KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2323 - 2022/1641
- Dosya no
- 2022/2323
- Karar no
- 2022/1641
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarih
- 22/07/2022
- Numarası
- 2021/... ESAS
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 29/12/2022
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/07/2022 tarih ve 2021/... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile;müvekkili şirketin ...'de faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin yapı malzemeleri üretip sattığını, müvekkili şirket ile aralarındaki ticari işleme istinaden davalı şirkete satıp teslim ettiği ürünlerin bedelleri olan ve davaya konu faturalardan dolayı toplam 466.035,63.TL alacağı olduğunu, düzenlenen faturalar karşılığında müvekkiline çekler verildiğini, yine bir takım faturalara istinaden davalı şirketin 22/06/2021 tarihli 25.375,90.TL bedelli iade faturası kestiğini,
müvekkili ile borçlu şirket arasındaki ticari işleme konu olan mallar için sevk irsaliye faturalarıyla sabit olunduğu üzere borçlu şirkete nakliye aracılığıyla davalı şirkete ödemeli teslim edildiğini, ancak borçlu şirket tarafından malların bedeline ilişkin ödeme yapılmadığını, müvekkilinin borçlu şirketten tam olarak 277.159,73.TL alacağının bulunduğunu, davalı borçlu aleyhine ...
Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek ...
Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın şimdilik 1.000.TL'lik kısmının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, teminat karşılığında alacak miktarınca davalının mal varlığının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 276.159,73.TL arttırarak dava değerini 277.159,73.TL olarak belirlemiş ayrıca alacak miktarınca davalının malvarlığının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin hem yetkisiz icra dairesine hem yetkili icra dairesine yaptığı itirazında asıl alacağa değil takip talebi ve ödeme emri ile takip dayanağı belgelerdeki usulsüzlüklere itiraz etmiş olduğunu, takibin dayanağı cari hesap ve dört adet fatura olarak gösterilmesine rağmen ödeme emrinde borcun sebebi kısmına talep edilen asıl alacak ve birikmiş faiz toplamı olan alacak miktarı yazılmış olduğunu, davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden fatura tarihlerine göre geçmiş gün faizi hesaplayıp asıl alacakla birlikte 4.783,85.TL geçmiş gün faizi talep edildiğini,
müvekkilinin takipten önce keşide edilmiş herhangi bir ihtarname ile temerrüde düşürülmediğini, temerrüt oluşmadan faiz talep edilmesinin yasal olmadığını, bu nedenle davacının takip öncesi faiz hesaplayıp icra takibini ona göre açmasının yasal olmadığını, davacı tarafın ancak takip sonrası faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/07/2022 tarih ve 2021/... Esas sayılı ara kararı ile; henüz yargılamanın tamamlanmadığı, vadesi gelmiş alacaktan söz etmenin mümkün olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kurulan ara karar ile taleplerinin reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen red kararının gerekçesinin davalının asıl alacağa ilişkin kabul beyanı var iken ve ticari defter incelemesi ile borcun varlığı sabitken somut olay ile örtüşmediğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararda her ne kadar vadesi gelmiş bir alacaktan söz etmenin mümkün olmadığı belirtilmişse de dava konusu alacak vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, davalının da faturalara ve asıl alacağa karşı bir itirazı söz konusu olmadığını,
yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 18.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının müvekkil şirkete 277.159,73.TL bakiye borcunun olduğunun hesaplandığını, ayrıca bahse konu borç likit bir alacak olduğunu ve davalı borçlunun mezkur borca karşı yaptığı işlemler sadece alacaklıyı zarara sokmak ve borcu erteleme gayesinden başka bir şey olmadığını, bu nedenlerle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/...
Esas sayılı dosyasında kurulan ara kararın kaldırılarak arz edilen ve mahkemece tensip buyurulacak sair nedenlerle öncelikle İİK m. 257/1 uyarınca teminat karşılığı alacak miktarınca davalının malvarlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, itirazın iptali talebine ilişkin olup istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dairemizce istinaf incelemesi HMK 355 ve 357. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
2004 sayılı İİK.'nun 257. maddesi'nin ilk fıkrasında; "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi ile muaccel, başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haczin koşulları sayılmaktadır.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddesi'nin 1. fıkrasında yer alan; “… alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ...” düzenlemesi ile; alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda; alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HMK. m. 200). Kuşkusuz yargılama sonunda; alacağın, varlık ve miktarı kesin deliller ile ortaya konulacaktır.
Ancak, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici hukuki koruma olarak para alacağının güvence altına alınması amacıyla para alacaklarında İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki koşulların bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, dosya kapsamı ve davalı tarafın asıl alacak miktarına itiraz etmediklerine ilişkin aşamalardaki beyanı değerlendirildiğinde, İİK 258. maddede yer verilen, kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın, yasada ifade edilen kanaat getiren delilleri ibraz ettiği kabul edilerek, İİK 257 vd maddeleri gereğince teminat mukabili ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddi yerinde görülmemiştir. Ancak, söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyeceğinde ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığı kabulüne karar verilmesi ile hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2323, K. 2022/1641, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama