KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1908 - 2024/2165
- Esas no
- 2022/1908
- Karar no
- 2024/2165
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2022
- Numarası
- 2021/130 E. - 2022/59 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2022 tarih ve 2021/130 E. - 2022/59 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin. davalı şirketin 2020/66692 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "Hızlı Gelsin", "...", "... Kargo" ve "KLYGLSN" ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itiraz sonucu başvuru diğer davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak 39. sınıf bir takım hizmetlerde reddedilmiş ise de, başvurunun tümden reddinin gerektiğini, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, tüketicilerin "..." ve "..." ibarelerinin aynı olduğunu düşüneceğini, müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan. "39. Sınıf: Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.
Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri."nin, davacıya ait 2018/77764, 2018/77761, 2018/44441, 2019/68328 sayılı markaların kapsamında bulunduğu, bu nedenle söz konusu hizmetler bakımından dava konusu marka ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında emtia ayniyetinin sağlandığı; taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; davacıya ait 2019/68328 sayılı "şekil+Hızlı Gelsin" ibareli marka ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak herhangi bir benzerliğin bulunmadığı,
davacıya ait diğer markalar ile dava konusu marka arasındaki müşterek unsurun "..." ve bu kelimeden sesli harflerin çıkartılmasıyla elde edilmiş "kly" kelimesine ilişkin olduğu, ancak salt "..." ibaresinin ne davacı markalarının ne de davalı şirket markasının tek başına esaslı unsuru olduğunun söylenemeyeceği, esasen bu ibarenin "sıfat" niteliğini haiz, davaya konu hizmetler bakımından tek başına ayırt ediciliği bulunmayan ve herkes tarafından kullanılan bir kelime olduğu, markaların ayırt edici unsurlarının bir bütün halinde ilgili tüketici kesiminde algılandığı,
dava konusu markanın genel görünümü itibariyle davacıya ait markalardan farklı renk ve şekil unsurları içerdiği, aynı zamanda kelime unsurlarının bir bütün halinde oluşturduğu çağrışımın davacı markalarından farklı olduğu, bu hale göre;
daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin daha sonra davalı şirkete ait markayı gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı,
davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas ve emtia benzerliği bulunduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait markayı tescil ettirmeye çalıştığını, müvekkili markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markalarıyla davalı şirketin "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,
sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük olup, başvuruda kullanılan "..." ibaresi ve şekil unsuruyla dava konusu markanın yeterince farklılaştığı, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, öte yandan, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı gibi, taraf markaları benzer olmadığından,
tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1908, K. 2024/2165, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama