KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Dosya no
- 2022/2908
- Karar no
- 2026/38
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2022
- Numarası
- 2019/377 ESAS 2022/696 KARAR
- Davacı
- ... ...
- Vekili
- Av. ...- ...
- Davalı
- ... -...- ...
- Vekilleri
- Av. ...- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/01/2026
- Karar yazım tarihi
- 14/01/2026
Karar Metni
1.977 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/377 esas 2022/696 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı, müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif ortağı olarak kooperatif genel kurullarında karar altına alınan ve kesinleşen bir kısım aidat borcunu ödemediğini, ödenmeyen aidat borcuna istinaden davacı aleyhine ....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/3069 esas sayılı dosyası ile 23.061,50.TL aidat alacağı ve 5.534,80.TL'sı da süresinde ödenmeyen aidatlar için hesap olunan gecikme faizi alacağı olmak üzere toplam 28.596,30.TL tutarında takip yapıldığını ve takiplere ilişkin ödeme emri gönderildiğini, kooperatif ortağı olarak davalı adına müvekkili kooperatif tarafından yaptırılan konutlardan tapunun ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 111 ada, 1 parselinde kayıtlı 2A/Blok 4.kat 7 nolu bağımsız bölümü tahsis ve tescil ettirdiğini ve davacı kooperatifin davalıya karşı olan daire teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini,
davalının kooperatif genel kurullarında ödenmesi karar altına alınan toplam 31.844,75.TL aidat ödeme yükümlülüğüne karşılık sadece 8.784,25.TL aidat ödemesinin yapıldığını, neticede 23.060,50.TL ödenmemiş aidat borcu ve buna bağlı olarak 5.534,80.TL gecikme faizi borcu olmak üzere toplam 28.596,30.TL borcunun bulunduğunu,
ayrıca davalının işbu dava sonucu oluşacak kooperatif alacağını karşılıksız bırakmak amacıyla adına tahsis ve tescil olunan taşınmazı satmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek hak kaybına yol açmaması için dava sonuçlanıncaya kadar kooperatifçe davacı adına tahsis ve tescil olunan taşınmazın satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalarının kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/3069 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ...
Kooperatifi tarafından yetkili olmayan kişiler tarafından takip başlatıldığını ve dava açıldığını, kooperatif adına birden fazla kişi kooperatifin adına hareket etmekte olduğunu ve kafalarına göre hareket ettiklerini, kooperatif ile ilgili olarak başka şahıslar ve şirketler tarafından hakkında ve kendi gibi mağdur olan kişiler aleyhine usulsüz icra takiplerinin yapıldığını, daha önceden kooperatif adına ... ve İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti isimli şirket 2014 yılında ....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/9493 esas numarası ile hakkında ilamsız icra takibi başlattığını ve bu takibe itirazları üzerine takibin durduğunu, usulsüz bir şekilde kendisinden aidat talebinde bulunan kişiler hakkında şikayette bulunma hakkını saklı tuttuğunu, ayrıca kendisinin kooperatif üyeliğinin sona erdiğini, icra takibine yapmış olduğu itiraz üzerine itirazın iptali davasına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kendisine daha önceden de icra takipleri açıldığını ve bu takiplere yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takiplerinin durduğunu,
kooperatife üye olduğu dönemde kooperatiften satın aldığı daireyi 3 yıl içerisinde taraflarına teslim edileceğinin söylendiğini ancak 20 yıl gibi uzun bir süre sonra 2002 yılında satın aldığı dairenin kendisine teslim edilerek tapusunun verildiğini, bu 20 yıllık süre içerisinde kooperatifte birçok kere el değişikliği yapıldığı için her gelen yönetim kendisinden ayrı ayrı fazladan usulsüz aidatlar aldığını belirterek, davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " genel kurul toplantı tutanaklarında belirlenen aidat miktarı ve davalı tarafça sunulan belgelerden yapılan ödeme belgelerinin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucu tespit edilmiş olup, kooperatifin bir kısım alacaklarını temlik etmediği, ....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/9489 esas sayılı ve 2014/9493 esas sayılı dosyasının mükerrer olmadığı görülmüş, bu kapsamda davalının itirazları reddedilmiş olup, davalının davacı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif genel kurulunda ortakların ödemesi gereken aidatların belirlendiği, kooperatif genel kurulunda alınan kararlar iptal edilmediği sürece tüm ortakları bağladığı anlaşılmakla, bilirkişi raporu ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, bilirkişi raporunun denetime açık olduğu değerlendirilmekle, davanın kabulüne karar verilerek,
takibin asıl alacak 23.061,50.TL, işlemiş faiz 5.805,48.TL olmak üzere toplam 28.596,30.TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 23.061,50.TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; takibe konu alacağın ait olduğu dönem ve tapunun müvekkiline verildiği tarih nazara alındığından alacağın zamanaşımına uğradığını, ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin sona erdiğini, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi alanında yetersiz olduğunu, defterlerin incelenmiş gibi rapor düzenlendiğini, dava konusu alacak kalemlerinin kapsadığı dönemi içerir ticari defterler dosyada mevcut olmadığını,
bilirkişi raporunda dava konusu alacak dönemlerini kapsamayan 2018,2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerin noter ve yevmiye numaraların belirtildiğini, bilirkişi görevinde olmayan bir kısım hukuki nitelendirmelerde bulunduğunu, dosya arasına alınan icra dosyaları hakkında hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali " Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan" talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, kooperatif üyesi olan davalının, adına tahsis ve tescil edilen taşınmazı yönelik olarak, kooperatif genel kurullarında karar altına alınan 31.844,75.TL aidat borcunun 8.784,25.TL'nı ödediği, bakiye 23.060,50.TL aidat borcu ile 5.534,80.TL gecikme faizini ödemediği, bu hususta başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürülmüş, davalı ise, kooperatife olan tüm borcun ödenerek taşınmaz tapusunu aldığını, üyeliğinin sona erdiğini, davanın, zaman aşımı, derdestlik, husumet ve görev yönünden reddi gerektiğini, davacıya borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir.
Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder.
Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Öte yandan, kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur.
Genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi, daha önce alınan ve uygulanan kararların değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gerektirdiğinde, değişen koşullarda eşitlik sağlanmak üzere değiştirilmesi mümkün ve geçerli olup, bu durumda kazanılmış hakların ihlalinden sözedilemez. Aksi halde bu ilkelere uyulmadan alınan sonraki genel kurul kararı, kazanılmış hakları ihlal edeceğinden yok hükmündedir.
Bu durumda, peşin ödemeli ortakların durumunu ağırlaştırabilecek ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde yer alan eşitlik kuralına aykırı olabilecek şekilde alınan bir genel kurul kararı, daha önce oluşan üyelik statüsünün davacı yararına olan sonuçlarını olumsuz olarak etkilediğinden, yok hükmündedir. Yok hükmünde olan kararlar baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlik olanağı bulunmayan kararlardır.
Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmemektedir.(Yargıtay 23. HD.'nin 17/01/2013 tarih ve 2012/6269 Esas, 2013/160 Karar)
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir.
Davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Somut olayda, davanın, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat alacağına ilişkin olup, söz konusu uyuşmazlıkla ilgili dava ticari dava niteliğini haiz olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davaya bakılması doğru olduğu, davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiği anlaşıldığından, pasif husumete ilişkin istinaf sebebin yerinde olmadığı, davalı tarafından, mükerrer takip bulunduğu ileri sürülmüş ise de, ....İcra Müdürlüğü'ne ait 2014/9423 sayılı dosyada, dava dışı şirket tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığı, davacı kooperatifin, takibin tarafı olmadığı anlaşıldığından,
davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebin de yerinde olmadığı, davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğu, 1998 yılında konutlardan çekilen kurada 2. Blok Kat 4, 7 nolu dairenin isabet ettiği, 2001 yılı itibariyle borçlarını ödeyerek 20/12/2001 tarihinde tapusunu aldığı, davacı kooperatifin, faaliyetine aktif olarak devam ettiği ve tasfiye edilmediği, bu nedenle kooperatiflerin inşaat maliyetine ilişkin aidat alacaklarının zamanaşımına uğramayacağı, kooperatif üyelerinin, kooperatifin tasfiyesi bitip, tüzelkişiliği sona erinceye kadar sorumluluklarının devam ettiği, davacı kooperatif tarafından, 2001 yılında yapılan kura çekiminden sonra,
kalan inşaatların tamamlanması amacıyla, genel kurul kararları alınarak, kooperatif üyelerinden toplanması gereken aidat miktarının belirlendiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda, davalının, 08/03/2003-30/08/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 23.061,50.TL aidat borcu bulunduğunun tespit edildiği, davalının, takipte talep edilen dönemlere ilişkin aidat borçlarından ve taleple bağlı kalınarak 5.534,80.TL işlemiş faizinden sorumlu olup, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı,
her ne kadar mahkemece hüküm fıkrasında, işlemiş faiz olarak 5.805,48.TL yazılmış ise de, bu rakamın sehven yazıldığı, netice olarak hükmedilen meblağ dikkate alındığında, kabul edilen faiz miktarının, talep gibi 5.534,80.TL olduğu anlaşılmış olup, bu husus kararın infazında tereddüt oluşturacağından ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/3069 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin asıl alacak 23.061,50.TL, işlemiş faiz 5.534,80.TL olmak üzere toplam 28.596,30.TL üzerinden devamına,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizin uygulanmasına, davanın kabulüne, karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2908, K. 2026/38, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama