KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/1799
- Karar no
- 2024/2303
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2023
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Dava konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 30/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.487 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı taraf vekilince tarafı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ... Esas sayılı icra dosyaları ile kambiyo evraklı icra takibi başlatıldığını, ilgili takiplere dair ödeme emirlerinin 16/03/2022 tarihinde tarafına tebliğ edildiği, takiplere karşı .... İcra Mahkemesi'nin ... Esas ve .... İcra Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyalarda itiraz davaları açtığı, davaların halen derdest olduğunu, söz konusu senetler üzerindeki imzalar tarafına ait olmayıp kimliğinin belirsiz bir şahıs ya da şahıslarca üretildiğini, alacaklı taraf ile senetlerin dayandığı hukuki geçerli ve sahih bir borç ilişkisi bulunmadığını, senetler üzerindeki alacaklıyı tanımadığını, kendisiyle hukuki ve ticari hiçbir bağlantısının söz konusu olmadığını, diğer borçlu olan ... eski eşi olup, mezkur senetler üzerinde cirosu görüldüğünü, eski eşi ile aralarında halen devam eden bir borç ilişki olmadığından açılan takiplerin usule ve yasaya aykırı olduğunu,
senetlerin taraflarından haksız bir ödeme almak için düzmece birer imza ve uydurma ibareler ile meydana getirildiğini, cirolanan ve tarafınca açılan icra takiplerine dayanak yapılan senetlerin hiçbir gerçekliği olmayan haksız çıkar sağlama amaçlı düzenlenmiş uydurma borç belgeleri olduğunu, senetler karşılığında yaptığı herhangi bir borçlanma, ticaret ya da taahhüt olmadığını ...
İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı icra dosyalarında tarafı aleyhine açılan takiplerin dayanağı olarak gösterilen borçların hukuken dayanaksız ve geçersiz olduğuna ilişkin menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, davacıdan imza örneklerin bulunduğu yerlerden temin edilerek, ıslak imza örneklerinin ivedi olarak bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, davacının imza itirazı ile takibin durdurulması istemi hukuksuz olmakla birlikte imza ya itiraz yalnızca İİK'nın ilgili kanunları gereğince satışı durdurduğunu, bahsi geçen kambiyo senetlerinde imza incelenmesi yapılması ve yanı zamanda icra işlemlerinin yürütülmesi gerektiğinin kanunlarınca tarafınca verilmiş bir hak olduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığını,
diğer borçlusu ...'na yapmış olduğu ödemeler nedeniyle kendisine itiraza konu bono verildiğini, müvekkilinin borçlulardan ... ile defalarca görüşmesine rağmen ödeme alamaması üzerine, icra takibi ile yasal takip işlemelerine başlatıldığını, davacı alacağı sürümcemede bırakmak amacıyla söz konusu itiraz yapıldığını, bonodaki Serap Mahmutaçavuşoğlu cirosu ile atılan imza müvekkilinin huzurunda atılmış olup, davacının imzasının da davacıya ait olduğunu, davacının itirazının inkar mahiyetinde olup, dosyadan yapılacak imza incelemesi ile takibe konu bonodaki imzanını davacıya ait olacağının ortaya çıkacağını,
davacı imzaların kendisine ait olmadığını belirtilmesine rağmen ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına ödeme yaparak kapandığını, ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı derdest olup, satış işlemi için imzaya itiraz davasının sonucu beklendiğini, yapılacak imza incelemesinin davacıya borçluya ait olmaması durumunda borçluların eski eş olması nedeniyle müvekkilinin dolandırmak amacıyla hareket ettiklerinin ortaya çıkacağını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli olarak açılan davanın reddine ve davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, dosyada yeterli avans bulunmaması nedeni ile 29/11/2022 tarihli duruşmada bilirkişi ücreti ve tebligatlarda kullanmak üzere 1.031,00 TL delil avansı istendiğini ve ihtarat yapıldığını ve yatırılması için kesin süre verildiğini, eksik gider avansının yatırılmadığını, yeni verilecek sürenin ise duruşma talikine sebebiyet vereceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yargılamayı yürüten ilk derece mahkemesi 13/06/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı red kararında gerekçe olarak; dava dosyasına imza asıllarının bulunduğunu, belgelerin bildirilmediğini ve tarafına ihtar yapılmasına rağmen bilirkişi avansını dosyaya yatırılmadığının öne sürüldüğünü, davanın açıldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası dava ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi olunduğunu, dava dilekçesi tetkik edildiğinde imza asıllarının bulunduğu dosyaların “delil listesinde” dilekçe kapsamında mahkemeye sunulduğunu, Mahkemenin bu delilleri hangi mahkemelerden celp edebileceğinin açıkça gösteriliğinin anlaşılacağını, hukuk sisteminde delil toplama ve delilleri takdir yetkisi Mahkemelere ait olup ....
Asliye Ticaret Mahkemesi dava dilekçesinde açıkça gösterilen delil ve dosyaları dava dosyası kapsamına alınmadığını, akabinde mezkur dosya ve delillerin sunulmadığının gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, işbu karar usule, yasaya ve dosya kapsamına uyarlık göstermediğini, yine ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nce resen seçilen bilirkişi için dava dosyasına avans yatırılması talep edilmiş, avansın tarafca yatırılmaması üzerine dava şartı yokluğu red kararına gerekçe olarak gösterildiğini, oysa ki dava dilekçesinde delil olarak;
adres ve sayıları ile açıkça gösterilen dosyaların dava dosyasına alınmadığını, sözkonusu dosyalar içerisinde hem imza örneklerinin hem de aynı konuda yapılmış bilirkişi inceleme raporlarının mevcut olduğunu, usul ekonomisi ilkesi gereğince mevcut veya sübut etmiş belge, bilgi ve delillerin yeniden temini yönünde dava tarafını külfet, kayıp ve hatta dava reddi sonuçlarına muhatap kılmak hukuka ve mevzuata uyarlık göstermediğini, 1. derece mahkemesinin HMK uyarınca celp, tespit ve takdirle yükümlü olduğu hususları davacı taraf üzerine mükellefiyet olarak yüklemesi,
hatta kaynağını hukuktan almayan bu mükellefiyetin yerine getirilmediğinden bahisle dava şartı yokluğu gerekçesiyle red kararı verilmesi adil yargılanma hakkının açık bir ihlali niteliğinde olduğunu, açıklanan hukuki nedenler ve gerekçeler yönünde; .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı kararını istinafen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, icra takiplerinin dayanağı olan bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, takiplere konu senetler üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, alacaklıyı tanımadığı, hukuki ve ticari ilişkisi olmadığı ileri sürülerek icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise diğer borçlu ...'na yapılan ödemeler nedeniyle takibe konu bonoların verildiğini, ödeme alamaması üzerine icra takibine başladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın m. 355 hükmü uyarınca, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesine göre yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Aynı Yasa'nın 28/1. maddesinin "a" bendinde karar ve ilâm harcının dörtte birinin peşin geri kalanın kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği hükmü yer almakta olup, yine aynı Kanun'un 32. maddesinde yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı emredici hükmü konulmuştur. Harçlar Kanunu ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikte bulunduğundan mahkemece ve Bölge Adliye Mahkmesince re'sen nazara alınır.
Somut dosyamızda davacı taraf açtığı menfi tespit davasında ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyaları ve bu takiplere konu iki adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş olup, anılan icra dosyalarında takibe konulan alacak miktarının 1.245.997,50.TL ve 19.006,98 TL olup , menfi tespit davası nisbi harca tabi olduğu, dava açılışı sırasında maktu karar harcı alındığı, bunun dışında harç yatırılmadığı ve eksik harcın ikmali içinde davacıya süre verilmediği anlaşılmakta olup , dava değeri üzerinden nisbi karar peşin harcının alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Ayrıca somut olayda ilk derece mahkemesince bilirkişi ücreti ve tebligatlarda kullanılmak üzere delil avansının yatırılması için kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde eksik avansın yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de takibe konu senetlerde yer alan imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin, senedi elinde bulundurup takibe girişen ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıda olduğu,
bu durumda ilk derece mahkemesince, bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı tarafa, delil avansını yatırması için usulüne uygun süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken anılan bu husus yerine getirilmeden davacıya kesin süre verilerek davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1799, K. 2024/2303, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama