KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1731
- Karar no
- 2024/2042
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 23/03/2022
- Numarası
- 2021/253 E. - 2022/95 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2022 tarih ve 2021/253 E. - 2022/95 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markanın bulunduğunu, dava konusu 2019/126421 sayılı "...+şekil" ibareli başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa başvuruya konu markanın, müvekkili markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu ve aynı malları içerdiğini, markaların aynı tüketici kitlesine hitap edeceği, aynı alanlarda piyasaya sunulacağı göz önünde bulundurulduğunda, karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz hale geldiğini, "..." markasının, müvekkili ile özdeşleştiğini,
sıklıkla müvekkili markası ile karşılaşan ve kaliteli üretimlerine güvenerek bu markayı tercih eden tüketicilerin, başvuru markasını doğrudan müvekkiline ait markaların serisi zannedeceğini, bu suretle de müvekkilinin menfaatlerinin zarar göreceğini, müvekkili şirketin üretim tesislerinin bulunduğu Burhaniye’de yaşayan ...'ın, ... markasının tanınırlığından haksız bir şekilde yararlanmayı amaçlayan kötü niyetli bir kişi olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-5775 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davada husumet yönünden eksiklik olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafından Kuruma yapılan itiraz aşamasında kötü niyete yönelik bir itirazda bulunulmadığından, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun yayımına itiraz sebebi olarak salt SMK m.6/1 hükmünün gerekçe yapıldığı, davalı şahsın kötü niyetli olduğuna ilişkin SMK m.6/9 hükmünün itiraz sebebi yapılmadığı, bu nedenle marka işlem dosyasında itiraz sebebi yapılmayan kötü niyet iddiasının, YİDK kararının iptali istemli işbu davada ileri sürülemeyeceği, davacı vekilinin kötü niyet itirazının YİDK kararının neticesini etkilemeyeceği, bu nedenle davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığı, dava konusu 2019/126421 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan "Zeytin, zeytin ezmeleri.
Yenilebilir bitkisel yağlar." malları ile davacının itirazına mesnet 2003/16530 sayılı marka kapsamında yer alan "Zeytinler.
Yenilebilir sıvı ve katı yağlar." mallarının aynı/aynı tür olduğu, "..." ve "..." esas unsurlu markaların ilk üç ve son üç harflerinin birebir aynı bulunduğu ve aynı sıralama ile dizildikleri, dava konusu markanın "..." olarak, mesnet markanın "..." olarak telaffuz edileceği, ortalama tüketici kesiminin; markaların başlangıç kısımlarına, sonraki kısımlarına nazaran daha çok dikkat ettiği, markalar arasında aynı harflerin aynı dizilimle sıralanmaları nedeniyle markaların genel görünümleri itibariyle müşterek harf ortaklığından kaynaklı olarak görsel ve işitsel anlamda benzerlik bulunduğu,
markaların ortalarında bulunan ve birbirlerinden farklı olan "İ" ve "TE" harflerinin; markaları birbirinden uzaklaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-5775 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, mahkeme kararının aksine Kuruma itiraz aşamasında ileri sürülen ve mesnet olduğu iddia edilen davacı markası ile başvuru konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, mahkemece, yapılan bütüncül değerlendirmenin hatalı olduğunu, başvuru konusu “...” ibaresinin anlamsal, görsel ve işitsel olarak ilgili markanın tüketici nezdinde bütünüyle bıraktığı izlenim yönünden davacıya ait markadan farklı bulunduğunu, taraf markaların ilgili tüketici nezdinde birbirinin serisi olarak algılanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, ...'ın marka tescil başvurusuna davacı Şirket tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İşbu davada, YİDK kararının iptali talep edildiğine ve sonuç itibariyle başvuruya yapılan itirazın reddine ilişkin kararın yanlış olduğu ileri sürüldüğüne göre, bu YİDK kararının tarafı bulunan ve marka başvurusunu yapan kişinin de işbu davada hakları etkilenecektir. Bu durumda TÜRKPATENT ile marka başvurusunu yapan kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan, anılan kişinin de işbu davada davalı safında yer alması, sunması halinde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm delillerin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça, dava dilekçesinde yalnızca ... davalı olarak gösterilmiş, ilk derece mahkemesinin 15.10.2021 tarihli tensip ara kararı ile dava dilekçesi içeriğinde HMK m.119/1-b bendi gereği zorunlu dava arkadaşı olarak davalı tarafta yer alması gereken ...'ın isim ve adres bilgilerinin eksik bulunduğunun tespitine, davacı vekiline bu eksikliğin giderilmesi için bir haftalık kesin süre verilmesine, eksikliğin süresinde giderilmesi durumunda davaya zorunlu dava arkadaşı olarak dahil edilmesi talep edilecek ...'ın UYAP üzerinde davalı sıfatı verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı).
Bu nedenle davacı tarafa, YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davada, zorunlu dava arkadaşı olarak bulunması gereken ...'a karşı, işbu dava ile birleştirilmek üzere başka bir dava açılması ve sonrasında da işbu dava ile birleştirilmesi yönünde kesin süre verilmesi, sonrasında da hasıl olacak duruma göre, dosyanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, dava dilekçesinde tarafın eksik gösterildiği ve bu eksikliğin de verilen süre içinde giderildiği gerekçesiyle usulünce taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1731, K. 2024/2042, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama