KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/1058
- Karar no
- 2024/1205
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 31/03/2022
- Numarası
- 2021/204 E. - 2022/94 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 Tarih ve 2021/204 Esas - 2022/94 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/61122 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna, davalı Şirketin 2016/35871, 2015/25523 sayılı ve "...", "... akademi" ibareleri markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek,
başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunmadığını, tarafların faaliyette bulunduğu sektörlerin farklı olduğunu, dolayısıyla tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, uyuşmazlığa konu “...” ibaresinin Türkçe’deki yerleşik anlamı nedeniyle ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğunu her iki tarafın markalarını taşıyan ürünlerin dikkat düzeyi yüksek,
bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ileri sürerek 2021-M-3099 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tarafların markaları arasında görsel, işitsel, ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu ve markaların kapsamına giren/alınmak istenilen hizmetlerin de aynı olduğu, bu itibarla davacının başvurusunun reddedildiği tüm hizmetler yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı Kurum nezdinde tescilli "..." ibareli birçok markanın bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ... " ibareli başvuru ile redde mesnet " "..." ve "... akademi" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvurunun tescil edilmek istendiği 44 ve 45 sınıf hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında da yer aldığı,
redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 44 ve 45. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, diğer taraftan iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı,
ayrıca uyuşmazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin dikkat düzeyinin yüksek olmasının da tarafların markaları arasındaki iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1058, K. 2024/1205, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama