KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/646 - 2025/689
- Dosya no
- 2025/646
- Karar no
- 2025/689
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2024
- Numarası
- 2024/596 ESAS 2024/1017 KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- İstinaf kararının karar tarihi
- 17/04/2025
- Yazım tarihi
- 17/04/2025
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih 2024/596 esas 2024/1017 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, İİK'un 285. ve devamı maddelerine dayanan Adi Konkordato talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, tacir olmayıp, vergi kaydının da bulunmadığı, ... Ltd. Şti.'ne ortak olduğu, ticari faaliyetlerine devam ederken ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması, kredi verilse dahi yüksek faiz oranları nedenleriyle ödeme dengesinin bozulduğu, ülkede meydana gelen yüksek faiz maliyetlerin şahıs işletmesinin kredi faizleri ile finansman giderlerini arttırdığı, nakit sıkıntısına düştüğü, vadesi gelmiş veya yakın vadeli çeklerin ödenmeme riskinin meydana geldiği, kredi kullanamamanın ve enflasyon karşısındaki zorluğunun yanında, bir de ödemelerini alamayarak ciddi bir nakit akış zorluğuna düştüğü belirtilerek, konkordato kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.
«Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.
2004 sayılı İİK.'nin 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir.
Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır.
Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, .../..., ..., ..., ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Tüm dosya kapsamından, İlk derece mahkemesince atanan geçici komiserin sunduğu raporlara göre, davacının TTK'ya göre tacir olmadığı, davacının şahsi ve kefalet borçları ile birlikte toplam 4.177.894,00.TL tutarında borcu bulunduğu, davacı tarafından, kiraladığı tarım arazilerine ekilen ürünlerin hasadı sonucu borcun ödenebileceği belirtilmiş ise de, davacı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal bulunmadığı, davacının ortağı olduğu şirketin de konkordato talep ettiği, davacının ortağı olduğu şirketten huzur hakkı vs. adı altında herhangi bir gelir elde etmediği, tek gelir kaynağının 13.950,00.TL emekli maaşı olduğu,
davacının ön projesinde borcu ödeyebileceğine dair değerlendirilme konusu yapılacak başkaca bir kaynak bulunmadığı, ön projede belirtilen gelirlerle, davacının projede belirtilen şekilde borçlarını tasfiye etmesinin ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, kesin mühlet kararı verilmesi halinde ise, alacaklıların zararının daha da artacağı, bu nedenle, mahkemece, İİK'nın 292/1-b maddesi uyarınca geçici mühletin kaldırılarak, davacının konkordato talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/646, K. 2025/689, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama