KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1279
- Karar No
- 2025/1446
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2022/1616
- Karar no
- 2025/1320
- Karar tarihi
- 30/06/2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 30/06/2025
- Yazım tarihi
- 30/06/2025
Karar Metni
1.681 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Hırdavat.Ltd. Şti. ile davalı şirket ... Makina San. Ltd.
Şti arasında ticari amaca dayanan yaklaşık 10 yıla yakın alışveriş ilişkisi var olduğunu, taraflar arası gerçekleşen alış veriş ve ödemeler ve ticari hayatın getirdiği şartlar gereği iki şirketin de karşılıklı iyi niyet ve güvenine bağlı olarak şekillenmekte olduklarını, bu bağlamda davalı şirketçe talep edilen malzemeyi şirkete temin ve teslim eden müvekkili şirketin buna karşılık ödemelerini de belli süre sonra malzeme satım bedeli mukabilince davalı şirket tarafından çek şeklinde almakta olduğunu,
şirketler arası işbu ticaret ilişkisinin icra takibine konu olan malzemelerin ödemelerinin davalı şirketçe müvekkili şirkete yapılmamasına kadar devam etmiş olduğunun ve ticari ilişkilerin bu döneme kadar rutiniyle sürdürüldüğünün, icra takibine ve akabinde davaya konu olan malzemelerin satışı sonrasında ödeme yapması beklenen davalı şirketin ödeme yapmadığını, müvekkil şirketin davalı şirketin devamlı oyalamalarına maruz kaldığını, hem daha önceki ticari iş ilişkisine bağlı olarak gelişen güven sebebiyle hem de iş hayatının getirdiği inişli çıkışlı zarar kar döngüsünde sorunların çıkabileceği düşüncesiyle,
müvekkili şirketçe davalı şirkete ilk zamanlar anlayışla yaklaşılmış olduğunu, ödemelerin geciktirilmesi hususunda borcun daha sonra ödeneceğine olan güvenle bekleyişe girildiğini, borcun ödenmemesi durumunun süreklilik arz etmesi ve ödeme çağrılarına olumlu dönüş yapılmaması gibi güven sarsıcı hareketler sergileyen davalı şirket tarafından, tüm taleplere rağmen müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, tüm taleplere rağmen ödeme yapmayan davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını,
ancak davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağa faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davacı şirket hakkında Mersin 1.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine, yetkiye, borca, faize ve borcun tüm ferilerine ilişkin olarak itirazda bulunmak suretiyle haksız icra takibinin durdurulduğunu, alacaklı görünen davacı tarafından müvekkili şirkete, itirazın iptali istemli dava yöneltildiğini, açılan davanın haksız olup, yasal süresi içerisinde davaya cevapları sunduklarını, davacı tarafça daha önceden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan takip neticesinde,
itirazlarının üzerine takibin durduğunu ve davacı tarafın bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak açıldığını, şöyle ki; alacaklı görünen tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmmadığını, bu nedenle borcun tamamına, talep edilen faiz oranına ve tüm fer'ileri ile birlikte itiraz ettiklerini, ticari defterler incelendiğinde davalının borcu olmadığını ve davacı tarafın takibinde ve iddialarında haksız olduğunun ortaya çıkacağını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini,
kötü niyetli olarak müvekkillerinin aleyhine icra takibi başlatıldığından haksız davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ...'ın 24.05.2021 tarihli raporunda özetle; davalı ... Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendi defter kayıtlarına göre davacı ...
Hırdavat Makine İnşaat Gıda Maddeleri Elektronik Eşya Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İthalat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne 18.12.2019 takip tarihi itibariyle ödenmemiş hesap bakiyesinin (takip ve dava masrafları ile ücreti vekalet hariç) davacı şirket adına tutmuş olduğu 320-Satıcılar (320.01.0016 no.lu ... HIRDAVAT LTD. ŞTİ) hesabından davacı şirkete 15.643,77.TL borçlu göründüğünü, davacı ... Hırdavat Ltd.
Şti.nin davalı şirketten 15.643,77.TL alacaklı görüldüğünü, davalı şirketin davacı şirkete vermiş olduğu 97.337,77.TL'lik çekin hangi bankaya ait olduğunu ve bankadaki hesabından bu çek bedelinin lehtarına ödenip ödenmediğinin mahkemeye bildirilmesi gerektiğini, saniyen, şayet mahkemece de kabul görüldüğü takdirde davacı şirketin takip talebinde belirtmemiş olduğunu, talep etmemiş olduğu 13.573,54.TL e-fatura bedeli ile 483,80.TL e-fatura bedelinin de tenzil edilmesi halinde davalı şirketin borcunun 15.643,77.TL-13.573,54.TL-483,80.TL=1.586,43.TL'den ibaret olacağını,
davacı şirketin 18.12.2019 takip tarihinden itibaren hasıl olacak asıl alacak miktarı için davalı şirketten T.C Merkez Bankası'nca kısa vadeli avans işlemleri için yıllık %19,50 faiz oranınına göre faiz talep edebilecek ise de, davacı tarafın takip talebinde daha az oranda yıllık %12 faiz talep edilmiş olduğundan, daha az olan bu miktarla bağlı kalınması gerektiği raporlanmış, davacının ticari defterlerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, dava dosyası ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 112.982,13.TL alacağının olduğunu,
davacının ise icra takibinde 63.468,26.TL olarak talepte bulunduğunu, takip tarihinden sonra tahsilat yapılması nedeniyle dava tarihi itibariyle ise alacağının olmadığını, ancak davacı tarafın davalıdan çek alması ve çekinde karşılıksız çıkması ile çekin davalı tarafından ödendiğine ilişkin belge sunulmamasından dolayı davacının takip tarihindeki alacağının taleple bağlı kalınarak 63.468,26.TL olacağının bildirildiğini, davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan raporda takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 112.982,13.TL, davalı defterine göre ise davacıya olan borcunun 15.643,77.TL olarak belirtildiğini,
davacı tarafından davalıya verilen karşılıksız olduğu bildirilen çekin ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışıldığı, davacının söz konusu çeki almış fakat defterine nakit ve tahsil edilmiş olarak kaydetmiş olup ayrıca davacı şirket çeki başka bir şirkete ciro ettiği, bu çek ... tarafından bankaya ibraz edildiği, çekin karşılıksız çıkması sebebi ile 2.225,00.TL'nin banka tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davalı tarafça verilen bu çekin başka bir şirkete ciro edildiği ve deftere tahsil edilmiş olarak kaydedilmiş olup, bu çek ile ilgili davacı tarafça gerekli menfaat sağlandığı,
davacı tarafından karşılıksız çıkan çekin, davalı tarafa iade edilmediği gibi, davacının defterlerine işleme yapılmasının, her ne kadar davalı tarafından çekin ödendiğine bir kayıt sunulamasa da, çek ile ödemenin yapıldığı konusunda davalı lehine karine oluşturduğu, mahkemece söz konusu çekin ödeme olarak kabul edildiği, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 63.468,29.TL alacağı olduğu, fakat 97.337,69.TL bedelli çekin ödeme olarak kabul edildiğinden dava tarihi itibariyle alacağı bulunmadığı gerekçesi ile kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete borcu olan davalı şirketin, borcuna karşılık ödemeleri uzun süre geciktirince iki şirket arasının bozulduğunu, devam edegelen süreçte de davalı şirketin müvekkili şirkete borcuna karşılık çek ile ödeme yapıldığını, söz konusu çekin karşılık durumunun güven ilişkisinden dolayı kontrol edilmediğini, bu durumun bilinmeden defterlere tahsilat diye kaydedildiğini, ticari güven ilişkisi sebebiyle defterlere tahsilat olarak geçen çekin karşılıksız olduğunu müvekkili şirketin ve yetkililerinin bilmesinin mümkünatının bulunmadığını,
bu durumdan dolayı da davacı müvekkili şirketin de söz konusu çeki başka bir şirkete ciro ettiğini, daha sonrasında ise çekin karşılıksız çıktığının öğrenildiğini, böylelikle müvekkili şirket yetkilisinin ...'ün de ibraz sonrası 2.225,00.TL'lik çekin kağıt bedelini aldığını, ortada fiilen herhangi bir ödemenin olmadığını, ciro edilmişse de bu cironun çekin karşılıksız çıkması sebebiyle hukuki anlam ifade etmediğini ve çekin geri döndüğünü,
müvekkili şirketçe ciro edilen şirkete ödemelerin yapılmamış sayılmasının ve yine gelen banka cevabi yazılarında çekin karşılıksız çıkması ve ödeme yapılmaması durumlarının da gözetildiğinde böylesi bir sonuca varmanın rasyonel bir anlam taşımadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya malzeme satışı yapıldığını, ancak işbu satış nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Eldeki dosyada icra takibinin dayanağı fatura olup, 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Fatura borçlusunun sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda alacaklının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (mal/hizmet) alım-(mal/hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1255 Esas, 2023/6772 Karar sayılı kararı)
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, eldeki dava itirazın iptali davası olup, işbu davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacının takipte 24 adet faturaya dayandığı, cari hesaptan kaynaklı alacak talebinde bulunulmadığı, incelenen davacı defterlerine göre işbu fatura bedellerinin 97.337,69.TL bedelli çek ile ödendiği, davacının takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan kaynaklı bir alacağı bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1279, K. 2025/1446, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama