KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1183 - 2024/1051
- Esas no
- 2024/1183
- Karar no
- 2024/1051
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 20/06/2021
- Karar tarihi
- 19/04/2024
- Numarası
- 2021/365 Esas
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.
DAVA
Davacı, davalı arsa malikleri ...-... ile davalı yüklenici S.S....
Konut Yapı Kooperatifi arasında Altındağ 1.Noterliği’nde 25.08.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicinin edimlerini tamamlayamaması üzerine işin alt yüklenici davalı ...’in işin yapımını üstlendiğini, davalı yüklenici ve alt yükleniciyle 16.06.2015 tarihinde tanzim ettikleri sözleşme uyarınca ... parsel sayılı taşınmazda yükleniciye bırakılan (B) blok 4-10-18 ve 20 numaralı bağımsız bölümleri temlik aldığını, işin tamamlandığını ancak tapuların devredilmediğini ileri sürerek,
bağımsız bölümlerin adına tescilini veya ödeme, ceza-i şart-rayiç değer tutarından şimdilik 10.000TL bedelin faiziyle birlikte müteselsilen davalılardan alınmasını istemiş, 28.03.2024 tarihli dilekçesine ise alacak isteminden feragat etmiştir.
Davacı vekili, 28.03.2024 tarihli dilekçe ile de taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
MAHKEME
İlk derece mahkemesince; ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, ihtiyati tedbir koşulları oluştuğu gerekçesiyle istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alındığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “İhtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389/1 maddesinde, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde ihtiyati tedbir koşulları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve yöntem açıklanmıştır.
Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir.
Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere, kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır.
Ancak, ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.
6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390.maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, “yaklaşık ispat” kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir.
Mahkeme tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı önleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (HMK 391/1 md.)
HMK'nun 392/1 maddesi uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.
Somut uyuşmazlıkta davalı arsa malikleri ile davalı yüklenici arasında Yenimahalle 4.Noterliği’nin 25.08.2003 tarih ve 24255 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/254 Esas 2017/377 Karar sayılı kararıyla ileriye etkili olarak feshedilmiştir.
Bu fesih ile çekişme konusu taşınmazlar davalı arsa maliklerine bırakılmış ise de Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/238 Esas 2015/28 Karar sayılı kesinleşen kararı ile dava konusu 10 ve 18 numaralı bağımsız bölümler yüklenici kooperatif adına tesciline karar verilmiştir. Davacının dayandığı 16.06.2015 tarihli temlik akdi gereği taşınmazların davacıya temlik edilmiştir.
Az yukarıda açıklanan Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/238 Esas 2015/28 Karar sayılı kesinleşen kararı ile dava konusu 10 ve 18 numaralı bağımsız bölümler davalı temlik eden adına tescil edilmiştir. Dosya arasına alınan tapu kayıtlarında 10 ve 18 numaralı bağımsız bölümler yüklenici. 4 ve 20 numaralı bağımsız bölümler davalı arsa malikleri adlarına tescil edildiği görülmektedir.
Davacı davasında HMK’nın 389.maddesi koşullarının oluştuğunu kanıtlamıştır. Bu nedenle, dava konusu 10 ve 18 numaralı bağımsız bölümler tapu kayıtlarına taşınmazların üçüncü kişiler adlarına devrinin önlenmesi dair takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/06/2024
Başkan ¸E-İmzalıdır Üye ¸E-İmzalıdır Üye ¸E-İmzalıdır Katip ¸E-İmzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1183, K. 2024/1051, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama