KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1521
- Karar No
- 2024/1539
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- T.c. ankara bam 13. hukuk dairesi esas no
- 2024/1509 KARAR NO:2024/1537
- Esas no
- 2024/1509
- Karar no
- 2024/1537
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2024
- Numarası
- 2024/113 Esas 2024/144 Karar
- Davacı
- **** ****
- Davalı
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 1. Tüketici ve Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Ankara 1. Tüketici Mahkemesince; davacının meslek bilgisinin "bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret" yazdığı, davacının meslek ve kazanç kapsamında hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatını taşımadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2.maddesi uyarınca "Her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" bu Kanun kapsamındadır. Kanunun 73/1. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamından doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
6502 sayılı Kanun'un 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tarif edilmiştir.
Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için tarafların arasındaki işlemin tüketici işlemi olması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, davacı ile davalı arasında 12/03/2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince 14 günlük süre içinde Ankara 6. Noterliğinin 21/03/2022 tarih ve 3105 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden cayma hakkını kullandığını davalıya bildirdiğini, davalıya sözleşmeden dolayı verilen senedin bedelsiz kaldığını, bu senede dayalı olarak davalı tarafından İzmir 23. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/16083 Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davacının dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalının satıcı/sağlayıcı, davacının tüketici konumunda bulunduğu, taraflar arasında tüketici işlemi bulunması nedeniyle uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1521, K. 2024/1539, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama