KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1823
- Karar no
- 2024/2156
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. .
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İSTİNAF KARARININ Karar Tarihi
- 17/12/2024
- Yazım Tarih
- 17/12/2024
Karar Metni
887 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sahte oluşturan bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ederek ihtiyati tedbir talebine bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; İhtiyati tedbire itiraz nedenleri sınırlı olarak sayıldığı, davacı hakkında koşulları oluşması nedeniyle adli yardım talebinin kabulüne dair karar verildiği, davanın menfi tespit davası olarak açılmış olduğu, davaya ilişkin yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu gözetilerek İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair tedbir kararı verildiği, bu haliyle mahkememizce verilen 09/10/2023 tarihli tedbir kararı yerinde olduğundan itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılması, davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla Menfi Tespit Davası olup, talep dava dosyası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına yöneliktir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin dayanağını teşkil eden bononun davalı tarafından sahte olarak oluşturulduğu belirtilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin durdurulması ya da icra veznesine giren paranın dosya kesinleşinceye kadar alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş,
ilk derece mahkemesince 09.10.2023 tarihli Tensip Tutanağındaki 9 no'lu ara kararla İİK'nın 72/3 maddesi gereğince davacı tarafın takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ve İİK'nın 72/3 maddesinin son cümlesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulüne karar verilmiş, daha sonra davacı vekilinin talebi üzerine 11.10.2023 tarihli ara kararla davacının adli yardım talebinin kabulü ile davacının işbu dava dosyasında teminat göstermekten yargılama sonuna kadar geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmiş,
ara karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine duruşma açılarak verilen ara kararla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389.maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.
2004 sayılı İİK'nin 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, mahkemece davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu gözetilip İİK'nin 72/3 maddesi dikkate alınarak, takdiren %15 teminat karşılığında, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği,
İİK'nin 72/3 maddesinde yer alan düzenleme, HMK'nin 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeye benzer, ancak kendine özgü özellikleri de olan ve borçluya tanınan bir hak olup, borçlunun, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, tedbir isteyen davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulduğu ve mahkemece verilen 30/11/2020 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği,
HMK.nun 335/1-b maddesinde, adli yardımın, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyeti de kapsadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne dair verdiği ara karara karşı, davalı vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce itirazın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Katip · ... · ¸
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1823, K. 2024/2156, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama