KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1523 - 2024/1687
- Esas no
- 2022/1523
- Karar no
- 2024/1687
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 09/06/2022
- Numarası
- 2021/374 E. - 2022/186 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2021/374 Esas - 2022/186 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ...” ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı geçek kişinin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, tarafların markalarında geçen ibarelerin sadece ortalarındaki iki harfin değişik olduğunu, bir harf ya da hece üzerinde yapılan ufak değişikliklerin markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bertaraf etmediğini, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu,
dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 28.10.2021 tarih ve 2021-M-7954 sayılı kararının iptali ile 2020/101464 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, dava konusu edilen markanın gayrimenkul sektöründe, gereksiz yer değiştirmelerden kaçınarak mülklere sanal ortamda ziyaret yapmayı sağlayan bir sanal gerçeklik yazılımı ve platformunda kullandığını, bu çözümün gayrimenkul sektörü için zaman ve para tasarrufu sağladığını, davacının faaliyet alanının ise finansal ve parasal hizmetler olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının ve sundukları hizmetlerin tüketici nezdinde karışıklık yaratmasının ihtimal dahilinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının itirazına mesnet “...” ibareli markları ile dava konusu “...” ibareli başvuru arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, “...” ve “...” ibareleri arasındaki, dizinleri de dahil başlangıç kısmındaki ve sonundaki harflerin ortaklığının markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı, davalının markasının ortasında yer alan “oo” harflerinde kullanılmış olan basit figüratif unsurun/harf tasarımının varlığının, bu benzerliğin aşılması için yeterli bir farklılık/ayırt edici nitelik olarak değerlendirilmesinin mümkün görülmediği,
zira potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (...) tekrar marka tercihi yapacaklarından, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları, davacının “...” ibarelerini ihtiva eden markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” ibaresini ihtiva eden markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ve karıştırmasının ihtimal dahilinde olduğunu, ayrıca, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen, 09 ve 42. sınıflara giren tüm mal ve hizmetlerin,
davacının tescilli muhtelif markalarının kapsamına giren emtialar ile birebir aynı olduğu, bu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük bulunmamasının varılan sonucu değiştirmediği, söz konusu emtialarda “...” ve “...”lı işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu ürünlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin doğduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile,
her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri, davalının markasının, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-7954 sayılı YİDK kararının tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptali ile dava konusu 2020/101464 sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, davacının itirazına mesnet “...” ibareli markaları ile dava konusu “...” ibareli başvuru arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tarafların markalarının yazım ve harf stili, ihtiva ettikleri farklı renk, şekil ve ilave harf/kelime unsurları ile konumlandırılış biçimlerinin genel izlenim itibariyle farklı olduğunu, ilgili tüketicilerin markalar arasında ilişki kurmasının ve dava konusu markayı davacının seri markası olarak algılanmasının söz konusu olmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “...” asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının markalarının asli unsurlarını oluşturan ibarelerinin ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğu,
dava konusu başvurunun davacının markalarının serisi olarak algılanabileceği gibi aynı ve ya benzer hizmetlerde kullanılması halinde markaların karıştırılabileceği, başvuruda yer alan şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 9 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :11/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1523, K. 2024/1687, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama