İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1905 K.2025/27

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/05/2022 tarih ve 2020/129 E. - 2022/137 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2022/1905Karar2025/27Tarih16 Ocak 2025Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Ocak 2025
Esas no
2022/1905
Karar no
2025/27
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
20/05/2022
Numarası
2020/129 E. - 2022/137 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/05/2022 tarih ve 2020/129 E. - 2022/137 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin Ankara-Ulus'ta ... adlı eğlence merkezinin ortağı bulunduğunu, davalı tarafın ise ses ve saz sanatçısı olduğunu, davalıyla tanışıklığı olan müvekkilinin 2016 yılı Ocak ayı başında davalı ile kendi gazinosunda program yapması konusunda görüşme yaptığını, davalıyla anlaşmaya varınca 05.01.2016 tarihli sözleşmeyi tarafların birlikte teati ederek imzaladıklarını, bu sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmenin süresinin 7 yıl olarak belirlendiğini, yine sözleşmenin 4.4 maddesine göre davalının,

müvekkiline devrettiği haklarla ilgili olarak sözleşmenin imzalanmasını müteakiben 7 gün içinde müvekkiline noterden vekaletname verme yükümlülüğünde olduğunu, davalı tarafın sözleşmeyle yükümlendiği vekaletnameyi bugüne kadar müvekkiline vermediğini, sözleşmenin 4.2 maddesinde davalının, müvekkilinin izni olmaksızın 3. kişi ve kuruluşlarla görüşemeyeceği ve/veya mukavele yapamayacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden daha 1 yıl dahi geçmeden 25.12.2016 tarihinde davalının hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ve müvekkilinin iznini almadan müvekkilinin ortağı olduğu gazinodan ayrıldığını,

bir gün sonra 26.12.2016 tarihinde Ankara-Maltepe'de bulunan "..." adlı gazinoda program yapmaya başladığını, bir süre burada program yapan davalının, müvekkilinin haricen öğrendiğine göre son zamanlarda da Ankara-Esat'ta bulunan ... adlı eğlence merkezinde program yapmakta olduğunu, yine sözleşmenin 5.2 maddesinde davalının sözleşmeye uymaması halinde müvekkiline 20.000-ABD Doları cezai şart ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, davalı tarafın sözleşmeye uymadığı için bu cezai şartın TL karşılığının Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5697 sayılı dosyası ile takibe konulduğunu,

davalının vekili aracılığıyla bu takibe itirazda bulunarak takibin durdurulmasına sebep olduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5697 sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin bir dönem dava dilekçesinde belirtilen eğlence merkezinde ses ve saz sanatçısı olarak çalıştığını, müvekkilinin ücret anlaşmazlığı, ödeme problemleri ve gece çalışmasının zorluğu nedeniyle ve iş değiştirme sebebiyle iş yerinde çalışmayı sonlandırdığını, müvekkilinin bu işyerinden ayrıldıktan sonra ailesine ait ses sistemleri üzerine faaliyet gösteren işletmede çalışmaya başladığını, halen de aynı yerde çalışmayı sürdürdüğünü, farklı bir yerde sanatçı olarak iş kapsamında çalışma yapmasının zaten söz konusu olmadığını,

kaldı ki geçerli bir sözleşme olsa dahi durumun kişinin çalışma hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin anılan iş yerinde çalışırken davacı ile tanışıklığı nedeniyle güven duyarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme ile aşırı yararlanma amacı güdüldüğünün açık olduğunu, müvekkilini iş yerinde çalışmaya zorlamak için kötü niyetle sözleşme evrakının sonradan doldurulduğunu, müvekkiline ilişkin davacının eser olarak ileri sürülebilecek herhangi bir eylemi olmadığını, davacının,

ortağı olduğu eğlence merkezinde çalışmaya zorlamak ve çalışmazsa müvekkilinin mesleki kariyerini bitirmek harici herhangi bir davranışta bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir konser, TV ve radyo yayınları, dizi, film, reklam filmi, turne ve düğün organizasyonları, basın toplantıları organize etmek gibi bir durumu olmadığını, bu nedenle ortada amaç, şekil ve ehliyet yönünden geçersiz bir sözleşme bulunduğunu, ayrıca davacı tarafın menajerlikle ilgili herhangi bir sertifika ve kurs belgesi bulunmadığını, son olarak cezai şart talep edilebilmesi için bir zararın doğmuş olmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalı yan, davaya konu sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığını savunduğundan 6100 sayılı HMK m.208 vd hükümler uyarınca davaya konu 05/01/2016 tarihli sözleşmede, davalı adına atılmış imzaların davalının elinden sadır olup olmadığı hususunda ön sorun olarak tahkikat yapıldığı, davalıya HMK m.211/1-a hükmü uyarınca ihtaratlı isticvap davetiyesi çıkartıldığı, davalının 04/09/2020 tarihli duruşmada beyanının alındığı, davalının salt sözleşmenin son sayfasındaki imzanın kendisine ait olduğunu, sözleşmenin ilk iki sayfasının altındaki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine,

mahkeme huzurunda davalının imza örnekleri alındığı, davalının, davaya konu sözleşmenin 3. sayfasındaki imzanın kendi elinden sadır olduğunu beyan etmesine rağmen, 14/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ikrarı ile çelişki oluşturacak şekilde, 3. sayfada yer alan imzanın da davalının elinden sadır olmadığına yönelik tespit bulunduğu, dolayısıyla bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, davalının mukayeseye mesnet imza örneklerinin toplandığı, akabinde toplanan tüm dokümanlar birlikte dosyanın imza incelemesi için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderildiği,

Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin talep ettiği hususların davalıya dikte ettirilmesi amacıyla 28/04/2021 tarihli duruşmada verilen ara karar ile davalıya ihtaratlı isticvap davetiyesi çıkartıldığı, söz konusu isticvap davetiyesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davalının tayin edilen gün ve saatte duruşmada hazır bulunmadığı, davalı yana çıkartılan ihtaratlı isticvap davetiyesine rağmen, davalı duruşmaya katılmadığından, davaya konu 05/01/2016 tarihli sözleşmenin ilk iki sayfasındaki imzanın da kendisinden sadır olduğu hususu kabul edilerek (HMK m.211/1-a) yargılamaya devam olunduğu,

davalı her ne kadar zamanaşımı def'inde bulunmuşsa da, davaya konu sözleşme tarihi ile icra takip tarihi arası arasında 6098 sayılı TBK m.146 hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı yan her ne kadar gabin ve irade bozukluğu vakıalarına dayanmış ise de bu savunmanın ispat edilemediği, taraflar arasında akdedilen 05/01/2016 tarihli sözleşme sonrası davalının, davacının ortağı olduğu Ankara'nın Ulus semtinde bulunan ...'nda ses ve saz sanatçısı olarak çalışmaya başladığı,

taraflar arasında akdedilen sözleşmede her ne kadar "sanatçının, menajere devretmiş olduğu haklarla ilgili olarak sözleşme akdini takip eden 7 gün içerisinde noterden tasdikli vekaletname vermeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiği" yönünde kayıt bulunsa da, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra davalının, söz konusu sözleşme şartını yerine getirecek şekilde davacıya devrettiği mali haklarla ilgili herhangi bir vekaletname vermediği, davacının, davalının bu olumsuz eylemine karşı herhangi bir hukuki takibatta bulunmadığı, nitekim davacı vekilinin 11/01/2018 tarihli replik dilekçesinde;

davalının 2016 yılının sonuna kadar dava dilekçesinde belirtilen işyerinde çalışmış olması, davacının şifahi beyanlarını yerine getirmesi nedeniyle davalıya ihtarname çekilmediğini beyan ettiği, ancak sözleşme şartı olarak düzenlenen ve menajerlik sözleşmesinin doğası gereği menajere devredilmesi gereken sanatçıya ait mali hakların, davalının fiili olarak davacının ortağı olduğu işyeri ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gereken bir işlem olmadığı,

zira menajere devredilen mali haklar sonrası, menajerin, sanatçı adına 3. kişilerle sanatçının yararına olacak şekilde sözleşmeler düzenleme yetkisi kazanacağı, ancak somut olayda, davacının, davalının 3. kişilerle davalının yararına olacak şekilde sözleşmeler akdetmek üzere davalıya ait mali hakların kendisine devredilmesini talep etmediği, davacının ortağı olduğu gazinoda davalının çalışmasını teminen davalı ile sözleşme akdettiği ve davalının işyerinden ayrılmasına kadar geçen süre içinde, davalıya, kendisine, üçüncü kişilerle sözleşme akdetmek üzere vekaletname vermesi hususunda herhangi bir ihtarda bulunmadığı,

nitekim, davacı vekilinin dava ve replik dilekçeleriyle de; müvekkilinin esasen gazino işletmecisi olduğunu, davalının müvekkiline ait gazinoda çalışması için davaya konu sözleşmenin akdedildiğini, davalının bu gazinodan ayrılması nedeniyle icra takibinin yapıldığını beyan ettiği, davacı vekilinin ileri sürdüğü maddi vakıalara ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davalının, davacıya ait ...

Gazinosu'nda işçi statüsünde çalışırken fiili olarak kurulan bu iş sözleşmesi ilişkisini feshederek davacıya ait işyerinden ayrıldığı, bu nedenle, davalının, davacının ortağı olduğu işyerinden ayrılmasından sonra, aslen davalı ile iş sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığı halde, davacı yanın, davalı ile aralarında akdettikleri 05/01/2016 tarihli sözleşmenin bu şartını ileri sürerek cezai şart isteminde bulunmasının 4721 sayılı TMK m.2 hükmü uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdedilen menajerlik sözleşmesine göre;

menajerin, sanatçı adına iş teklifleri almak, iş teklifleri vermek, bu işlerle ilgili olarak sözleşmeler düzenlemek ve bu sözleşmeleri imzalamak ve sözleşmenin 4.1 maddesinde sayılan diğer işleri ve organizasyonları yapmak hak ve yükümlülüğünde olduğu, menajerin tüm bu faaliyetleri gerçekleştirirken sanatçı ile birlikte hareket etmenin yanı sıra, sanatçının çıkarlarını daima ön planda tutacağı ve sanatçının imajına ve çalışma kurallarına aykırı organizasyon ve anlaşmalara katılmaktan kaçınacağı hususlarının kayıt altına alındığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre;

davacının, ortağı olduğu işyerinde, davalının ses ve saz sanatçısı olarak çalışmasını temin ederken, davalı sanatçı ile birlikte hareket etmesi ve davalı sanatçının çıkarlarını ön planda tutması gerektiği, davalının, davacının ortağı olduğu işyerinde ses ve saz sanatçısı olarak çalışma koşullarına ilişkin olarak, davacının, davalı sanatçı ile birlikte hareket ettiği, bu kapsamda çalışma saatlerinin ne zaman olacağı, davalının alacağı ücret miktarının ne kadar olacağı gibi hususlarda davalının çıkarlarını ön planda tutacak şekilde hareket ettiği hususunu ispatlayamadığı,

davacı tarafın, menajer olarak üzerine düşen asli edim yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamaması nedeniyle davalı yanın, davacının ortağı olduğu işyerinden ayrılması eylemi, davacı ile yapmış olduğu sözleşmenin eylemli olarak feshi mahiyetinde olup, davacı tarafın, menajerlik sözleşmesinden kaynaklı asli edim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, davalı yanın bu fesih beyanı, haklı nedenle fesih mahiyetinde olduğu,

davacı taraf, davalı ile akdettiği sözleşmeden kaynaklı olarak cezai şart talep edemeyeceği, davalı vekili her ne kadar davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürmüşse de, davacı tarafın açılan davayı ispatlayamadığından davasının reddine karar verildiği, davalının kendisine borcu olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde icra takibi yaptığı ve itiraz üzerine takibin durması üzerine kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığına ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, mahkemenin sözleşme gereğince davalının müvekkiline noterden vekaletname vermesi gerekirken vermediğini ve davalının sadece müvekkilinin işletmeciliğini yaptığı gazinoda çalışmasını temin için bu sözleşmenin yapıldığını belirttiğini, sözleşmede davalının müvekkiline vekaletname verme yükümlülüğü varken buna uymamasının, sözleşmeye aykırı hareket edildiğini gösterdiğini, bu hususta müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, 11.01.2018 tarihli dilekçelerinde açıklandığı üzere davalının,

sözleşmenin imzalanmasından itibaren hemen hemen her gün müvekkili ile birlikte olduğundan ve keza İstanbul ya da farklı şehirlerde programlara da davalıyı müvekkili bizzat götürdüğünden, vekaletnameye ihtiyaç olmadığını, müvekkilinin de iyiniyetli olarak bu konuda ısrarcı davranmadığını, gerekçeli kararda belirtildiği ve kendilerinin de ifade ettikleri üzere müvekkilinin asıl işinin gazino işletmeciliği olduğunu, ancak müvekkilinin geniş bir çevresi bulunduğunu, TV programlarında ve çeşitli organizasyonlarda da müvekkilinin davalıya sanatını icra etmesi,

kendisini geliştirmesi ve tanınırlığını artırması konusunda oldukça yararı dokunduğunu, mahkeme kararının tam aksine davalının, müvekkilinin gazinosunda işçi statüsünde çalışmadığını ve bu şekilde bir iş sözleşmesi kurulmadığını, müvekkilinin, ses ve saz sanatçısı olarak davalının menajerliğini üstlendiğini ve ona hem kendi gazinosunda program yaptırdığını hem de birçok organizasyona katılımını sağladığını, bu şekilde davalıyı tanınır bir sanatçı haline getirdiğini, dolayısıyla müvekkilinin, davalı ile yaptığı sözleşme gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini,

davalının ise daha 1 yıl bile dolmadan ve müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın 3. kişi ve kuruluşlarla görüştüğünü, başka gazinolarla mukavele yaptığını ve sanatını birçok yerde icra ettiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, yine sözleşmenin 4.4 maddesinde, sözleşmeyi takip eden 7 gün içinde sanatçı tarafından menajere noterden vekaletname verileceğinin hüküm altına alındığını ancak davalı tarafça müvekkiline bu vekaletnamenin verilmediğini, bu durumun da ayrı bir sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin gazinosunda program yapan davalının,

hiçbir bildirimde bulunmadan ve haber dahi vermeksizin müvekkilinin gazinosunu terk ettiğini ve başka gazinolarda program yapmaya başladığını, sözleşmenin 5.2 maddesinde sanatçının, sözleşmedeki taahhütlerinden herhangi birini ihlal ettiğinde menajere cezai şart ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, sözleşmedeki tüm taahhütlerini ihlal eden davalıdan, cezai şart talep etmelerinin hakkın kötüye kullanımı olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki sözleşmede hüküm altına alınan cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının, davacıya ait gazinoda işçi statüsünde çalışırken fiili olarak kurulan bu iş sözleşmesi ilişkisini feshederek davacıya ait işyerinden ayrıldığı, bu nedenle, davalının, davacının ortağı olduğu işyerinden ayrılmasından sonra,

aslen davalı ile iş sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığı halde, davacının davalı ile aralarında akdettikleri sözleşmeye dayanarak cezai şart talep ettiği, bu talebin TMK'nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı tarafın, menajer olarak üzerine düşen asli edim yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamadığı, davalının, davacının ortağı olduğu işyerinden ayrılması eyleminin, davacı ile yaptığı sözleşmenin eylemli olarak feshi mahiyetinde olduğu, davacı tarafın, menajerlik sözleşmesinden kaynaklanan asli edim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden,

davalının feshinin haklı bulunduğu ve davacının cezai şart talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 1.277,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 662,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1905, K. 2025/27, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/01/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1905
Karar No
2025/27
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1907 K.2024/2154
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1908 K.2024/2165
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1909 K.2024/2164
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1910 K.2025/39
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1911 K.2024/2163
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1912 K.2025/42

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.