KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1142 - 2024/2109
- Dosya no
- 2024/1142
- Karar no
- 2024/2109
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- ... ESAS
- Davacı
- ... ZİRAAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- İstinaf kararının karar tarihi
- 13/12/2024
- Yazım tarihi
- 13/12/2024
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret MAhkemesinin 15/04/2024 tarihli ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından geçici mühlet talebinden önce keşide edilen çeklerin ibrazında karşılıksız şerhi vurulmasının, konkordatonun tasdiki amaçlarından biri olan mali durumunun düzeltilmesine ve iktisadi süreklilik sağlanmasına engel teşkil edeceğini, bankalar tarafından müvekkili şirketin konkordato mühleti verilmesi sebebiyle ödenmemiş çekler ile ilgili olarak çek düzenleme yasağına tabi tutulmasının, ticari faaliyetin devamını imkansızlaştıran bir durumun ortaya çıkmasına neden olacağını belirterek,
konkordato projesinin uygulanabilirliği amacı ile İİK'nun 288 vd.maddeleri gereğince müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekler üzerinde "karşılıksızdır şerhi uygulanmaması/çeklerin işleme alınmaması" yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen 15/04/2024 tarihi ara karar ile; Davacı şirketin keşide ettiği çeklerin ibraz süresi içerisinde arkasının yazılmaması veya arkası yazılmış çeklerin arkasının yazılmamış sayılması, söz konusu çeklerin kambiyo senedi olma vasfını etkileyeceğinden ve çeklerin arkasının yazılması sonucu davacı keşidecinin Merkez Bankası nezdinde tutulan listeye kaydedilmesinin olumsuz sonuçlarının da geçici mühlete ilişkin ara kararının ilgili bankalara ibrazı suretiyle giderilmesi mümkün olduğundan, davacının müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekler üzerinde "karşılıksızdır şerhi uygulanmaması/çeklerin işleme alınmaması" yönündeki tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından geçici mühlet talebinden önce keşide edilen çeklerin ibrazında karşılıksız şerhi vurulması konkordatonun tasdiki amaçlarından biri olan mali durumun düzeltilmesini ve iktisadi sürekli sağlanmasına engel teşkil edeceğini, bankalar tarafından müvekkili şirketin, konkordato mühleti verilmesi sebebiyle ödenmemiş çekler ile ilgili olarak çek düzenleme yasağına tabi tutulmasının, ticari faaliyetin devamını imkansızlaştıran bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; konkordato davası olup, çekişmeye konu olay ise "karşılıksızdır şerhi uygulanmaması/çeklerin işleme alınmaması" yönündeki tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili 15/04/2024 tarihli dilekçesinde; şirket tarafından geçici mühlet talebinden önce keşide edilen çeklerin ibrazında karşılıksız şerhi vurulmasının, konkordatonun tasdiki amaçlarından biri olan mali durumunun düzeltilmesine ve iktisadi süreklilik sağlanmasına engel teşkil edeceğini, bankalar tarafından müvekkili şirketin konkordato mühleti verilmesi sebebiyle ödenmemiş çekler ile ilgili olarak çek düzenleme yasağına tabi tutulmasının, ticari faaliyetin devamını imkansızlaştıran bir durumun ortaya çıkmasına neden olacağını belirterek,
konkordato projesinin uygulanabilirliği amacı ile İİK'nun 288 vd.maddeleri gereğince müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekler üzerinde "karşılıksızdır şerhi uygulanmaması/çeklerin işleme alınmaması" yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkeme tarafından ise; ara kararın, çeklerin kambiyo senedi olma vasfını etkileyeceğinden ve çeklerin arkasının yazılması sonucu davacı keşidecinin Merkez Bankası nezdinde tutulan listeye kaydedilmesinin olumsuz sonuçlarının da geçici mühlete ilişkin ara kararının ilgili bankalara ibrazı suretiyle giderilmesi mümkün olduğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. Fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Konkordato talebi üzerine, kanunda öngörülmeyen ancak mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbirlerin amacı, yukarıda ifade edildiği üzere, konkordato talep eden borçlunun malvarlığını veya işletmenin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır.
Diğer yandan, İİK'nun 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yer verilmiş, İİK 294. maddesinde, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları, 297. maddesinde ise, kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarına ilişkin düzenleme yer almıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından, yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen şekilde, geçici mühlet kararı ile birlikte doğru olarak yasada yer alan tedbirlere karar verilmiştir.
Diğer yandan, borçlunun konkordato mühleti içinde bazı istisnai alacaklar dışında, alacaklıların takiplerinden ve malvarlığının korunmasına dair diğer bütün tedbirlerin, konkordatonun amacının öngördüğü zorunlu bir sonuç olduğunu kabul etmek kaçınılmazdır. Zira, konkordato talep eden borçlunun, konkordato işlemlerini gerçekleştireceği bu süreç içinde, icra ve iflas takiplerine muhatap kılınması ve bir kısım tedbirlerin alınmaması malvarlığının tümüyle elinden çıkmasına yol açabilir. Oysa konkordatoda temel ilke borçlunun malvarlığının başında bulunması ve işletmesini yeniden sağlam bir yapıya kavuşturmasıdır. Bu dönemde, borçlunun tedbirlerin alınmaması sonucunda malvarlığının tasfiye edilmesi durumu ile karşılaşması hali, konkordato kurumunun amacı ile bağdaşmayacaktır.
Farklı nedenlerle, nakit döngüsünde ciddi sıkıntılar yaşayan, mali yönden ödeme güçlüğü içinde olan ve bu sebeple konkordato talebinde bulunan borçlu şirketin, ticari hayatının devamında önemli yer tutan keşide ettiği çeklerin bankaya ibrazında "karşılıksızdır" şerhi yazılması, yukarıda ayrıntılı şekilde ifade edildiği üzere, çek kanunu kapsamında karşılaşacağı yaptırımlar ve özellikle, adli para cezası, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankaya iade etmekle yükümlü olması,
yeni çek hesabı açılamayacağı, mevcut olan organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam etse dahi, yasaklılık süresi içinde sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamamaları halleri gözetildiğinde, proje kapsamında borçlarını ödemek suretiyle alacaklıların İflas tasfiyesine göre daha iyi bir şekilde ve eşit koşullar altında tatmin etmeye yönelik konkordato ile ulaşılması öngörülen hedefe uygun düşeceğinin kabulü mümkün görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle ve özellikle 2004 sayılı İİK 287. maddedeki mahkemenin borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır düzenlemesi de göz önünde bulundurularak, konkordatonun amacı ile aykırı düşmeyecek olan, borçlu şirketin keşide etmiş olduğu çeklerin muhatap bankaya ibrazı ve karşılığının olmaması halinde “karşılıksızdır" şerhi düşülmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, buna ilişkin talebin reddi isabetli görülmemiştir.
Ancak, kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davacı şirket tarafından keşide edilen çekler üzerinde "karşılıksızdır şerhi uygulanmaması/çeklerin işleme alınmaması" yönünde tedbir kararı vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1142, K. 2024/2109, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama