KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/1075 KARAR NO:2025/1110
- Esas no
- 2025/1075
- Karar no
- 2025/1110
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2024
- Numarası
- 2024/645 Esas 2024/534 Karar
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 15. Asliye Hukuk ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesince; tarafların tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davacının tacir olmadığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, davacı ile davalı borçlu arasında 25.11.2021 tarihinde 50.000-USD peşin ödeme ve aylık 65.000-TL (Her yıl ÜFE oranıyla artırılmak üzere) karşılığında sponsorluk sözleşmesi imzalandığı, davacı sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna karşılık davalı borçlu sponsorluk sözleşmesinin ilk yılında 65.000,00 TL aylık sponsorluk bedelini ödediği, ancak ikinci yılda yapması gereken artışı yapmadan 65.000,00-TL ödemeye devam ettiğini, sözleşme gereği ikinci yılda ödemesi gereken miktar 112.000,00-TL' olduğu,
bu sebeple davalının ikinci ödeme yılı için her ay 47.000,00-TL eksik ödeme yapmakta olduğunu bu nedenle davalının sözleşmeden kaynaklanan üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1075, K. 2025/1110, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama