KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1249 - 2024/1546
- Esas no
- 2022/1249
- Karar no
- 2024/1546
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Numarası
- 2021/320 E. - 2022/160 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2022 tarih ve 2021/320 E. - 2022/160 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2020/26246, 2019/39242, 2017/120141, 2019/135057, 2018/97528 sayılı "...", "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/32354 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının genel görünüm ve tüm unsurları ile benzeyip benzemediğine dair bir değerlendirme yapılmadığını, davalı başvurusunun asıl unsurunun "..." ibaresi olduğunu,
markada yer alan "..." ibaresinin ise hat-çizgi anlamında kullanılan genel bir ibare niteliği taşıdığını ve tanımlayıcı bir unsur olarak kullanıldığını, "..." ibaresinin ayrı yazılmasının da davalı başvurusunun, müvekkili markaları ile benzerliğini arttırdığını, dava konusu başvuruda ilk algılanan unsurun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresi ile "..." ibaresinin, hem yazılış hem okunuş ve hem de tüketici nezdinde bıraktığı algı itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, markaların ilişkilendirileceğini ileri sürerek,
YİDK'in 2021-M-6665 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin "..." ibaresinin yanına "..." ibaresini ekleyerek kuvvetli bir marka oluşturduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları bütünsel izlenimin benzer olmadığını, markaların bölünerek değil bir bütün halinde incelenmesi gerektiğini, bu şekilde değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu başvuru ile davacıya ait "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunduğu, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-6665 sayılı kararının iptaline, 2020/32354 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacıya ait tescilli markalar arasında toplu olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin olmadığını, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu markaların farklı kelimelerden ve farklı sayıda harften oluştuğunu, müvekkili başvurusunun oldukça ayırt edici bir işaret içerdiğini, bu haliyle müvekkili başvurusunun davacı markasından farklı olduğunu, "...” markasının, davacı markalarından bağımsız, bambaşka bir ibare niteliğinde bulunduğunu, bu şekliyle taraf markaları arasında 6769 Sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin sebepsiz yere kabul edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da teknik ve hukuki değerlendirmeden uzak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu,
zira taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasındaki tek farklılığın, itiraza mesnet markaların sonunda yer alan "a" harfinin, başvuruda yer almamasından kaynaklandığı ve bu farklılığın yeterli görsel ve işitsel farklılığı yaratmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi,
hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davalı Şirket vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1249, K. 2024/1546, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama