KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1202 - 2025/1404
- Dosya no
- 2025/1202
- Karar no
- 2025/1404
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/01/2025
- Numarası
- 2024/392 ESAS 2025/98 KARAR
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVALILAR : 1-
2- VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZIM TARİHİ : 07/07/2025
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2025 tarih, 2024/392 Esas, 2025/98 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçluların ödemesi gereken takip konusu borcun tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Nam-ı müstear davasında İİK.m.277 vd.’nda öngörülen düzenlemelerin aynen uygulama alanı bulacağı, İİK.m.277 ve devamı maddelerine ilişkin açılan tasarrufun iptali davalarında arabuluculuk başvurusunun zorunlu olmadığı, dolayısı ile görülen davada da arabuluculuk başvuru şartı aranmamakta olup, yerel mahkemenin davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacı tarafça istinaf aşamasında ileri sürülmüştür.
TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu, dava dilekçesindeki talep sonucu, yani netice-i talep esas alınarak belirlenir. Netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminata ilişkin olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır.
Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; bir miktar paranın ödenmesi istemine ilişkin iş bu alacak davası TTK hükümleri uyarınca ticari dava niteliğinde olduğundan arabulucuya başvurulmasının TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olduğuna dair ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi isabetli olup somut olayda davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarihten önce davacı tarafça arabulucuya başvurulmamıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenleme dikkate alındığında, mahkemece davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
(Yargıtay 11 Hukuk Dairesi, 21.01.2025 tarih, 2024/1834 Esas - 2025/291 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir)
Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1202, K. 2025/1404, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama