İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1430 K.2024/1621

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2021 tarih ve 2019/296 E. - 2021/313 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... ve davalı ... Mümessillik Müşavirlik İth. İhr. Paz.san ve Tic Anonim…

Esas2022/1430Karar2024/1621Tarih18 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.166 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davalı

Karar tarihi
18 Ekim 2024
Esas no
2022/1430
Karar no
2024/1621 TÜRK MİLLETİ ADINA
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
05/10/2021
Numarası
2019/296 E. - 2021/313 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Kullanmama Nedeniyle Marka İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.166 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2021 tarih ve 2019/296 E. - 2021/313 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... ve davalı ... Mümessillik Müşavirlik İth. İhr. Paz.san ve Tic Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2018/72253 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun davalı tarafın 204464 ve 202926 sayılı "..." ibareli markalarına dayalı itirazı üzerine reddedildiğini, davalının “...” ibareli markalarını başvuru tarihinden işbu dava tarihine kadar hiç kullanmadığını, Yargıtay 11. HD.’nin 14.06.2019 tarih, E. 2019//1765, K. 2019/4421 sayılı kararı uyarınca kullanmama nedeniyle iptal davası için SMK'nın yürürlük tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçmesinin beklenmesine gerek bulunmadığını, davalının dava konusu "..." ismini faturalarda sadece işletme adı ya da ticaret unvanı olarak kullandığını ileri sürerek,

204464 ve 202926 sayılı “...+şekil” ve “...” markaların kullanılmamaları ya da kullanımlarına beş yıl kesintisiz ara verilmesi nedeniyle iptallerine ve sicilden terkinlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, SMK'nın 10/01/2017 olan yürürlük tarihi gözetilerek markanın kullanılmamasına bağlanan sonuçların zaman itibariyle 10.01.2022 tarihinden itibaren mümkün olacağını, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ekseriyetle bu alanda müşavirlik hizmeti sunduğunu, müvekkilinin ... şirketler grubu bünyesinde yer aldığını ve şirketler grubuna ait www...com isimli sitenin müvekkilini de bünyesinde barındırdığını, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarını tescil ettirdiği mal ve hizmetler bakımından etkin bir şekilde Türkiye’de kullanmakta olduğunu, davacının enerji (elektrik) sektöründe faaliyet gösterdiğini,

müvekkilinin ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla davacının müvekkiline ait “...” esas unsurlu markaların tescil edildiği bütün mal ve hizmetler bakımından iptalinde hukuki yararının bulunmadığını, davacının “...” ibaresini kullanımının SMK hükümleri uyarınca müvekkili adına tescilli bulunan “...” esas unsurlu markaları bakımından tecavüz ve TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından 24/04/2014 ve 24/07/2019 tarihleri arasında bu kullanımını ispat etmesinin gerektiği, marka sahibi davalı tarafından kullanım ispatı için sadece bazı fatura örnekleri sunulduğu, bu fatura örneklerinin 31.07.2019-31.01.2014 tarihleri arasında her ay için bir tane ve çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerine ilişkin olduğu, fatura örneklerinin akışından aylık danışmanlık gerçekleştirildiği,

söz konusu hizmetin, davalı tarafından dava dışı (ağırlıklı olarak) ... İnş. ve Tic.

A.Ş.’ye sunulduğu, fatura tutarlarının her birinin 10.000,00-TL nin üzerinde olması ve temadi göstermeleri göz önüne alındığında inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetleri için kullanımın gerçekleştirildiği, söz konusu fatura örneklerinde "... mümessillik müşavirlik ith. ihr.paz.san.vetic.aş+şekil" ibaresinin yer aldığı, belirtilen kullanımda "...+şekil" logosunun ticaret unvanının ötesinde markasal nitelikte olduğu,

çekişme konusu markaların ... ibaresini aynen içeren ve ek olarak "...+şekil" ibaresine de yer verilen kullanımlarının, davalı şirketin ticaret unvanının kök unsurunun eklenmesiyle, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanımı olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına ilişkin olarak dosya kapsamına kazandırılmış olan belgelerin, ticari faaliyetler bakımından ve şirketin türünden kaynaklanan zorunlu belgeler olup markasal nitelik içermediği, söz konusu belgelerin, ancak, davalı şirketin aktif durumda olduğunu gösterdiği,

davalının dosyaya ibraz ettiği fatura örnekleri ile ispatlanan kullanımın, çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerine ilişkin olması karşısında söz konusu kullanımın dava konusu markaların tescil kapsamındaki karşılığının tespit edilmesi gerektiği, dava konusu 204464 tescil numaralı marka kapsamında inşaat işleri için kullanılan çeşitli malların (asfalt, ahşap doğramalar, kontraplak, inşaat için cam ürünleri, dış cephe kaplamaları, yollar için metal işaretler, ziftli kaplamalar gibi) yer aldığı, başka bir ifadeyle davalının belirtilen markasının çeşitli inşaat mallarının üretimi ile ilgili olduğu,

üretim nedeniyle her ne kadar tescil kapsamında bulunmasa da üretilen malların satışının da söz konusu olacak olmasından dolayı satış hizmetinin de dolaylı yoldan kabulünün mümkün olduğu, ancak 204464 tescil numaralı markanın tescil kapsamında çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerinin veya başkaca danışmanlık hizmetinin yer almadığı, bu durumda davalının 204464 tescil numaralı markasının tescil kapsamına ilişkin olarak 24.07.2019-24.07.2014 tarih aralığında kullanımının ispat edilemediği, kullanımın gerçekleştirilmemesine ilişkin olarak herhangi bir neden ileri sürülmediği,

dava konusu 202926 tescil numaralı marka kapsamında çeşitli alanlarda danışmanlık hizmetlerinin (muhasebe ve mali müşavirlik, iş idaresi ve organizasyonu, iş yönetimi, ticari danışma ve personel yönetimi gibi) tescilli olduğu, dava konusu markanın tescil kapsamındaki danışmanlık hizmetlerinin, işletme yönetimi (bir işletmenin idaresi) ile ilgili olan konulara ilişkin bulunduğu, ancak, davalının kullanım ispatı için sunduğu belgelerin, çeşitli inşaat işleri ile ilgili inşaat hizmetlerine ve özel bir teknik alana ilişkin olduğu,

bununla birlikte delil olarak ibraz edilen faturalar arasında inşaat işleri ile ilgili olarak L/C ödeme işlemleri konusunda müşavirlik hizmetlerinin de yer aldığı, L/C (letter of credit) uluslararası işlemlerde “akreditif” olarak ifade edilen ve ihraç edilen malların bedellerinin ödenmesi konusunda belirli şartların yerine getirilmesinden sonra ödemenin yapılacağına ilişkin bir çeşit teminat anlamına geldiği, şu durumda davalının delillerini oluşturan faturaların bir kısmında geçen “L/C ödeme işlemleri konusunda müşavirlik hizmetleri”, ihracat ile ilgili ödeme işlemleri bakımından verilen danışmanlık hakkında olduğu,

bu hizmetin bir yönüyle muhasebe ve iş konusu ile ilgisi olması nedeniyle dava konusu 202926 tescil numaralı markanın kapsamındaki 35. sınıftaki “Muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri: Hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması,

bordroların hazırlanması,” ve ihracat işlemlerine ilişkin verilen danışmanlık hizmetleri, yapılacak işin konusuna (örneğin demir yolu inşaatına) ilişkin olması nedeniyle 35. sınıftaki “iş konusunda danışmanlık,” hizmetleri ile doğrudan ilgili olması karşısında bu hizmetler için kullanım olarak kabul edilebilmesinin mümkün olduğu, belirtilenlerin dışındaki hizmetler bakımından kullanımın gerçekleştirilmemesine dair bir neden ileri sürülmediği, bu kapsamda, ispat yükü üzerinde bulunan davalının iddiasını 202926 tescil numaralı "...+şekil" ibareli markanın 35. Sınıftaki "muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri;

hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması, bordroların hazırlanması; iş konusunda danışmanlık" mal ve hizmet sınıfları dışında kalan tüm ve mal ve hizmet sınıfları yönünden ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 204464 tescil numaralı "...+şekil" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, davalıya ait 202926 tescil numaralı "...+şekil" ibareli markanın 35. Sınıftaki "muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri;

hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması, bordroların hazırlanması; iş konusunda danışmanlık" mal ve hizmet sınıfları dışında kalan tüm ve mal ve hizmet sınıfları yönünden kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının "..." ismini faturalarda kullanmasının sadece ticaret unvanı kullanımından ibaret olup markasal kullanım mahiyeti taşımadığını, faturalardaki esas ve hakim unsurun "..." ibaresi olduğunu, "L/C ödeme işlemleri konusunda müşavirlik hizmetleri"nin mali müşavirlik anlamına gelmediğini, davanın reddedildiği hizmet sınıfı ile ilgili olmadığını, davalının faturaya "ödeme işlemleri konusunda müşavirlik" ifadesini yazmasının muhasebecilik ve mali müşavirlik hizmet sınıfında davaya konu markayı markasal anlamda kullandığını ispatlamadığını,

davanın reddedildiği hizmet sınıfındaki hizmetlerin ancak lisans ve ruhsat ile verilebildiğini, davalının bu alanda ruhsatının oldığını ve sunduğu faturaların markasal anlamda kullanıma dair delil niteliğinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddedilen kısmı açısından kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kullanmamaya dayalı iptal müessesesi Anayasa Mahkemesi kararı ile tüm sonuçları ile daha önce ortadan kalkmış olduğundan, 5 yıllık kullanmama süresinin 6769 sayılı SMK'nın yürürlük tarihinden itibaren yeniden başlaması gerektiğini, hal böyleyken SMK bakımından markanın kullanılmamasına bağlanan sonuçların zaman itibariyle 10/01/2022 tarihinden itibaren mümkün olacağını, müvekkilinin markaları 2014-2019 yılları arasında kesintisiz bir biçimde kullanıldığını ispat ettiğini, müvekkilinin 1997 yılından beri “inşaat, inşaat malzemeleri,

yol yapımı malzemeleri vb.” sektörlerde aktif olarak faaliyet gösterdiğini, “...” markasını bu doğrultuda kullandığını, müvekkilin ana iştigal konusunun işbu emtialara ilişkin olduğunu, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet göstermek amacıyla ilgili emtialarda tescil başvurusunda bulunduğu açıkken 204464 sayılı markanın işbu emtialarda kullanılmadığı yönündeki kabulün haksız olduğunu, dosyaya sunulan delillerin müvekkilinin markalarını tüm emtilarında kullandığınun kabulü bakımından yeterli delil olduğunu,

öte yandan müvekkilinin kullanımının ispat edildiği 35.sınıf "iş kolunda danışmanlık hizmetleri" ile markanın iptaline karar verilen "iş idaresi yardımcılığı, iş konularında araştırma, bilgilendirme" hizmetlerinin de benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 9/1. maddesinde yer alan düzenleme ile kanun koyucunun Markalar Sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğü, bu yasal düzenlemeden önce de, mülga 556 sayılı KHK’nın 42/1-c ve 14. maddesinde en az beş yıldır kullanılmayan markaların, hükümsüzlük/iptal davaları ile sona erdirilmesinin hedeflendiği,

556 sayılı KHK henüz yürürlükte iken, 42/1-c maddesinin AYM’nin 09.04.2014 ve 2013/147-2014/75 sayılı, 14. maddesinin ise 14.12.2016 tarih ve 2016/148 - 189 sayılı kararıyla iptal edildiği, ikincisinin Resmi Gazete’de yayın tarihinin 06.01.2017 olduğu ve bu tarih itibariyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de, markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmamasının, bu tarihten önce TBMM tarafından kabul edilen 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edildiği,

kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, TBMM’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmadığı, her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazetede yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de, Kanun'un Resmi Gazete'de yayım tarihinin 10.01.2017, kabul tarihinin ise 22.12.2016 olduğu dikkate alındığında,

mülga 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline dair AYM kararının 06.01.2017 tarihinde R.G.’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14. maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.16.2016 tarihinde ortaya çıktığından, Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce,

yürürlük konusunda öngörülemeyen AYM kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması gerektiği (Numan Sabit SÖNMEZ,” 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa Göre Markanın Kullanılmaması Neticesinde Ortaya Çıkan Sonuçlar” İHFM,S.76(1), s.283 vd..

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1765 Esas, 2019/4421 Karar), diğer yandan 6769 sayılı SMK'nın 26.maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle markanın iptali yetkisi Türk Patent ve Marka Kurumuna ait ise de, bu hükmün SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca kanunun yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği, 6769 sayılı SMK'nın Geçici 4. maddesi uyarınca, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılacağı, SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi hükmü uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu,

bu kullanımının SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddenin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesinin gerektiği, markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için kullanımın ciddi bir kullanım niteliği taşıyacağı, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de her şeyden önce sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı (Uğur ÇOLAK, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, s.972), yargılama konusu markayı kapsamında bulunan hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu,

somut olayda dava konusu yapılan markaların kullanımına ilişkin zaman aralığının dava tarihinden geriye doğru 5 yıl (24.07.2019-24.07.2014) olarak belirlenmesi suretiyle yapılan değerlendirmede, davalının dosyaya ibraz ettiği fatura örnekleri ile ispatlanan ciddi markasal kullanımın, çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerine ilişkin bulunduğu, ancak 204464 numaralı markanın tescil kapsamında kullanımın ispat edildiği çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetleri ya da başka herhangi bir danışmanlık hizmetinin yer almadığı,

bu durumda davalının 204464 numaralı markasının tescil kapsamına ilişkin olarak 24.07.2019-24.07.2014 tarih aralığında kullanımının ispat edilemediği ve kullanımın gerçekleştirilmemesine ilişkin olarak herhangi bir haklı neden ileri sürülmediği, dava konusu 202926 tescil numaralı marka yönünden sunulan kullanım delillerinin, kapsamında bulunan 35. sınıftaki “Muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri: Hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması,

bordroların hazırlanması,” ve yine 35. sınıftaki “iş konusunda danışmanlık,” hizmetleri için ciddi kullanım niteliği taşıdığı, bunların dışındaki hizmetler bakımından davalının markasını ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını kanıtlayamadığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/384 E.-2013/1893 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka mal ve hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1- Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1430, K. 2024/1621, 18 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 12/11/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1430
Karar No
2024/1621
Tarih
18 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1431 K.2024/1589
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1432 K.2024/1549
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1433 K.2024/1700
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1433 K.2024/1107
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1433 K.2024/891
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1434 K.2024/1654

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.