KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1942 - 2025/2312
- Dosya no
- 2022/1942
- Karar no
- 2025/2312
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2019/776 ESAS 2022/578 KARAR
- Davacı
- ... ÇEVRE SAĞLIĞI VE VEKTÖR KONTROL HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ... TURİZM İNŞAAT ENERJİ AKARYAKIT NAKLİYE VE TAŞIMACILIK GIDA TEMİZLİK OTOMOTİV OTO KİRALAMA İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 07/11/2025
- Yazım tarihi
- 07/11/2025
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 tarih, 2019/776 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının 416.694,35.TL borcunun bulunduğunu, bu konuda davalı tarafından onaylanmış bir hesap mutabakat formu gönderildiğini, sözlü görüşmelere rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/10712 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/10712 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında cari hesap ile ilgili bir hesap mutabakatının yapılmadığını, mutabakat formunun geçersiz olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen mutabakat formundaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete 2017 ve 2018 yılının muhtelif tarihlerinde kiralamış olduğu araçların davacının ihalesini üstlendiği bir iş nedeniyle ... Belediye Başkanlığı'nca kullanıldığını, bu hususun dvacının alacaklı olmadığını açıkca belirterek davanın reddine, davacı şirketin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; davalının davacı ile ilgili olarak tutmuş olduğu ayrıntılı cari hesap dökümüne göre, davacıya 712.086,76.TL borçlu olduğunu, davalının düzenlediği fatura tutarlarının davacının ödemelerinden düşüldüğünde, davacının bakiye 416.694,35.TL alacaklı olduğunu, her ne kadar davalı tarafından SGK ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülmüş ise de, kendi defterlerinde SGK ve işçi maaşı ödemelerinin davacı tarafından yapıldığını kaydettiğini, icra tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği anlaşıldığından, davalının 416.694,35.TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı şirketin müvekkili şirkete yöneltmiş olduğu işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki cari hesap ile ilgili usulüne uygun olarak bir hesap mutabakatı yapılmadığını, davacı şirketin dava dilekçesine eklemiş olduğu mutabakat formunun geçersiz olduğunu, hiçbir suretle itirazın iptali için dayanak olarak ileri sürülemeyeceğini, çünkü mutabakat mektubunda imzası bulunan kişinin şirket yetkilisi olması gerektiğini, ancak mutabakat formundaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait bir imza olmadığını,
davacı şirketin alacağının likit olmadığını, alacak miktarının belli olmadığını, bu nedenle davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan tamamen yoksun bir talep olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesaba bağlı açılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili firma ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının 416.694,35.TL borcunun bulunduğunu, bu konuda davalı tarafından onaylanmış bir hesap mutabakat formu gönderildiğini, sözlü görüşmelere rağmen ödeme yapılmadığını, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise; cari hesap ile ilgili bir hesap mutabakatının yapılmadığını, mutabakat formunun geçersiz olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen mutabakat formundaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı savunmasıyla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; icra takibinin taraflar arasındaki cari hesap alacağından dolayı açıldığı, taraflar arasında davalının ileri sürdüğü gibi kira ilişkisi bulunmadığı, ...
Belediyesi tarafından açılan bir ihaleden dolayı alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında kullanılan araçların daha sonra davacı tarafından satın alındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davalının defterlerinin ise; mevzuata ve genel kabul gören muhasebe usullerine aykırı tutulduğu, davacının defterlerine göre, 416.694,35.TL bakiye alacağının bulunduğu, davalının defterlerinin karışık bir şekilde düzenlendiği,
davalının davacı ile ilgili olarak tutmuş olduğu ayrıntılı cari hesap dökümüne göre, davacıya 712.086,76.TL borçlu olduğu, davalının düzenlediği fatura tutarlarının davacının ödemelerinden düşüldüğünde, davacının bakiye 416.694,35.TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı tarafından SGK ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülmüş ise de, kendi defterlerinde SGK ve işçi maaşı ödemelerinin davacı tarafından yapıldığını kaydettiği, icra tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği anlaşıldığından, davalının 416.694,35.TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1942, K. 2025/2312, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama