KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/1673
- Karar no
- 2023/1673
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 24/06/2021
- Numarası
- 2020/300 E. - 2021/251 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/06/2021 tarih ve 2020/300 Esas - 2021/251 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı Şirketin 2019/54217 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkilinin ...
Eğitim Vakfı aracılığıyla üyelerine mesleki eğitim verdiğini, hukuksal ve endüstriyel çeşitli faaliyetleri olduğunu, dergi gibi basılı yayınları bulunduğunu, eğitim, sempozyum konferans, dergi, kitap, gazete yayınlama faaliyetlerini yürüttüğünü, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların asli unsurlarını oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında tek harf farklılığının olduğunu ve bu farklılığın dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, marka kapsamlarındaki 41. sınıf hizmetlerin de benzer olduğunu,
tüm bu nedenlerle tüketicilerin söz konusu markaları karıştıracaklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2020-M- 6256 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bütüncül algı çerçevesinde markaların farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanacağını, müvekkili başvurusunun yeterli ayırt ediciliği taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu 2019/54217 sayılı "... ..." ibareli başvuru ile davacı markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği bulunmasına karşın işaret benzerliği koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle karıştırılma tehlikesinden söz edilemeyeceği, SMK’nın 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, taraf markalarının asli unsurları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğunu, bu yönden mahkemece yapılan değerlendirmenin marka hukukunun genel esaslarına aykırı bulunduğunu, mahkemenin, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, davaya konu markanın hükümsüzlüğü için şartların oluştuğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını,
müvekkilinin ayırt ediciliği yüksek "..." markasını asli faaliyetlerinin yanı sıra çok uzun yıllardır eğitim ve yayıncılık hizmetlerinde de kullandığını, bu markanın kesintisiz ve aktif kullanılarak Türkiye’de tanınmış hale getirildiğini, davaya konu başvurunun tescil edilmesinin veya davalı Şirket tarafından kullanılmasının, müvekkilinin yıllarca üzerinde emek verdiği markasının ayırt edici karakterinin zarar görmesine ve davalının haksız yarar elde etmesine yol açacağını, bu nedenlerle SMK'nın 6/5 maddesinde düzenlenen koşulların somut olayda gerçekleştiğini ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı,
zira taraf marka işaretlerinin asli unsurlarının dört harften oluşan kısa kelimelerden oluştuğu, öte yandan taraf markalarının ortak olarak kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin ortalama tüketicilerinin, dikkat ve özen düzeylerinin de yüksek bulunduğu, buna göre söz konusu markaların 41. Sınıf hizmetlerin ortalama tüketicilerince karıştırılmayacağı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da bir tescil engelinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1673, K. 2023/1673, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama