KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1755 - 2025/1466
- Dosya no
- 2025/1755
- Karar no
- 2025/1466
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2025
- Numarası
- 2024/747 Esas ve 2025/182 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/07/2025
- Karar yazım tarihi
- 14/07/2025
Karar Metni
1.103 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih, 2024/747 Esas ve 2025/182 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 20/04/2024 tarihinde Adana’da meydana gelen trafik kazası neticesinde, mülkiyeti müvekkili ...’a ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı 2021 model aracın kaza tarihinde... nezdinde ...
No’lu ‘‘Kasko’’ sigorta poliçesi ile teminat kapsamında olduğunu, kaza neticesinde davalı... , kazaya karışan aracı perte çıkartıldığını ve araç değeri 630.000.TL belirlendiğini, müvekkilin ihtirazi kayıt şerhi düşerek fazla ilişkin haklarını ve dava haklarını saklı tutarak kasko şirketinden 630.000.TL aldığını, taraflarınca uzman raporu alındığında;
aracın piyasa rayiç değeri kapsamında alınan raporda, aracın güncel bedelinin daha yüksek olduğu ve kasko tarafından yapılan rayiç bedel hesaplamasının manuel vites olarak hatalı şekilde yapıldığını, öncelikle davalı sigortaya başvuru yapıldığını ve olumsuz sonuçlandığını, daha sonra arabuluculuk aşamasıda anlaşmama ile sonuçlandığını müvekkilinin aracının rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile davalı sigorta şirketi tarafından perte çıkarılan araca ilişkin eksik ödenen sigorta tazminat tutarının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, hasarın ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan ilk inceleme sonucunda zararın tespiti için dosya, ekspertize tevdi edildiğini, sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa rayiç değeri 630.000,00.TL sigortalı aracın hasarlı vaziyetteki değeri 236.854,00 TL hasar bedeli: 393.146,00.TL şeklindeki tespitlere istinaden; aracın onarımı ekonomik olmadığından pert-total işlemine tabi tutulduğunu, ödemelerin yapıldığını, davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih, 2024/747 Esas ve 2025/182 Karar sayılı kararında, davacının hususi kullanımdaki ... plaka sayılı aracının zararının aracın kasko sigortacısı olan davalı tarafından karşılandığını, davacının kendi kasko sigorta şirketine yönelik maddi tazminat talebinin arada var olan tüketici ilişkisi nedeniyle Tüketici Mahkemesinin görev alanında kaldığını, mahkemenin bu davaya bakmakta görevli olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın istem halinde Adana Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda, dava konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğunu ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın HMK 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan reddine ve dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olduğunu, ancak, davacı ...’ın taraf olduğu söz konusu uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesine dayalı olup, Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmiş bir mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava konusu araca ilişkin kasko poliçesi, ... . ile yapılmış ve taraflar arasında bu kapsamda bir sigorta ilişkisinin tesis edildiğini,
her ne kadar araç “hususi” kullanımda olsa da, davacının bir tacir olduğu durumlarda Tüketici Mahkemesi’nin görevli olacağına ilişkin bir yasal zorunluluğun bulunmadığını, kasko poliçesinin ilk sayfasının, sigorta konusu araç bilgilerinde kullanım amacı olarak kısa süreli kiralama" yazdığını, dosyaya kaza tarihinde aracın kiralama yapıldığına dahil kiralama sözleşmesinin dosyada mevcut olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/182 K. sayılı kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın esası hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmek üzere dosyanın görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih, 2024/747 Esas ve 2025/182 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kasko sigorta poliçesi uyarınca tazminat isteminden ibarettir.
İlk derece mahkemesince tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı TKHK'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin "tüketici" diğer tarafın "satıcı/sağlayıcı/hizmet sunan" olması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinde Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda düzenlenen hususlardan doğan davaların mutlak ticari dava olduğu hükme bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Dava konusu poliçenin incelenmesinde dava konusu sigortalı aracın kullanım amacının otomobil kısa süreli kiralama olarak açıkça belirtildiği, davacıya ait ve dava konusu aracın poliçedeki tespit edilen kullanım amacı niteliğinden dolayı işlemin tüketici işlemi olmayıp, sigorta poliçesinin içeriğine göre ticari nitelikte olup, ihtilafın tüketici olarak değerlendirilemeyeceği ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafın tüketici olarak vasıflandırılamayacağı, uyuşmazlığın niteliği ve konusuna göre Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğu, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1755, K. 2025/1466, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama