KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2022/186
- Karar no
- 2024/430
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2021
- Numarası
- 2020/168 E. - 2021/377 K.
- Davacı
- ...
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- 1-Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet Tespit, Men, Ref, Alan Adı İptali
Karar Metni
1.463 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
2-2018/19930, 2017/97155 ve 2019/22339 sayılı Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/168 E. - 2021/377 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin tanınmış
ve bilinen “...” markasını ilk kez
ihdas eden ve kullanan gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkil şirket adına tescilli “...” ibareli ve “...”
esas unsurlu birçok marka (2003 15775, 2011 97349, 2013 93209, 145481, 2000 06784, 2000 06785,2007 11886, 2011 97364, 2013 49355, 2016 19371, 2017 58457, 2020 02728, 2016/81311, 2011/97582) bulunduğunu, müvekkilinin ... ...A.Ş. ticaret unvanının da 31.07.1991’den beri tescilli olduğunu, yine https://www...com.tr alan adının 05.06.1998’den beri sahibi olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilinin tanınmışlığından
yararlanmak kastı ile müvekkili markasının birebir aynısını web sitesinde, ürünlerinde, basılı
evraklarında kullandığını, davalı tarafın müvekkili şirket markaları ile iltibas yaratacak
şekilde aynı/benzer sınıf olan 35. sınıfta “...” esas unsurlu marka tescil belgeleri
aldığını, ancak bu markaları olduğu gibi kullanmadığını, davalının müvekkili markasının
aynısını birebir ürün üzerinde kullandığını, davalının www...com,
www...com, www...net alan adlarını haksız ve hukuka aykırı şekilde alarak bu alan adları ve içeriklerinde müvekkili şirket markasını haksız olarak kullanmasının
müvekkilinin tescilli marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, haksız
rekabet yarattığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak tescil ettirdiği 2018/ 19930 sayılı
“...” ibareli, 2017/97155 sayılı “...” ibareli,
2019/22339 sayılı “...” ibareli markaları tescil edildiği gibi ve
tescilli sınıflarında kullanmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında bağ olduğu algısıyla iltibasa
sebebiyeti verdiğini, davalının markayı
devir yoluyla almasının huzurdaki dava açısından önemi bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen üç internet sitesinin
de davalı adına kayıtlı olduğuna dair whois kayıtları bulunduğunu ileri sürerek, davalı kullanımının
marka hakkına ve tescilli ticaret unvanına tecavüz ettiğinin, haksız rekabet oluşturduğunun
tespitine, tecavüzün men ve ref’ine, davalı tarafın markayı kullanmasının durdurulmasınına, engellenmesine, ürünlere el konulmasına, toplatılmasına ve imhasına, www...com, www...com, www...net alan adlarına erişimin engellenmesine ve alan adlarının terkinine, davalı tarafça haksızca tescil edilmiş ve tescil edildiği gibi de kullanılmayan 2017/97155 tescil sayılı “... +şekil”, 2018 19930 tescil sayılı “... ...”, 2019 22339 tescil sayılı “... ...” markalarının hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2019/22339, 2018/19930,
2017/97155, 2020/05813 sayılı markaların 11.12.2019 tarihinde dava dışı ... SAN TİC. LTD. ŞTİ.’den noter huzurunda devir
alındığını, www...com alan adlı sitenin kendisine ait
olmadığını, www...com, www...net, www...org
sitelerinin kendisine ait olduğunu ancak davacının iddiası gibi markanın
kötüye kullanımının söz konusu olmadığını, kendi adına kayıtlı markaların 11 ve 35.
sınıflarda tescilli olduğunu, markalarının tescile uygun kullanıldığını, “... ...” adlı su arıtma
cihazlarının satışı ve reklamının yapılırken davacı şirketle bir ortalık veya davacıya ait bir
ürün olduğunun belirtilmediğini, davacı tarafın iltibas ve haksız rekabet iddialarının gerçek dışı olduğunu,
davanın kötü niyetli olarak açıldığını, kullanılan resim ve logoların davacıya ait marka ile hiçbir şekilde benzer
olmadığını, internet sitesindeki kullanımların tamamen kendisi tarafından hazırlanan tasarım
ve logolar olduğunu, kendisine ait markayı su arıtma cihazı üretimi ve satışında kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafın davalıdan çok önce "..." ibareli tescilli markaları ve ... klavuz unsurlu ticaret ünvanına sahip olduğu, davalı tarafın markasal ve ticari kullanımlarının asli unsurunun " ..." ibaresi olduğu, davalının kullanımlarına konu 11. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin, davacı markalarında aynen yer almakta olduğu, davalının marka kullanımlarının davacıya ait 2003/15775, 2011/97349 ve 2013/93209 sayılı markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
davalının, web sitesinde ve ürünler üzerinde “...” ibaresini kullanmasının haricinde, www...com ve www...net şeklinde alan adı olarak da “...” ibaresini kullandığını, davacının tescilli markaları ile davalının hem alan adı olarak hem de alan adı içeriğinde ve ürünler üzerindeki “...” ibareli kullanımının benzer olduğu,
davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarında yer alan aynı/aynı tür emtialar üzerinde gerçekleştiği gözetildiğinde, davalının kullanımının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, taraf marklarının emtia benzerliği şartının oluştuğu, davacının "..." ibareli 11 ve 35. sınıfta 2013/ 93209,2003/ 15775 ve 2011/ 97349 sayılı tescilli markaları ile davalının hükümsüzlüğe konu 2018/19930 ve 2019/22339 tescil sayılı ... adlı markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,
sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve iltibas oluştuğundan davalının 2018/19930 ve 2019/22339 tescil sayılı ... markaları açısından 6769 sayılı SMK 6/1 ve 25.nci maddesi kapsamında hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, bilirkişi raporunda davalının hükümsüzlüğe konu 2017/97155 sayılı markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu,
dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin okunmayacak derecede küçük bir punto ile yazıldığı ve markada yer alan diğer unsurlara nazaran fark edilmeyecek oranda küçük bir boyut ile oluşturulduğu belirtilmiş ise de, davacının "..." ibareli SMK 6/5 anlamında bilgisayar ve sair dijital ürünlerde tanınmış markası olup davalının 2017/97155 sayılı markasında, davacıya ait tanınmış "..." markasındaki ibareye yaklaşma-yanaşma çabası gösterdiği,
SMK 6/5 ve 25/1 maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da oluştuğu, davacı tarafın marka tecavüzü ve haksız rekabet ile hükümsüzlük talebi açısından SMK 6/9 maddesi anlamında davalının kötüniyeti kanıtlanmasa da bunun sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının tescilli "..." ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, davalı tarafa ait www...com, www...com ve www...net alan adlarının terkin edilmesine, davalıya ait 2018/19930, 2017/97155 ve 2019/22339 tescil sayılı markaların ayrı ayrı hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili davaya konu 2018/19930, 2017/97155, 2019/22339 sayılı markaları 11.12.2019 tarihinde devraldığını, yine davaya konu www...com, www...com ve www....net alan adları ...
A.Ş. isimli firma tarafından tescil edildiğini, müvekkilinin bu alan adlarıyla herhangi bir ilgisinin olmadığını, bu siteleri hiç kullanmadığını, www...com ve www....org alan adlarının herhangi bir web sitesi yayını ve ticari faaliyetinin bulunmadığını, tescilli markaların davacının markasından farklı olduğu,
davacının ürettiği-sattığı herhangi bir su arıtma cihazı da olmadığını, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının bilgisayar sektöründe faaliyet gösterdiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin dikkate alınmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının tanınmışlığından yararlanma gayreti içerisinde bulunmadığını, haksız rekabetin oluşmadığını, markalarının hukuka uygun olarak kullanıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet Tespit, Men, Ref, Alan Adı İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait 2018/ 19930 sayılı
“...” ibareli, 2017/97155 sayılı “...” ibareli,
2019/22339 sayılı “...” ibareli sayılı markaların kapsamlarının davacıya ait "..." ibareli marka kapsamları ile aynı/benzer oldukları, diğer yandan davacıya ait "..." asli unsurlu marka işaretleri ile davalıya ait 2018/ 19930 sayılı
“...” ibareli, 2017/97155 sayılı “...” ibareli,
2019/22339 sayılı “...” ibareli markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunduğu, SMK'nın m.155 hükmü uyarınca davalıya ait markaların önceki tarihli davacı markaları nezdinde savunma gerekçesi olamayacağı, davalıya ait marka kullanımlarının, davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiği, bu durumda mahkemece davalıya ait olduğu somut delillerle tespit edilen alan adlarının tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek terkinine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
davacı markalarının tescil kapsamları esas olduğundan, davacının su arıtma cihazı üretmemesinin sonuca etkili olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesinin, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceği, bu nedenle davalının bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Davalı vekili tarafından, istinaf dilekçesi ile aynı zamanda ilk derece mahkemesince verilen 22/01/2021 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın kaldırılması talep edilmiş olup, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı tarafça davasının haklılığının ispatlandığı, bu nedenle davalı vekilinin talebinin yerinde bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/186, K. 2024/430, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama