KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1682 - 2025/2093
- Dosya no
- 2025/1682
- Karar no
- 2025/2093
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2025
- Numarası
- 2025/16 Esas
- Davanın konusu
- Tapu İptali ve Tescil - İhtiyati Tedbir
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2025 tarihli, 2025/16 Esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi.
KARAR
Davacı, ...arasında 09.12.1998 tarihli Arsa Tahsis Protokolü imzalandığını, anılan protokolün yukarıda belirtilen maddelerine göre İdare tarafından ...'a tahsis edilen taşınmazların kooperatif birliklerine ve kooperatiflere tahsis etme hakkı ...'a verilmekte tahsisi yapılan arsaların tevziatında ve ortak birlik ve kooperatiflere tahsisinde, kooperatiflerin üye sayısının, arsa tahsis belgelerinde belirtilen konut sayısına veya ... tarafından düzenlettirilerek ...'ce onaylanacak kentsel tasarım projesinde, arsa tahsis belgelerinde gösterilen konut sayısının en çok 4- 15 altında kalınmak koşuluyla,
ada için belirlenecek konut sayısına eşit olmasını sağlama yükümlülüğü de ...'un sorumluluğunda bulunduğunu, ... (...) 13.04.2020 tarih ve 2020/77 sayılı yazısında özetle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... ve ... parsel No.lu taşınmazlarda İdare tarafından yaptırılan ifraz ve tevhit işlemleri sonucunda ... ada 7 ve 9 parsellerin oluştuğunu, bunlardan ... ada 7 parsel No.lu taşınmazın ... tasarrufunda olduğu,
... ada 9 parsel No.lu taşınmazda ...'nin 23.834,50 m² sinin olduğu ve bu hisse esas alınarak 244 konut isabet ettiği ve konutların tamamının inşaatlarının bitirilerek %100 seviyesine ulaştığı gözetilerek 2/A tanımlamalı Arsa Tahsis Protokolü ve daha önceki uygulamalar da esas alınarak kesin arsa tahsis işleminin yapılmasının talep edildiğini, diğer taraftan, ...'nin 14.05.2020 tarih ve 2020/14 sayılı yazısında özetle ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesinde bulunan ... ada 7 ve 9 parsel No.lu taşınmazların 24.09.1999 tarihli arsa tahsis protokolü uyarınca kooperatiflerine tahsis edildiği kooperatifleri ile ...
Şti. arasında imzalanan 10.05.2004 tarihli sözleşmenin 08.08.2007 tarihinde feshedildiğini ve yargılama sürecinin devam ettiğini tahsis edilen arsaya ilişkin ödenmesi gereken bedellerin ödendiğini, kooperalif üyelerinin fiilen ikamet ettiklerini, bu nedenle ödenen bedeller, hukuk ve nefaset gereği ... ada 7 ve 9 parsel üzerinde bulunan ve yapılacak olan konutların ilk sahibi konumunda oldukları belirtilerek söz konusu ... ada 7 ve 9 parsel No.lu taşınmazların kooperatiflerine kesin tahsisinin yapılmasının istenildiğini, İdarece yapılan değerlendirmeler neticesinde,
.... ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki idare hissesinin davalı ... kesin tahsis edilmesinin 14.08.2020 tarihli 78892 sayılı Başkanlık Olur'u ile uygun görüldüğünü ve ... ada 9 parsel No.lu taşınmazdaki İdareye ait olan hisse 13.12.2021 tarihinde tapuda davalı ... devredildiğini, ... (...) 14.11.2024 tarih ve 2024/461 sayılı yazısı ile eklerinin tetkiki neticesinde davalı ... tahsis koşullarına uymadığını, hileli işlem ve eylemlere tevessül ettiği sonucuna varılmış olup, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesinde kain tapunun ... ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın davalı ...adına olan tapu kaydının iptali ile bahse konu taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi talebi ile işbu davanın huzura getirildiğini beyan ederek, ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesinde kain tapunun ... ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın davalı ...adına olan tapu kaydının iptali ile bahse konu taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve tesciline, öncelikle dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından dava konusu taşınmazın tapu kaydına teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, iddianın sunulan delillerle yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu itibarla ihtiyati tedbirin koşullarının somut talepte gerçekleşmediği değerlendirilmekle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu beyan, iddia ve taleplerin resmi belgelere dayalı olması karşısında teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin yasal koşullarının gerçekleşmiş olduğunu, davalı ...yöneticilerinin geçmişten gelen hayali ortak listesi vermek suretiyle arsa tahsisi teminini sağlamaya yönelik tekerrür eden eylemleri ve gösterdikleri davranış tarzları itibariyle başkaca ihtilaflara yol açılmaması ve mahkeme kararının uygulanamaz duruma düşmesinin önlenmesi bakımından ve İdarenin bir kamu kurumu oluşu da gözetilerek öncelikle tapu kaydı üzerine teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir konulmasını, belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Dava, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş şekline göre, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup incelenen uyuşmazlık ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığına yöneliktir.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. (Medeni Usul Hukuku 12. Baskı Sh. 714 Prof. Dr. Muhammet Özekes) Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerine yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı HMK’nin Onuncu Kısmının Birinci Bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak vasıflandırılış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar da duraksamaya yer bırakamayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul işlemleri açıklanmıştır.
Somut olay yukarıda belirtilen ilke ve kurallara göre değerlendirildiğinde, davanın hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, talebin taşınmazın aynını ilgilendirdiği, iddianın kanıtlanması halinde mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan eldeki davada taşınmazın temliki halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı gözetildiğinde 6100 sayılı HMK'nin 389. maddesinde belirtilen koşulun gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Öyleyse Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle davacının ara karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına ve HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından ihtiyati tedbir isteğinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/1682, K. 2025/2093, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama