KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Dosya no
- 2024/2495
- Karar no
- 2025/482
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/08/2024
- Numarası
- ... D. İş ... Karar
- İsteyen
- ... -...
- Vekili
- Av. ...[
- İtiraz eden
- ... -...
Karar Metni
1.237 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/08/2024 tarihli ... D. İş sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle: itiraz eden tarafın 130.000 -USD. lık borcuna karşılık 02/10/2023 tanzim, 02/10/2023 vade tarih 80.000 -USD ve 02/10/2023 tanzim 02/10/2023 vade tarihli 50.000-USD bedelli 2 adet senet verildiğini, senedin günü gelmesine rağmen, borçlu borcunu ödemediğini, haricen yaptığı araştırmaya göre ise;
borçlu borcunu ödememek için mal kaçırma girişimi içerisine girdiğini, müvekkilin alacağına halel gelmemesi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için iş bu istekde bulunma zorunluluğu doğduğunu, mal kaçırma girişimi içerisinde bulunan borçlunun alacağını karşılayacak miktarda menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına,ihtiyati haczin dosya üzerinden duruşma günü verilmeksizin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/07/2024 TARİHLİ D. İŞ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince : "...
Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlulardan 130.000 USD (4.283.526,00 TL) alacaklı olduğunu, vadesinde borçlunun borçlarını ödemediklerini ileri sürerek borçlunun borçlarına ve masraflarına yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İhtiyati Haciz Kararı verilmesini talep etmiş olmakla evrak ve ekleri incelendi. talebin kısmen kabul kısmen reddine, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu, dilekçeye ekli, yukarıda ödeme günü yazılı 02/10/2023 tarihli ve 80.000,00 USD bedelli SENET ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya toplam 80.000 USD (2.636.000,00 TL) borçlanmış olup,
borcun ödeme günü geçtiği halde borçlu tarafından ödenmediği ve alacağın bir şekilde güvence altına alınması da söz konusu olmadığından, İİK’nun 257. ve devamı maddeleri gereğince borçlunun borçlarına yetecek orandaki taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İTİRAZ EDEN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖZETLE
İtiraz edenin ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi özetle; bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, bonoların arka yüzündeki ibare sebebiyle teminat senedi olduğundan kambiyo vasfının bulunmadığınını iddia ederek itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 14/08/2024 TARİHLİ EK KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Somut olayda mevcut dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; ihtiyati haciz kararının çeke dayalı olarak verildiği, talep eden alacaklının çekin yetkili hamili olduğu ve ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmayan, ibraz süresi geçmiş çekin alacağın varlığı konusunda yeterli ispat koşulunu sağladığı, muterizin ileri sürdüğü iddialarının ancak esasa ilişkin olarak açılacak davada yapılacak yargılama ile değerlendirilebileceği, ayrıca senet arkasında yazılı metnin senede ilişkin olarak verilmiş/yapılmış bir teminat anlamına da gelmediği, bu durumun senedi teminat senedi haline de getirmediği, bu minvalde İİK'nın 257. maddesi uyarınca koşulları oluşan ihtiyati haciz kabul kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ EDEN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı senetlerinde senedin arka yüzlerinden de anlaşılacağı üzere teminat senedi olduğunu, kambiyo senedi vasfına haiz olmayan belgeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.
İhtiyati haciz talep eden vekilince çeke dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verildiği, itiraz edenler vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği",
258.maddesinde "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği" hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir.
Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep edence çeke dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın mevcut olduğu, itiraz eden vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin ileride açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu ve bu aşamada bu itirazların incelenmesinin mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Katip · ... · ¸
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2495, K. 2025/482, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama