KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/2612
- Karar no
- 2025/2297
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/08/2025
- Numarası
- 2025/377 ESAS
- Davacı
- ... -...- ...
- Vekili
- Av. ...-
- Davalı
- ... -...- ...
- Vekili
- Av. ...-
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/11/2025
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/08/2025 tarihli ve 2025/377 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan katılma payı ve mahrum kalınan kar payının tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, istinafa konu olan uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına yöneliktir. Davacı tarafından, taraflar arasındaki adi ortaklık kapsamında, davalı adına olan araç üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş, mahkemece 27/08/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde.
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," " 258.
Maddesinde. "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
Adi ortaklık; Türk Borçlar Kanunu 620/1. maddesinde “Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi-üstlendikleri sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda iş ortaklığının doktrin ve Yargıtay kararlarına göre adi ortaklık olarak kabul edilmesi sebebiyle tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir.
TBK'nun 622.maddesinde, ortakların, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlü oldukları, aynı kanunun 623.maddesinde ise, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa her ortağın, kazanç ve zarardaki payının, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşit olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine TBK'nun 638'nun maddesine göre, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler.
Adi ortaklıkta, henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın mal veya alacakları üzerine haciz uygulanması mümkün değildir. Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları vardır.
Somut olayda, davacı tarafından, dava sonucunda hükmedilebilecek alacağının teminat altına alınması amacıyla ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, davanın bulunduğu aşamada, iddia edilen adi ortaklığın mevcut olup olmadığının, adi ortaklık mevcut olsa bile, ortaklığın tasfiyesi sonucunda, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının, ortaklığın kazancının ve ortaklığın tasfiyesi halinde davacı ortağa isabet edecek tasfiye-kar payının belirlenmediği, bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2612, K. 2025/2297, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama