KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/73 KARAR NO:2025/260
- Esas no
- 2025/73
- Karar no
- 2025/260
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2024
- Numarası
- 2024/791 Esas 2024/786 Karar
- Davacı
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 40. Asliye Hukuk ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesince; rehin sözleşmesinin dava dışı şirketler arasındaki mal alım satım sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilin 3. şahıs olarak şarta bağlı davalıya verilmiş olan araç rehninin davalı tarafından "hakkın kötüye kullanılması" neticesinde.
27/05/2015 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip işlemlerine başlanıldığını, 29/05/2015 tarihinde söz konusu araç için yakalama talebinde bulunulduğunu, söz konusu araç 01/06/2015 tarihinde Emniyet Müdürlüğü tarafından yakalanıp yediemin otoparkına çekilerek teslim edildiğini, Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/241 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda.
07/10/2020 tarihinde şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiğini, karar gereği söz konusu araç 27/10/2020 tarihinde (5 yıl 4 ay 26 gün-1976 gün sonra) müvekkil tarafından masrafları ödenerek teslim alındığını, ayrıca aradan geçen zaman içerisinde araç kullanılamayacak durumda olduğundan bakım masrafları da yapıldığını ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/73, K. 2025/260, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama