmesinde ve zararın oluşmasında kusuru bulunan davalıya rücu hakkı bulunduğu, davacı tarafından, sigortalıya yapılan ödemenin zarar gören parçaların değişimi ve tamir bedellerine ait olması sebebiyle, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamanın Yönetmeliğin 6. ve 7. maddelerine uygun olduğu, davalı vekilinin cihazların yenilendiği,
bu nedenle amortisman oranlarının uygulanması gerektiği yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, sonuç olarak, davacının, 06/12/2018 tarihinde sigortalısına ödediği 16.928,40.TL'nı davalıya rücu hakkı bulunduğu, ancak, mahkemece, davacı tarafından açılan rücuen tazminat davasının, itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 16.928,40.TL tazminatın 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1536, K. 2025/1264, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama