KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/2801
- Karar no
- 2025/729
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2022
- Numarası
- 2021/1056 ESAS 2022/867 KARAR
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
YAZIM TARİHİ : 18/04/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, 2021/1056 Esas, 2022/867 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu;
GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkilinin davalı şirketin %15 ortağı, azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin çoğunluk hissesini elinde bulunduran ... uyruklu ortak ... tarafından uzaktan yönetildiğini, yönetim kurulu başkanının %85 hisse sahibi ... olduğunu, yönetici müdürün ise hisse sahibi olmayan ... olduğunu, firmanın organik tarım yapmak amacıyla kurulduğunu, bu amaçla iki çiftlik kurulduğunu, birisinin ... ve diğeri ise ... olduğunu, Ekim 2020 tarihinde yapılan genel kurul ile ... ve hissedar olmayan ...'ın yönetim kurulu olarak seçildiğini, bu seçimlerden sonra yeni yönetim yanlışlarının yapılmaya başlandığını,
çiftliklerden ... olan Ekim 2020 sonunda yapılan genel kuruldan sonra satıldığını, geriye ... de bulunan çiftlik kaldığını, bu çiftliğin satımından 2.300.000,00.TL gelir elde edildiğini ve bu elde edilen gelir ile müvekkiline ayrılma payının ve borçların ödenmediğini, 1 senelik kısa zaman diliminde firmanın üretime devam ettirilmediğini, çiftlik satışından gelen paranın bittiğini, herhangi bir yatırımın da yapılmadığını, ortak ...'in bu süreç içinde sanki bir finans kuruluşuymuş gibi ikrazatçılık yaparak firmaya aylık yüzde %5 faizli Euro cinsinden kredi verdiğini, bu yasa dışı işlemlerin firmanın defterlerine işlendiğini,
faizlerinde ödendiğini, firmanın içinin boşaltılmaya başlandığını, 1 kişi bırakılacak şekilde tüm işçilerin arabuluculuk yöntemiyle işten çıkarıldığını, davaya konu genel kuruldan sonra son işçinin de çıkartıldığını ve firmanın çalışamaz hale getirildiğini, müvekkilinden habersiz ve genel kurul yapabilmek için Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/604 Esas sayılı dosyası ile genel kurulun yapılmasına izin verilmesini istediğini, müvekkilinin haricen olaydan haberdar olması ve dosyaya müdahale olması nedeniyle bu istemlerinden vazgeçtiklerini çağrı usulü yöntemine döndüklerini,
13/12/2021 tarihinde yapılan genel kurul ile firmanın son kalan çiftliği ve tüm aktiflerinin satışı için karar alma amacıyla genel kurul yaptıklarını, bu genel kurulda yapılan işlemlerin ve alınan kararların TTK'ya aykırı bir çok hata ve aykırılık barındırdığını, genel kurulun çağrı usulüne uygun yapılmadığını, 11/11/2021 tarihinde yapılan genel kurulda hazır olduğunu ve TTK 420 md gereği talebini yinelediğini, bu genel kurulda toplantı başkanı seçildiğini ve müvekkili ...'ın talebinin kabulü ile genel kurulun 1 ay sonraya ertelenmesine karar verildiğini, ve erteleme kararının ticaret sicilinde yayımlanmadığını,
ertelenen toplantı üzerine 13/12/2021 tarihinde yapılması kararının yönetim kurulunca alınan yeni genel kurul da çağrı usulüne aykırı olarak yapıldığını, yönetim kurulunun görev süresinin dolduğunu, bu nedenle genel kurula çağrı kararı almalarının mümkün olmadığını, toplantıda oy kullanma yetkisi ve usulüne uygun vekaletnamesi bulunmayan vekil tarafından oy kullanıldığını, 13/12/2021 tarihine ertelenen toplantıda, toplantı başkanının usulüne uygun olarak seçilmediğini, toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, kararların yeterli müzakere açılmaksızın alındığını,
davalı şirketin tüm aktiflerinin satılmasına ilişkin kararın TTK 447.maddesinin c bendi uyarınca batıl olduğunu, alınan kararların ana sözleşmeye aykırı olmakla birlikte şirketin sermayesinin korunması ilkesine de aykırı olduğundan bahisle öncelikle kararların uygulanmasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, olmadığı takdirde tüm aktiflerinin satışına yönelik kararın uygulanmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu kararların Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve şirket web sitesinde yayınlanmasının sağlanmasına,
yargılamanın devamında genel kurulun ve/veya tüm alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, olmadığı takdirde genel kurulun veya tüm alınan kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde genel kurulun veya alınan kararların iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/10/2017 tarihinde alman ortak ... ve davacı ... tarafından kurulmuş olup, %15 pay sahibi davacı ... ve %85 pay sahibi ...'in hala müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davacı ...'ın müvekkili şirketin kuruluşunda 3 yıllık yönetim kurulu başkanı seçildiğini, 17/10/2020 tarihine kadar müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, 01/10/2020 tarihinde yönetimin değiştiğini, alman ortak ...'in yönetim kurulu başkanlığına geldiğini, şuanki şirket yetkilisi ...'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu ancak pay sahibi olmadığını,
müvekkili şirketin organik tarım şirketi ve ...'ın da ziraat mühendisi olup bir organik tarım şirketinin ziraat mühendisi tarafından yönetilmesinin normal olduğunu, davacının, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde kafasına estiği gibi hareket ettiğini, şirketin paralarını istediği gibi harcadığını, çok yüksek miktarlarda harcamalar yaptığını, bunun genel denetçi raporunda da tasdiklendiğini ve Adana CBS nın 2021/27862 Soruşturma nolu dosyasında davacıya karşı suç duyurusunda bulunulduğunu, bunların sonucunda müvekkili şirketin sıkıntıya düştüğünü kredileri bu yüzden aldıklarını,
şirketin toplam da çektiği 8 kredinin hepsinin davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde çekildiğini, davacının diğer ortağa gönderdiği aylık rapor tablosunda Ağustos 2020 tarihinde şirkete ait 800.000,00.TL borç görüldüğünü ve bu borcun şirket tarafından ödendiğini, 13/12/2021 tarihinde yapılan genel kurulun çağrı usulüne uygun yapıldığını, Bağımsız Denetim kriterleri 26 Mayıs 2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile internet sitesi kurma ve kararları sitesinde yayımlatma zorunluluğunun bulunmadığını, genel kurulda bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğunun bulunmadığını,
genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olmadığından bahisle davacının ihtiyati tedbir kararları talebinin reddine, açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve dosya dairemize gönderilmiştir. Dosya istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada davacı vekili tarafından 06/12/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile istinaftan feragat ettiğini ve feragat doğrultusunda işlem yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda davacının istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davaCının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2801, K. 2025/729, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama