KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/179 - 2024/459
- Esas no
- 2022/179
- Karar no
- 2024/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2021
- Numarası
- 2019/349 E. - 2021/376 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2019/349 E. - 2021/376 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının, 2018/39353 sayılı ve "..." ibareli markayı 06, 07, 08 ve 35. sınıflarda tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, marka başvurusunun 301 sayılı bültende kısmi olarak yayınlandığını; müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yayıma itiraz ettiklerini, buna yönelik itiraz henüz
sonuçlanmadan davalının kısmi yayın kararına yaptığı itirazın kısmen kabul edilmesi üzerine marka kapsamına iade edilen
emtiaların 310 sayılı bültende yayımlandığını, bu yayıma karşı da itiraz ettiklerini; ilk itirazlarının Markalar
Dairesi Başkanlığı’nın 19.02.2019 tarih ve 2019-OE-74986 sayılı karar ile kısmen kabul edildiğini ve dava konusu
marka başvurusu kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, bültende
yayımlanan emtialara karşı itirazlarının ise Markalar Dairesi Başkanlığı'nın aynı tarih ve 2019-OE-74990 sayılı
kararı ile reddedildiğini; her iki karara karşı itirazlarının YİDK’nın 2019-M-5429 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davalının “...” ibaresi ile müvekkili şirket adına tescilli olan “...”
markaları arasında ayniyet olduğunu; markaların benzer olduğunun TÜRKPATENT tarafından da kabul
edilerek marka kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, "
..." ibaresinin tanınmış marka olarak TÜRKPATENT nezdinde tescil edildiğini ve bunun
müvekkilinin çatı markasını oluşturduğunu; müvekkile ait marka ve dava konusu marka arasındaki
benzerlik değerlendirmesinin “...” ibaresinin ayrı tutulması suretiyle “...” ibareli markanın başvurusu kapsamında bulunan tüm emtialar yönünden benzer olduğunun kabulü
gerektiğini, davalı şirketin faaliyet alanının elektronikle ilgili olduğunu, "..." ibaresinin tescili halinde,
elektronik alanında tanınmış olan müvekkiline ait ... ibareli marka ile iltibasa sebep olacağını ve
müvekkilinin tanınmış ... ibareli markasının ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, bu nedenle bu
markanın tümden hükümsüz kılınması gerektiğini,
markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden sınıfsal
olarak da benzerlik bulunduğunu; davalının bu başvurusunun, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız rekabet ile yarar elde etmeye yönelik olduğunu, taraf markaları arasında iltibasın mevcut olduğunu,
müvekkiline ait ... markasının cep telefonu emtiasında kullanıldığını,
gerek tanıtım gerekse kalite sembolü ve Türk mühendislerin tasarımı olması sebebiyle büyük ilgi gördüğünü, davalı şirketin de bir bilişim firması olduğunu ve "..." ibareli markayı 06, 07, 08 ve
35. sınıflarda kullanacağını, böylece haksız kazanç sağlayacağını; öte yandan, müvekkilinin tanınmış
markalarından birisinin itibarının erozyona uğramasının, müvekkiline ciddi zararlar verebileceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, başvurunun TTK bağlamında, haksız rekabet hukukuna göre de iltibasa mahal verdiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-5429 sayılı kararının iptalini; davalı şirket adına yapılan tescil
başvurusu doğrultusunda tescil işlemleri devam eden “...” ibareli markanın iptalini, dava sürecinde
tescili halinde hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden,
davalının "... +şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ve diğer "..." ibareli tescilli markaları arasında başvuru markasının kapsamında kalan emtialar açısından görsel ve işitsel benzerlik oluşsa da taraf markaları arasında mal ve hizmet benzerliği oluşmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleşmediği; davalının marka başvurusu dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen "..." markasından "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanmadığı;
dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı veya haksız rekabet oluştuğu iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, emtia benzerliği değerlendirilmesinde markaların ayniyet derecesinde benzerliğinin gözetilmediğini, taraf markalarında yer alan emtiaların aynı tür olmasalar da birbirleri ile ilişkili benzer olduklarını, bilirkişi heyetinde müvekkilini faaliyet gösterdiği sektörde uzman kişi yer almadığından emtia benzerliğinin ortaya çıkarılamadığını, SMK'nın 6/1 şartlarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığının iltibas ihtimalini artıracağını, müvekkili markasının "cep telefonu" malları yönünden tanınmış olduğunun tespitine rağmen SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğunu,
müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak isteyen davalının başvuruyu kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerliğinin, davacının itirazı üzerine elektrik-elektronik ve metalürji mühendisinin eklendiği heyetçe yeniden incelendiği, düzenlenen ek raporda emtia benzerliğinin gerçekleşmediğinin bildirildiği, öte yandan, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağının ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/179, K. 2024/459, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama