KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/440
- Karar No
- 2026/707
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/454 - 2026/741
- Dosya no
- 2023/454
- Karar no
- 2026/741
- Karar tarihi
- 01/04/2026
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2022
- Numarası
- 2019/645 ESAS 2022/781 KARAR
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av. M
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 01/04/2026
- Karar yazım tarihi
- 01/04/2026
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/645 esas 2022/781 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait banka hesabından 31/10/2016 tarihinde internet bankacılığı üzerinden davalı ...'e ait hesaba EFT yapıldığını, ancak işlemlerin müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını belirterek maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı banka vekili davacının kendisine gönderilen şifre güvenliğini sağlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davalı ... vekili ise müvekkilinin dava konusu işlemde her hangi bir bağlantısının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. Neticede ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle, davalı banka ve diğer davalı ...'e yönelik davanın kabulüne, davalı ...'e yönelik açılan davanın ise reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İnternet ve mobil bankacılık hizmeti sunan bankaların asli borcu, elektronik bankacılık işlemlerinin güvenle yapılabilmesini sağlamaktır. Bu hizmetten yararlanan müşteri ise, internet bankacılığı işlemine açık olan hesabına ait şifre ve parolanın, kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçmesine engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır.
Bu nedenle de, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2017 tarih ve 2016/2153 Esas, 2017/4721 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2013 tarih ve 2012/3694 Esas, 2013/3356 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/01/2013 tarih ve 2011/15391 Esas, 2013/200 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2012 tarih ve 2011/12036 Esas, 2012/18600 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir)
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bankadan celp edilen IP Port kayıtlarına göre işlemin yapıldığı 31/10/2016 tarihinde saat 15:36'dan itibaren farklı bir cihaza ait, farklı bir IP adresinden davacının banka hesabına giriş yapıldığı, ayrıca dava dosyasına davacının kendi bilgilerini üçüncü kişilerle paylaştığına dair bir delil de sunulamadığı, nitekim ceza mahkemesi kararında bu hususta davacıya atfı kabil bir kusur değerlendirmesi de yapılmadığı,
bu haliyle davalı bankanın söz konuşu işlemlerde kusurlu davrandığı ve davacının zararından sorumlu olduğu, davalı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı banka vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/440, K. 2026/707, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama