KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/865 - 2025/193
- Dosya no
- 2024/865
- Karar no
- 2025/193
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2022
- Numarası
- 2022/138Esas 2022/476Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ..., ŞİRKETİ
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/02/2025
- Karar yazım tarihi
- 06/02/2025
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/138 Esas 2022/476 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ... ile Davalı ... arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan husumet 2007 yılına kadar uzanmaktadır. Aradaki husumeti ve günümüze kadar uzanan yargılama sürecini kısaca özetlemek gerekirse.
Müvekkil, zamanında Mersin'in Erdemli ilçesinde elektrik işleri üzerine bir işyeri idame ettirerek esnaflık yapmaktayken, Davalı ... de Mersin Merkez'de elektrik malzemeleri üzerine toptancılık faaliyetleri göstermekte ve müvekkile de toptan malzeme tedariki sağlamaktaydı. 2009 Yılında Davalı ..., müvekkil aleyhine, faturaya dayalı 4.000,00 TL'lik ilamsız icra takibi başlatmış, müvekkil bu borca itiraz etmiş ve ...'in açmış olduğu itirazın iptali davasında Mersin .....
Sulh Hukuk Mahkemesi. 09.02.2011 Karar tarihli, ... K. Sayılı ilamı ile ...'in davasını reddederek müvekkili haklı bulmuştur. 2011 Yılında ... bir kez daha müvekkil aleyhinde Mersin ..... İcra Müdürlüğünde ... E. Sayılı dosya ile 4.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatmış, müvekkilin borca itirazı, karşı tarafın da Mersin ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı itirazın iptali davasında mahkeme. 03.12.2013 Karar Tarihli, ...
K. Sayılı ilamı ile bir kez daha müvekkili haklı görerek karşı tarafın davasını reddetmiştir. Mersin ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin bu kararı karşı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay ... Dairesinin 03.12.2013 Tarihli, 2014/... E. 2014/... K. Sayılı ilamı ile usulden bozulmuş ve ardından yerel mahkemeye geri gelmiştir. Bunun üzerine Mersin ..... Asliye Ticaret Mahkemesi. 30.11.2016 Tarihli, ...
K. Sayılı hükmü ile yine müvekkili haklı görerek nihayetinde karşı tarafın davasını reddetmiştir. Haklı davamızın kabulü ile icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek durmasına sebep olan haksız davalının %40'tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin haksız davalı üzerinde bırakılması." beyanları ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin; "... tespit edilecek nedenlerle öncelikle davanın görev yönünden reddine ve görevsizlik kararı verilmesine, şayet bu talebimiz kabul edilmediği takdirde ise davanın esasına girmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebimiz kabul edilmediği takdirde davanın husumet yönünden reddine usule ilişkin def'i ve itirazlarımız dikkate alınmadığı takdirde ise haksız davanın esas yönünden reddine, hakkın suiistimali teşkil eden ve iyiniyet kurallarına uygun olmayan haksız icra takibi ve davadan dolayı müvekkil şirket lehine %20 tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile arabuluculuk ücretinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." beyanları ile davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarihli kararında özetle. Yapılan incelemede, alacaklı tarafından Mersin .... Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya bir borcunun olmadığından bahisle borca itiraz ettiği akabinde eldeki davanın açıldığı ancak mahkememizin iş bu davaya bakmakla görevli olmadığı zira vergi dairesinden gelen yazı cevaplarına mükellefiyet kaydının 01/08/2009 tarihinde terk edildiği, oysa TTK' nın ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, somut olayda da tarafların tacir sıfatının bulunmadığı,
eldeki dosyada her iki taraf tacir olmadığından mahkememizin iş bu davaya bakmakla görevli olmadığı, tarafların tacir olduklarına dair bir iddia bulunmadığı gibi alacağının kaynağının ödünç akdi olduğunun iddia edilmesi sebebiyle ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin 2019/1556 Esas, 2019/2815 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin 2018/1505 Esas, 2018/2207 Karar sayılı kararı), görevli mahkemenin genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu,
görev hususunun mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın Usulden Reddine, İş bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin aynı yargı çevresinde bulunan Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/11/2022 TARİHLİ EK KARAR ÖZETİ
Bilindiği gibi 6100 sayılı HMK' nın 20. Maddesinde " Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)(1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Mahkememizin iş bu dosyasında verilen 20/06/2022 tarihli karar ile Mahkememizin görevli olmaması sebebi ile davanın usulden reddine karar verildiği, iş bu kararın 01/11/2022 tarihinde kesinleştiği, ancak davacı vekili tarafından süresinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, HMK 20. maddesi uyarınca dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen müvekkil şirket lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini iddia ederek vekalet ücreti aleyhine verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekili tarafından davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İstinafa konu uyuşmazlık, mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleri’nin 7.maddesinin birinci fıkrasında, "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve 2022/138 Esas-476 Karar sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve daha sonra da yasal süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden 18.11.2022 günlü kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, ön inceleme tutanağı imzalanmadan görevsizlik kararı verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci bölümündeki miktarları geçmemek üzere tarifede yazılı ücretin yarısı tutarında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücreti yönünden bir karar verilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak yeni hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Katip · ... · ¸
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/865, K. 2025/193, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama