KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/34 - 2024/2273
- Dosya no
- 2022/34
- Karar no
- 2024/2273
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 1 -... ÖZEL GÜV. HİZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 27/12/2024
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
2.169 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, dava dışı işçi ...'ın .... İş Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve davacı tarafça, bu ilama ilişkin yapılan takipte 13.712,89.TL ödeme yapıldığını, yapılan hizmet alım sözleşmeleri gereği bu bedellerden davalıların sorumlu olduğunu belirtmiş, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılardan ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava konusu edilen ödeme kalemlerinden davacının sorumlu olduğunu, yargılama giderlerinin istenemeyeceğini ayrıca ödeme tarihinden itibaren faiz de istenemeyeceğini, bunun yanında davalıya sorumluluk yüklenecek olsa bile tamamen sorumlu tutulmanın mümkün olmadığını, yarı yarıya sorumluluğun olduğunu beyan etmiş davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğunu, davlının dava konusu ödemelerden her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, asıl işveren davacının sorumlu olduğunu, davacının rücu hakkı bulunmadığını, ayrıca dava dışı işçinin davalı nezdinde 1 yıldan az çalışmasının olduğunu bu sebeple kıdem yönünden bir sorumluluğun doğmasının mümkün olmadığını beyan etmiş davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; yukarıda anlatılanlar ışığında asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği,
asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı,
yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1.402,65.TL asıl alacağın davalı ... Güvenlik ve Kor. Hiz. Ltd. Şti'den, 2.103,57.TL asıl alacağın davalı ... Grup Öz. Güv. Ltd. Şti'den, 3.579,06.TL asıl alacağın davalı ...
Özel Güvenlik Hiz san. Tic. Ltd. Şti'den, 6.627,62.TL asıl alacağın davalı ... Öz Güv Hizm. Ltd. Şti'den, alınarak davacıya verilmesine, davalıların dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilirken yasalara aykırı şekilde kısmen kabul red oranlarını dikkate almayarak maktu vekalet ücreti üzerinden vekalet ücretine hükmettiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, işçilerin doğmuş ve doğacak tüm haklarından yüklenicinin sorumlu olduğu hususunun düzenlendiğini, işçinin yüklenici işçisi olması nedeni ile işçinin ücreti ve sosyal haklarının sözleşmede belirlenen ücrete dahil olduğunun kabulünün gerektiğini, işçilik alacaklarının iş veren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması,
sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahi olması, iş verenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususlarının nazara alınmasında davacı iş v erenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, iş veren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerde aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bilirkişi kök ve ek raporunda, sözleşmede işçilik alacakları nedeni ile açıkça yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir tespit yapılmadığından davacı kurumun talebinin %50'sini talep edebileceğini, davacının ek rapordan sonra dosyaya ibraz ettiği belgeleri incelediğini ifade ederek belgelerde iş vereninin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle tüm sorumluluğun yüklenicide olduğu şeklinde hatalı değerlendirmeyle karar tesis ettiğini, kabul anlamına gelmemekle sözleşmede yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir hüküm yok ise %50'sini talep edebileceğini,
mahkemece yüklenici yönünden bir hüküm olup olmadığının değerlendirmesi gerekirken iş veren davacı yönünden bir hüküm bulunmadığından bahisle yüklenicilerinin %100 sorumlu tuttuğunu, yapılan bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerini müvekkili firma açısından sorumlu olduğu miktara göre oranlama yapılarak yargılama masrafları ve vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini, davalı sayısına bölerek yapılan hesaplamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
yargılama masrafları ile vekalet ücretinin sorumlu olunan miktar üzerinden hesaplanacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı yüklenicilere bağlı olarak çalışan dava dışı ...'ın işçilik alacakları hususunda açtığı dava sonucu hükmedilen alacakların asıl iş veren olarak müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödendiğini, davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca davalıların çalıştırdığı işçilerin işçilik haklarından kaynaklı ödemelerden sorumlu olduğunu belirterek davacının ödediği bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bir kısım davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir.
Neticede ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... Özel Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı bu mahiyettedir)
Somut olayda, davalı vekili istinaf dilekçesinde işçilik alacaklarıyla ilgili sorumluluğun davacı kuruma ait olduğunu savunmuş olup, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde işçiye ödeme yapıldıktan sonra ödenen miktardan kimin ne miktarda sorumlu olacağının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tespit edileceği ve taraflar arasındaki sözleşmede davacı kurumun hizmet satın alan kişi olarak işçi ücretlerinden de sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı,
aksine genel şartnameye atıfta bulunulduğu ve genel şartnamenin 4.2 maddesinde işten çıkarılan işçilerin kıdem tazminatları ve diğer yasal haklarından yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, bu haliyle davalı alt işverenin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olup, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğu, yine dava dışı işçinin yıllık izin ve ihbar tazminatından son işveren olarak davalının sorumlu olduğu,
ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda belirtilen yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden davalıların eşit oranda sorumlu tutulmaları doğru değil ise de Dairemizce yapılan hesaplamaya göre davalının sorumlu olduğu alacak miktarlarına göre yapılan oranlamaya göre davalının sorumlu olduğu miktarın hali hazırda mahkeme tarafından hüküm kurulan miktardan daha fazla olduğu,
istinafa gelenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı gereği davalının aleyhine hüküm doğuracak şekilde karar verilemeyeceği, neticede davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay HGK'nun 24.02.2010 Tarihli 2010/1-86 Esas, ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda istinafa konu kararın gerekçesinde davacının iş bu davayı açmakta haklı olduğu tespit edilerek dava değeri üzerinden davacının talebinin tamamı kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne karar verilerek gerekçe ile hüküm kısmında çelişkiye sebep olunduğu, ayrıca reddedilen kısmın kararda belirtilmediği, yine talebin tümden kabulüne karar verildiği halde davalı ... Özel Güvenlik Hizm. Ltd.
Şti. yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu, bu hususların açıkça usule aykırı olduğu ve davacı vekilinin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla istinafa konu kararın bu sebeple kaldırılması gerekmiş, ancak yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/34, K. 2024/2273, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama