KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1812
- Karar no
- 2024/2008
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2022
- Numarası
- 2021/102 E. - 2022/125 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2022 tarih ve 2021/102 E. - 2022/125 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2019/123332 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna, davalı Şirketin 2014/137634 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek,
başvurunun 5. sınıf malların tümü ve 31 ile 35 sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, reddedilen mal ve hizmetlerin tüketicinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, 2021-M-839 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının "şekil+... " ibareli marka başvurusu ile davalı Şirkete ait 2014/37634 sayılı " ..." ibareli tescilli markası arasında başvuru kapsamından çıkartılan 5. ve 31. sınıftaki mallar ile 35 sınıftaki hizmetler açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında .../... ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak yer aldığı,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "şekil+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
başvuru kapsamından çıkarılan bu mallar/hizmetler açısından işaret ve sesçil benzerliği nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği , yine benzerlik nedeniyle taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu; gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun redde mesnet markadan tamamen farklı renk, şekil ve tertip tarzıyla oluşturulduğunu, bütünü itibariyle bıraktığı intibanın redde mesnet markadan farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, işlem dosyasının incelenmesinden davacının dava konusu başvurusuna davalı Şirketin itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından, başvurunun tescil edilmek istendiği 5, 31 (7 alt grupta yer alan mallar hariç) mallar ve 35. sınıfın 1-2-3-4 alt gruplarında yer alan hizmetler ile 5. alt grupta 5, 31 (7 alt grupta yer alan mallar hariç) malların satışına özgü hizmetlerinin çıkarıldığı,
dava konusu başvuru sahibi davacının bu karara karşı itirazının ise dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak davalı Kurumun resmi internet sitesinde yapılan araştırmada dava konusu başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca başvuru kapsamından çıkarılan 35. sınıfın 1-2-3-4 alt gruplarında yer alan hizmetler yönünden tescil edildiği anlaşılmakla, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, somut olay bakımından uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin 5, 31 (7 alt grupta yer alan mallar hariç) mallar ile bu malların satışına özgü 35/5 sınıf hizmetler olduğu kabul edilerek inceleme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
bahsi geçen mal ve hizmetlerin redde mesnet 2014/37634 marka kapsamında yer alan 5 ve 31 sınıf mallarla aynı ve benzer bulunduğu gibi "..." ibareli başvuru ile redde mesnet markayı oluşturan "..." ibaresi arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asıl unsur olarak yer aldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1812, K. 2024/2008, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama