KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Davalılar
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/46 KARAR NO:2025/263
- Esas no
- 2025/46
- Karar no
- 2025/263
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2024
- Numarası
- 2024/719 Esas 2024/714 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 30. Asliye Hukuk ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın taraflarının tacir olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; tarafların tacir kabul edilmesi halinde bile uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin 2017 yılına kadar kuruyemiş ticareti ile uğraşan bir şahıs olduğunu, dava dışı şahıslar ile arasında, ... mahallesi'nde bulunan bazalt maden ocağının devri konusunda anlaştıklarını, taraflar aralarında maden sahası, madenin işletme ve demirbaşlarının devri karşılığı olarak nakit, senet ve müvekkile ait bir kısım gayrımenkullerin devri konulu karşılıklı sözleşmeler imzalandığını, müvekkilinin ile ilgili sözleşme gereğini yerine getirmesine rağmen, sözleşmelerin karşı taraflarının edimlerini yerine getirmediklerini,
müvekkilinden almış oldukları ileri vadeli senet ve çekler hakkında icra takibi yapılmasına neden olduklarını ileri sürerek inançlı işlem nedenine dayanarak davalı adına kayıtlı edilen ... numaralı bağımsız bölüm mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmaması durumunda uğranılan zararın müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, davanın tüm taraflarının tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/46, K. 2025/263, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama