KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2020/143
- Karar No
- 2021/1103
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 21/03/2019
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2019 tarih ve.... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasının yanı sıra “...” markasının da bir o kadar tanımış olduğunu, “...” markalarının ...nezdinde muhtelif tarih ve sayı ile tescilli bulunduğunu, davalının .... ..." ibareli markanın 09, 35, 37, 42 sınıfta yer alan ürün ve hizmetlerde kullanmak üzere tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuru ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve iltibas tehlikesinin söz konusu olduğunu, müvekkiline ait markaların da 1-42. ve 45. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli bulunduğunu, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış marka olduğunu,
buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının, ...YİDK’nın 26.07.2016 tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...., müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun davacı markalarında yer alan ibare ile ve diğer sözcük ile ilişkilendirilebilecek bir görsellik içermediği, ortalama tüketicilerin dava konusu markayı bir bütün olarak algılayacağı, davacıya ait “...” markasının tanınmış olup olmadığına dair yeterli delilin dosya içinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu “... ...” ibaresi ile müvekkiline ait “...” ibareli markalar arasında, 556 sayılı KHK 8/1 (b) maddesi uyarınca benzerlik olmasına rağmen, davanın reddedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın kullanılması ile müvekkili şirkete ait “...” ibareli tanınmış, seri markalarının sulandırılması ve haksız kazanç sağlanması durumunun söz konusu olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler aynı ise de, taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin, günlük dile yerleşen, herkes tarafından bilinen ve mal ya da hizmetlerin daha avantajlı sunulduğuna işaret eden zayıf nitelikte bir ibare olduğu, davalının başvurusunda yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, Yargıtay 11. H.D.'nin 07.03.2018 tarih ve..... sayılı kararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2021
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/143, K. 2021/1103, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama