KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2208 - 2025/52
- Dosya no
- 2024/2208
- Karar no
- 2025/52
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2024
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ-
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 13/01/2025
- Yazım tarihi
- 13/01/2025
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkiline ait iş yerinin 06/02/2023 tarihli depremde ağır hasar gördüğünü ve hasar bedelinin karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan buşvurunun reddedildiğini belirterek oluşan hasar bedelinin poliçe kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı sigorta şirketi ise taşınmaz malikinin değişmesi sebebiyle 6102 sayılı TTK'nın 1470. maddesi uyarınca sigorta ilişkisinin sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava konusu sigorta poliçesinin incelenmesinde; 11/08/2022 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli poliçede sigorta ettiren ve sigortalının dava dışı ... İth. İhr. İnş. Ener. Hayv. Oto. ... Ltd. Şti. olarak belirtildiği, dava konusu "..." adresindeki taşınmazın sigorta teminatı kapsamına alındığı, dosyaya celp edilen tapu kayıtlarına göre ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 13 parselde kain dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları incelendiğinde sigortalı taşınmazın poliçe tarihinden önce 04/08/2022 tarihinde davacı ... tarafından satın alındığı anlaşılmıştır.
Sigorta sözleşmesini yaptıran kimseye sigorta ettiren denmektedir. Genel akit teorisi gereğince, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip ve reşit olan herkes sigorta sözleşmesi yapabilir. Genellikle sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişidir. Ancak, bazı durumlarda sigorta ettiren kendi menfaatini değil de, bir başkasının menfaatini sigorta ettirmiş ise, sigorta ettiren bu durumda sigortalı sıfatını taşımaz.
Sigorta bedelini alma, zararı tazmin ettirme hakkı lehine sözleşme yapılan kimseye aittir ki bu kişiye (sigortalı) denir. Bu şekilde yapılan sözleşmelerde sigorta akdinden doğan borç ve yükümlülükler sigorta ettirene aittir. Sigorta lehtarı ise sadece sigortalı sıfatını taşır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku - Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Genişletilmiş 3. Bası, s. 28).
Bu tür sigortada, bütün yükümlülükler sigorta ettirene ait olmakla beraber sigorta sözleşmesinden kaynaklanan haklardan lehine sigorta yapılan kimse yararlanmaktadır. Başkası adına sigorta (temsilen sigorta), bir kişinin başkasına ait bir menfaati onun ad ve hesabına sigorta ettirmesidir (6102 sayılı TTK m. 1454/1).
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesinde "Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir.
Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.
Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt hâlinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir.
Sözleşmede, sigortanın kimin menfaati için yaptırıldığı açık da bırakılabilir. “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan böyle bir sigortanın, üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılırsa, ikinci fıkra hükmü uygulanır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesinde düzenlenen ve yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere başkası lehine sigorta mevcuttur.
Dava dışı sigorta ettiren tarafından poliçede davacının adı belirtilmese de poliçe tanzim tarihinde taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, bu durumda TTK 1454/1 maddesi uyarınca başkası lehine sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiği ve davacının sigortalı olarak dava konusu taşınmaza ilişkin sigorta tazminatını talep edebileceği, nitekim sözleşmede bunun aksine bir düzenlemenin de bulunmadığı, bu husustaki husumetin davacı taşınmaz malikine, yani sigortalıya ait olduğu,
mahkemece bu husus gözetilerek davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2208, K. 2025/52, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama