KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2026
- Dosya no
- 2026/738
- Karar no
- 2026/1103
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/01/2026(Ara Karar
- Numarası
- 2025/2032
- Davacı
- ...-...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- ...-...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 04/05/2026
- Karar yazım tarihi
- 04/05/2026
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/2032 esas numaralı ara kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Menfi Tespit (Bonoya Dayalı) talebine ilişkindir.
Davanın hukuki niteliği itibariyle takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacı vekilinin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir", hükmü yer almaktadır.
2004 sayılı İİK.'nın 72/3 maddesi ile ilgili düzenlemenin gerekçesi "...Borçlu, takip konusu olan alacağın haddizatında mevcut olmadığı hakkında her zaman yani takibin her safhasında menfi tespit davası açabilecektir. Menfi tespit davası başlı başına takibin seyrine tesir etmez.
Yalnız bunun zımmında borçlu alacaklıya paranın, ancak teminat mukabilinde ödenmesi hususunda, ihtiyati tedbir alabileceği gibi, alacaklı böyle bir teminat göstermeyeceğini beyan ederse, alacaklının hakkını almış bulunmaktan doğan zararlarını temin etmek şartı ile borçlu paranın alacaklıya icra dairesinde ödenmemesi hususunda tedbir kararı almaya yetkili kılınmıştır.
Alacaklının, maruz kalacağı tedbirlerin kendisine verebileceği zararlar bu babta tedbir isteyen borçlu tarafından gösterilecek teminatla karşılanmış olacağından bu tanzim tarzı karşılıklı menfaatleri telif etmiş olacaktır..." şeklinde belirtilmiştir.
Bu maddede yer alan düzenleme 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeye benzeyen ancak kendine özgü özellikleri de olan ve borçluya tanınan bir hak olduğu, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece İİK'nun 72/3 maddesi gereğince davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/738, K. 2026/1103, 4 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama