KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1807
- Karar no
- 2024/2063
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2021
- Numarası
- 2020/344 E. - 2021/355 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2020/344 E. - 2021/355 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılında Çin'de kurulduktan sonra dünya çapında uzun süredir kullanageldiği "..." markasının Türkiye'de de tescili için TÜRKPATENT'e başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun davalı firmanın 2016/68281 sayılı "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz neticesinde 09. sınıf mallar yönünden kısmen reddedildiğini, oysa markalarda ortak olan "..." ibaresinin, davacının markasının kısmen reddedildiği 09. sınıfta yer alan emtialar açısından ayırt edici bir ibare olmadığını,
zira bu ibarenin Türkçe'de "döngü" anlamına geldiğini ve yazılım sektöründe "döngü oluşturma işine verilen genel isim" anlamında kullanılan genel bir terim olduğunu, kaldı ki davacının markasında bu ibarenin "..." tamlaması içinde geçtiğini, markalarda ortak olarak "..." ibaresinin kullanılmasının markaların "benzer marka" olarak nitelendirilmesi için yeterli bir yakınlaşma olmadığını, tarafların hitap ettiği tüketici kesiminin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının markasının kullanılmadığını ve bu yüzden iptalinin gerektiğini,
davacının somut olaya benzer "..." ibareli marka başvurusuna davalının itirazının YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın somut olaya emsal nitelikte bir karar olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-7543 sayılı kararının iptaline ve davacının 2019/83886 sayılı marka tescil başvurusunun kapsamından davalının itirazı üzerine çıkartılan emtialar açısından markanın tescil işlemlerinin devamına ve davalının 2016/68281 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, davanın açıldığı 30.10.2020 tarihinden önce, 27.10.2020 tarihinde dava konusu edilen markayı devraldığını, taraf markaları karşılaştırıldığında, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik olduğunun görüleceğini, bu benzerliğin de markaların karıştırılma ihtimalini doğurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı aleyhine 2016/68281 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptali davası açılmış ise de; anılan markanın 29/03/2017 tarihinde sicile kayıt edildiği, kullanma şartı için 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı, diğer yönden dosyaya yansıtılan delillerden dava açılmadan önce 27/10/2020 tarihinde dava konusu marka başkasına devir edildiğinden husumet şartı eksikliği de görülerek dava şartı açısından bu davanın asıl dosyadan tefrik edilerek ayrı esasa kayıt edilmesine,
ayrı esas üzerinden (2021/111) 2016/68281 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptali davasının dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verildiği, YİDK'nın dava konusu edilen 2020-M-7543 sayılı kararının iptaline ilişkin yapılan değerlendirmede, davacının "Şekil+..." ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "...+şekil'' ibareli markası arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri veya hedef tüketici kitlesi nazarında iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-7543 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları karşılaştırıldığında markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik olduğunun görüleceğini, bu benzerliğin de markaların karıştırılma ihtimalini doğurduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde sektör uzmanlarının da yer aldığı bilirkişi heyet incelemesi ile "..." ibaresinin dava konusu 09. sınıf mallarda çok yaygın kullanılan, anlamı herkesçe bilinen, yerleşmiş, yaygın ve genel bir anlamı bulunan "döngü" anlamında zayıf bir ibare olduğunun tespit edildiği, hatta raporda "döngü" çeşitlerinin dahi bildirildiği,
buna göre davacının "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davalı firmanın "..." ibareli markası arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, davacının marka tescil başvurusu ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1807, K. 2024/2063, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama