KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1973
- Karar no
- 2025/46
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2021
- Numarası
- 2020/226 E. - 2021/417 K.
- Davanın konusu
- Markanın Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/11/2021 tarih ve 2020/226 E. - 2021/417 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarını çok uzun süredir kullanmakta olduğunu, ürün içeriğini geliştirerek "... ..." şeklinde de piyasaya sürdüğünü, davalı yanın kötü niyetli olarak 2019/13651 sayılı ve "..." ibareli markayı tescil ettirdiğini, dava konusu markanın müvekkili markaları ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğu gibi yine aynı malları kapsadığını, markalardaki sair unsurların markaları farklılaştırmadığını, müvekkili markalarının herhangi bir etken maddeyi çağrıştırmadığını, dünya genelinde de tanınmış olduklarını, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu,
davalının müvekkilinin kullanım biçimini dahi taklit ettiğini ve müvekkilinin tanıtım görsellerini kullandığını ileri sürerek, 2019/13651 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tıbbi ve veterinerlik amaçlı ilaç üretmediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkili markası ile davacıya ait markanın farklı olduklarını, müvekkili markasının başlangıç kısmında “as” sesinin yer aldığını, ayrıca yine “o-u” harfleri açısından farklılaştıklarını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "İlaçlar" emtiaları arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu, sair davaya konu emtialar bakımından ise böyle bir benzerlik ilişkisinin bulunmadığı; her iki taraf markası da sekiz harften oluşmakta olup markalarda "..." harflerinin birebir aynı dizilime haiz olduğu, kelimeler arasındaki tek farkın, yine her iki markanın da dördüncü harfini oluşturan "U" ve "O" harfleri açısından oluşan farklılıktan ibaret olduğu,
bu ibarelerin görsel ve işitsel yüksek benzerliği karşısında dava konusu markadaki ön ses olan "as" sesinin, taraf markalarını birbirinden yeterince uzaklaştırmadığı, ancak, ortak unsurun mülkiyete konu edilemeyen ve herkesin ortak kullanımına açık kalması gereken bir INN (İnternational Nonproprietary Names) olması halinde bu ortak unsurun farmakolojik olarak ilacın ilintili olduğu etken maddeler ile ilişkisini gösterdiğinden tek başına iltibas oluşturması mümkün olmadığı gibi ilaç markalarında etken maddeden türetilen markaların da birbirlerinin varlığına rağmen tescil edilebilir oldukları, zira ilaç sektöründeki marka tercihi genel olarak,
ya ilacın etken maddesine ya da tedavisi hedeflenen hastalığa vurgu yapan jenerik işaretlerden oluşturulduğu, ancak somut olaydaki gibi ortak unsurun tıbbi nitelikte bir ibare ya da hastalık adına ilişkin vurgu yapan bir işaret olmadığı ya da sağlık sektörüne ilişkin terimsel bir kavrama işaret etmediği takdirde, ilgili tüketici kitlesinin niteliği yüksek olsa dahi iltibas ihtimalinin mevcut olma ihtimali bulunduğu,
dolayısıyla her ne kadar tüketici kitlesinin niteliği yükselmiş ise de "..." ve "..." şeklindeki taraf markalarının, hakim unsurları olan sözcükler açısından var olan güçlü seviyedeki benzerliğin, tüketicinin her iki markanın birbirinin serisi olarak algılamalarını kuvvetlendirebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, benzer mallar bakımından taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu;
davacı yanın sair emtialar bakımından SMK'nın 6/3. maddesi hükmü uyarınca lehine ek bir koruma sağlanması gerektiğini ispatlamadığı, davacı yanca tarafından "..." markalarının kullanımını gösterir çok sınırlı sayıda delile yer verilmiş ve ayrıca davacı markalarının uluslararası tescillerinden bahsedilmiş ise de iş bu delillerin davacı markalarının, tanınmış marka korumasından yararlanmasını sağlayacak yeterlilikte olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2019/13651 sayılı markanın "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;
zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın tüm mallar yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin takviye niteliğinde ürünler yaptığını, tüm emtiaların benzer olduğunu, müvekkili markanın tanınmış olduğunu, davalının müvekkili markasından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, davalı ürün ambalajının da benzer olduğunu, davalı markasının açıkça kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının farklı olduğunu, markaların bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı ürünlerinin reçete ile satıldığını, tüketicilerin dikkat seviyesinin yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının 95/003862 sayılı "..." markasının "İlaçlar" emtiasında tescilli bulunduğu, davalının 2019/13651 sayılı "..." markasının kapsamından 05/01. alt sınıftaki mallar başvuru aşamasında marka kapsamından çıkartılmış olup, davalı markasının 5. sınıftaki diğer mallar yönünden tescilli olduğu, davacı markasının esas unsurunun "...", davalının markasının esas unsurunun ise "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu,
her iki ibarenin de ilaç emtiasında bir etken madde veyahut tıbbi bir terim adı olmadığı, davacının "İlaçlar" emtiasının, davalının başvurusu kapsamındaki 5. sınıf "tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, anti bakteriyel el losyonları" emtiaları ile benzer bulunduğu,
dolayısıyla her ne kadar bilinçli alıcı çevresine hitap etseler dahi birbirine bu denli yakın ibarelerin, anılan mallarda dahi karıştırılacağı, diğer mallar yönünden ise emtia benzerliğinin gerçekleşmediği, öte yandan, davacının mesnet markasının tanınmışlığına dair kanaat edinilmediği gibi, başvurunun kötü niyetle yapıldığının da ispatlanmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1973, K. 2025/46, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama