KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2020/356
- Karar No
- 2021/1456
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2019
NUMARASI ...
DAVANIN KONUSU
... Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2019 tarih ve ...K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava konusu “...” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayanak 6769 sayılı SMK’nun 6/1, 6/4 ve 6/5 maddeleri gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin "..." asıl unsurlu tanınmış markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek... sayılı ... kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde 5. Sınıfın 2. Alt grubunda yer alan mallar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; taraf markalarının benzer olmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin güvenilir ve saygın bir ticari teşebbüs olduğunu, 1992 yılından beri faaliyet gösterdiğini, Türkiye’deki ilaç üreticileri arasında saygın bir konumu bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 1000’e yakın markasının kurum nezdinde kayıtlı olduğunu, markalar arasında en ufak bir iltibas tehlikesinin dahi bulunmadığını, müvekkili markasının “...” ve “...” kelimelerinin birleşimi ile, davacı yana ait markaların ise “...” esas unsuru yanında “...” kelimesinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamındaki 05.02.sınıftaki malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer bulunduğu ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığını, zira dava konusu markanın İngilizce olan "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğunu, “...” ibaresinin “için, adına, dolayı” gibi anlamlara geldiği, “...” ibaresinin ise “daha, daha fazla, daha çok” gibi anlamlara geldiği,
yukarıda niteliği tespit olunan ilgili tüketicinin dava konusu markayı algılarken, markanın, bu iki İngilizce kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş olduğunu derhal fark edebileceği, markanın bütün halinde bir anlamı olmasa da ibarelerin ayrı ayrı kavramlarını bilmesi beklenen tüketici açısından söz konusu markanın “daha fazlası için, daha çoğu için” gibi anlamlar oluşturacağı, SMK'nı 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunun ispatlanmadığı gibi markalar arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkisi bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... ibareli markalarının kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmadığını, doğrudan tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markalarının tanınmış olmasının iltibas ihtimalini arttırdığını, dava konusu marka ile itirazlarına mesnet markalarının ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın "... ..." olarak algılanmayacağını, ortalama tüketicinin markayı "... ..." şeklinde algılayacağını, "..." ibaresinin ingilizce cevher anlamına geldiğini ve ... ibaresine işaret eder nitelikte olacağını, ilgili tüketicinin ingilizce bildiği iddiasının yerinde olmadığını, ingilizce bilmeyenlerin her iki markayı karıştıracağını, SMK'nın 6/5 koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira dava konusu markanın İngilizce'de "için, adına, dolayı” anlamlarına gelen "..." ve “daha, daha fazla, daha çok” anlamlarına gelen "..." ibarelerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu , tüketici nezdinde de "... ..." şeklinde algılanacağı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2021
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/356, K. 2021/1456, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama