KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/1814
- Karar no
- 2025/1931
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 24/02/2025
- Numarası
- 2025/17 Esas
- Davanın konusu
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ve hissedarlarının, İstanbul, Eyüp Sultan, ... Köyü, ... ada, ... parsel nolu 16.967 m2. lik arsa vasfındaki taşınmazın tamamının ve bu arsanın yanında bulunan 24.972 m2’lik ... ada ... nolu parseldeki arsa vasfındaki taşınmazın %29,552 hissesinin sahibi iken, müvekkili ... San. ve Tic. A.Ş ile davalı şirket arasında 14/12/2018 tarihli sözleşme ile İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi, ...
Köyü ... ada , ... parsel nolu arsa vasfında 16.967 m2.lik arsa için hasılat paylaşım anlaşması yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin üzerinden 6 yıl geçtiğini, sözleşme konusu projenin tamamlandığını, davalı tarafın sözleşme gereği hasılat paylaşımı ile ilgili olarak hiç bir ödeme yapmadığı gibi bir hesap paylaşımı da yapmadığını, tüm bu nedenlerle davalının 14/12/2018 tarihli sözleşme gereğince ödemesi gereken hasılat paylaşımından kaynaklı hasılat paylaşımını ödememe sebebi ile 765.820.000 TL'ndan şimdilik 1.000.000 TL.nin tahakkuk ettiği tarihlerden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile;
davalının taşınmaz üzerine yapılan daire ve işyerlerini kötü niyetle 3. kişilere devrettiği tespit edildiğinden İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi ...
Köyü ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazları ve İstanbul İli Şişli İlçesi ... ada ... pafta ... parselde kayıtlı taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, davacının talep ve dava konusu ettiği hususun para alacağına ilişkin olduğu, HMK 389. vd maddelerinde düzenlenin ihtiyati tedbir hukuki düzenlemesinin para alacakları talepleri açısından uygulama imkanının bulunmadığı,
uyuşmazlık konusunun taşınır veya taşınmaza ilişkin olmaması nedeniyle davacının dava konusu yapılmayan taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile;"1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2- Ara kararın taraf vekillerine tebliğine" dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işbu gerekçeli ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere 24/02/2025 tarihinde karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde davalı ile yapılan 14/12/2018 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin, İstanbul, Eyüp Sultan, ...
Köyü, ... ada, ... parsel nolu 16.967 m2. lik arsa vasfındaki taşınmazın tamamını davalıya tapuda devrettiği,sözleşmeden anlaşılacağı üzere devretme sebebinin yapılacak proje gereği hasılatın % 95’inin müvekkili şirkete bırakılması olduğu,
bu arsanın yanında bulunan ... ada, ... parsel nolu 24.972 m2’ lik arsasının %29,552’sine tekabül eden hissesini, diğer %69,748 hisse sahibi olan ... ailesine 27.09.2018 tarihinde satmış ve satış sözleşmesinde satış bedelinin bir kısmı – 9.000.000.- USD ile sınırlı olmak üzere – arsa üzerinde geliştirilecek projeden elde edilecek hasılatın %29,522 ‘sine tekabül eden miktar olarak belirlendiği,her iki parsel daha sonra tevhid edilerek davalı ve diğer paydaş ... şirketi tarafından ...
İnşaat A.Ş.ne kat karşılığı İnşaat sözleşmesi ile daireler yaptırılmış, ... şirketinin sözleşme gereği hasılat paylaşım sözleşmesinden kaynaklı ödemelerini yapmakta olduğunu,davalı taraf ise ödeme yapmadığı gibi müvekkili hakkında icra takibi başlatmış, keşide ve ihtarlarda ise borcu olmadığını belirttiğini, açılan davada hasılat paylaşım bedeli talep edilmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin,para alacağına ilişkin olduğu gerekçesi reddedildiğini,mahkemenin red kararı hatalı olup, dosyaya getirtilen tapu kayıtlarından görüleceği üzere dava konusu taşınmazlar müvekkili tarafından devredilmiş,
davalı taraf 14/12/2018 tarihli sözleşmedeki imzasını kabul etmiş, taşınmazlar tarla vasfındaki iken milyonlarca dolar değerinde iken müvekkili tarafından çıkartılan imar neticesinde değerinin en az 10 kat arttığını,sunulan 29/12/2015 tarihli değerleme raporuna göre 1ve 2 parsel toplamının değeri 80.720.000 Tl olup, Amerikan doları karşılığının da 27.178.451.18 USD olduğunu, değerlendirme raporu İmar Kanunu 18. Maddesi öncesi olup, tarla niteliğinde iken yapılan bu değerlendirmeden sonra müvekkili şirket imar planlarını hazırlamış, imar planlı hale getirmiş,
arsaların değeri en az 10 kat arttığını,sadece 1 parselin değeri 24.271.857.35 USD dolara yükselmiş olan 1 parsel bu parsel, % 95 hasılat paylaşım sözleşmesi ile şüpheli şirket yetkilisine devredilmiş, davalının ise sözleşmeye uymadığı gibi, müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını, davalının müvekkilini dolandırdığı ve sözleşmeye rağmen ödemediği hasılat paylaşımına konu taşınmazların 18 plan öncesi 952,953,159/5 parsel 18 plan sonrası ... parselin tarla niteliğinde iken, 29.12.2015 tarihinde ... firmasınca yapılan değerleme sonucu piyasa değeri 80.720.000 TL-27.178.451,18 USD olduğu,
14.06.2016 tarihinde ... firmasınca yapılan değerleme sonucu piyasa değeri 90.641.000 TL-30.875.430,05 USD olduğu, ve en son olarak 14.06.2016 tarihinde ... değerleme firmasına yapılan değerleme sonucu 88.776.330,50 TL-25.226.281,68 USD olduğu ekteki 3 adet değerleme raporunda açıkça gözüktüğünü,bu değerlendirme raporu İmar Kanunu 18. Maddesi öncesi olup, tarla niteliğinde iken yapılan bu değerlendirmeden sonra müvekkili şirket imar planlarını hazırlamış, imar planlı hale getirmiş,
arsaların değerinin en az 10 kat arttığını,müvekkili şirket muhasebe kayıtlarına göre 18 plan öncesi 952,953,159/5 parsel 18 plan sonrası ... parselin 12.12.2018 tarihinde satış bedeli 18.000.000 TL USD karşılığı 3.364.171,57 USD gelir elde etmiş olup, müvekkili şirketin bu sadece kayıtlara göre daha inşaat başlamadan 53.233.028,28 TL Dolar karşılığı 20.907.685,78 USD dolandırıldığını,müvekkili şirketin bahse konu arsayı değerinin çok altında sembolik bir bedeli ... firmasına devretmek amacı arsanın ileride gerçekleşecek projeden %95 hasılat almak amacı ile devri ettiğinin açıkça ortada olduğunu, arsa devir sözleşmesi ardından ...
İnşaat’ın ... ile imzalamış olduğu hasılat paylaşım protokolüne göre niyetinin belli olduğunu,mahkemece gerek tapu kayıtları gerekse sözleşme dikkate alınmamış, talebin para alacağı olduğu gerekçesi ile talep reddedilmiştir ki, sözleşmede belirtildiği üzere davanın taşınmazın aynından kaynaklandığını belirterek,mahkemenin kararının kaldırılarak tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,hasılat paylaşım sözleşmesine dayalı olarak davalının taşınmaz üzerine yapılan daire ve işyerlerini kötü niyetle 3. kişilere devrettiği iddiasıyla İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi ...
Köyü ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazları ve İstanbul İli Şişli İlçesi ... ada ... pafta ... parselde kayıtlı taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkindir.Davacı işbu davada ,14/12/2018 tarihli sözleşme ile İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi, ...
Köyü ... ada , ... parsel nolu arsa vasfında 16.967 m2.lik arsa için hasılat paylaşım anlaşması yapıldığını, davalı tarafın sözleşme gereği hasılat paylaşımı ile ilgili olarak hiç bir ödeme yapmadığı gibi bir hasılat paylaşımı da yapmadığını belirterek 14/12/2018 tarihli sözleşme gereğince ödemesi gereken hasılat alacağının tahsilini talep etmiştir.Davacının dayandığı ve taraflar arasındaki 14.12.2018 tarihli sözleşmenin 2.1.1.
Maddesinde sözleşmenin konusu; sözleşmenin tarafı olan davalı ... Anonim Şirketi ile davacı ...
Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile ve/veya ...'nun aracılığı ile ve/veya ...'nun danışmanlığını yapacağı bir şirket ile ''hasılat paylaşımlı kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmek suretiyle yeni bir proje geliştirerek fiilen hayata geçirilmesi şeklinde belirtilmiştir.Bu doğrultuda dava konusu alacağın para alacağı olduğu, HMK 389.madde kapsamında ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Mahkemenin buna ilişkin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1814, K. 2025/1931, 16 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama