KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/1648 - 2025/1297 T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/1648
- Karar no
- 2025/1297
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 18/07/2025
- Ara karar tarihi
- 21/07/2025
- Numarası
- 2025/612 Esas
- Davanın konusu
- Maddi Manevi Tazminat (Komşuluk Hukukundan Kaynaklanan
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... parselde yapı ruhsat belgesi alıp davacının inşaat yapmaya hazırlandığını, davalıya ait ... parselde bulunan inşaatın yapımı nedeniyle zarara uğradığını, 6 parselde yapılan inşaat sırasında davacıya ait taşınmazdan izinsiz hafriyat çekilmesi ve 6 parselden çıkan hafriyatın davacı parsele dökülmesi nedeniyle davacı şirkete ait temel alanında kayma olduğunu, fore kazıklarının çakılması gerektiğini davacıya ait bina temelinin altının boşaltıldığının tespit edildiğini, davalının inşaat faaliyetinin tedbiren durdurulmasına, doğacak zararlar nedeniyle davalının banka hesaplarına, taşınır, taşınmaz mallarına ihtiyati haciz/bloke konulmasının, 100.000 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "1-Koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından özetle; davalı tarafın davacı taşınmazına zarar verildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, belirtilerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLER
Tapu kaydı, Ankara 17. SHM'nin 2025/27 değişik iş dosyası vs.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389/1. maddesinde; “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir.
Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır.
Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.
Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir.
6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği, devamı maddelere göre ayrıca yaklaşık ispatın aranması, tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunmasının zorunlu olmaması, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olmasının yeterli oluşu, taraflar arasındaki hak ve adalet dengesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine ilişkin karar yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/10/2025
Başkan
e- imzalıdır
Üye
e- imzalıdır
Üye
e- imzalıdır
Katip
e- imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır. ¸
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1648, K. 2025/1297, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama