KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/293 KARAR NO:2024/310
- Esas no
- 2024/293
- Karar no
- 2024/310
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2023
- Numarası
- 2022/809 Esas 2023/630 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Talep
- YARGI YERİ BELİRLENMESİ
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 4.Asliye Hukuk ve Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın taraflarının tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; davacı vekili, davalı tarafla 23.12.2011 tarihinde Ankara 43.Noterliği'nde düzenleme şeklinde sözleşme adı altında Şanlıurfa GAP Havaalanı SSR Sistemlerine ait İstasyon Erişim Yolları yapılması işine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu yol yapım işinin davacı tarafından sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirilmiş olduğunu, davacının kusurunun bulunmadığını, davalı İdarenin sorumluluktan kurtulmak adına davacıyı kusurlu ilan ettiğini,
davalı İdarenin kendi kusurundan kaynaklanan ayıptan davacıyı sorumlu tutarak davaya konu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve davacıya ait kesin teminatı irat olarak kaydettiğini ileri sürerek, irat kaydedilen 13.503,10 TL kesin teminat bedelinin avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, uyuşmazlık tarihi itibariyle davacının tacir olduğu, davanın taraflarının tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın nispi dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/293, K. 2024/310, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama