KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1450 - 2025/1395
- Dosya no
- 2025/1450
- Karar no
- 2025/1395
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/1292 ESAS
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
2-...
VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZIM TARİHİ : 07/07/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2024/1292 Esas sayılı ara karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, protokol hükümlerinin geçerliliğinin tespiti istemine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ise davaya konu "... Bölgesi'ndeki 129.769,30 m2' lik alanın üçüncü kişilere devredilmesinin ve üzerinde herhangi bir işlemin yapılmasının engellenmesine" dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin 24/02/2025 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen ihtiyati tedbir genel olarak 6100 sayılı HMK’nin 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 390.maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391.maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394.maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK'nin 389.maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.
Somut olayda; davacı şirket, davalı ... arasındaki 02.04.2019 tarihli ön tahsis sözleşmesinin diğer davalı ... tarafından feshi ve bu tahsisin ...'in sahibi olduğu şirkete ve/veya diğer kişilere tanınmasına dair işlemlerin butlanının tespiti ve davacı şirketin halen hak sahibi olduğunun tespitini işbu davada ileri sürmüş ve dava sonuna kadar da "...
Bölgesi'ndeki 129.769,30 m2' lik alanın üçüncü kişilere devredilmesinin ve üzerinde herhangi bir işlemin yapılmasının engellenmesine" dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, mevcut delil durumuna göre uyuşmazlığın çözümünün ve istenen talebin mahiyetinin yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce tedbir talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1450, K. 2025/1395, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama