KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2149 - 2025/257
- Esas no
- 2022/2149
- Karar no
- 2025/257
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2022
- Numarası
- 2021/336 E. - 2022/197 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Markanın Hükümsüzlüğü / Marka Hakkının İhlali /
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Ticaret Unvanının Korunması / Haksız Rekabet
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2022 tarih ve 2021/336 E. - 2022/197 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin tek ortağı olan ...’ün müvekkili şirkette daha önceden satış danışmanı olarak çalıştığını, müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra 01.10.2021 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin markası ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturacak şekilde ve müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği yerde kurulduğunu, davalı şirketin 2021/143473 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 25 ve 35. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, müvekkili şirketin 14.06.2005 tarihinde Altındağ/Ankara’da kurulduğunu,
müvekkilinin 2014/102237 numaralı 20 ve 35. sınıfta tescilli, 2015/42512 numaralı 25 ve 26. sınıflarda tescilli, 2015/95277 numaralı 24. sınıfta tescilli “...” ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu marka ve ticaret unvanının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, davalının ticaret unvanı ve marka başvurusundaki tek harf değişikliğinin markanın ayırt edici karakterini değiştirmediğini, davalının faaliyet gösterdiği alanın müvekkili şirket ile aynı olduğunu,
davalının kötüniyetli olarak müvekkiline ait “...” markasında neredeyse hiçbir değişiklik yapmadan son tek bir harfi farklı kullanarak müvekkilinin tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmaya çalıştığını, ortalama tüketicilerin davalı markasını müvekkili markalarından biri olarak algılayacağını, davalı eylemlerinin haksız rekabete yol açtığını, davalının “...” ibareli marka hakkına tecavüz sayılan fiilinin aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğunu,
davalının sosyal medyada aktif olarak “...” markasıyla paylaşımlarda bulunarak müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalıya ait “instagram.com/...” adresli hesaba erişimin engellenmesine, 2021/143473 başvuru numaralı “...” ibareli markanın müvekkiline ait markalar ile iltibas oluşturduğunun tespitine, 2021/143473 sayılı marka başvurusunun reddine, tescil işlemlerinin durdurulmasına, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresini kullanmaktan men edilmesine, “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, davalı kullanımlarından “...” kelimesinin silinmesine,
kararın kesinleşmesinden sonra gazetede ilanına, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davalıya ait 2021/143473 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescilli olmadığı, bu markanın hükümsüzlüğü isteminde dava tarihi itibariyle hukuki yarar bulunmadığı, davacının "@..." adresi ile ilgili dosyaya sunduğu görseller incelendiğinde, davalıya ait adresin kayıtlı olduğu, instagram ortamında "..." ibaresinin markasal olarak ve ticari etki doğuracak şekilde perde emtiasının tanıtımı için kullanıldığı, bilirkişi inceleme tarihi itibariyle bu instagram hesabının aktif olmadığının tespit edildiği,
davalının çeşitli perde ve perde aksesuarı satışı, ürün dikimi yaptığının tespit edildiği, bu emtianın, davacının 2014 102237 sayılı markası kapsamında yer alan “20. Sınıf: Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları.” emtiası ile, yine davacıya ait 2015 95777 sayılı marka kapsamında yer alan “24.
Sınıf: perdeler” emtiası ile benzer olduğu, davalının, markasal kullanımının “...” ve “...” ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında ise perde kelimesinin – sen hecesi ile birleştirildiği, “...” ibaresinin de davalının kullanımı gibi anlamı olan bir ibare olmadığı, aralarında ki tek farklılığın, son kısımlarında yer alan son harfin farklılığı olduğu, uzun kelime markalarında toplam 6 harf benzerliği ve benzer olarak nitelenen bu harflerin aynı şekilde sıralandığı gözetildiğinde, taraf marka ve markasal kullanımların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu,
davacı marka ve davalı markasal kullanımları arasında davaya konu ticari faaliyetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalının ticaret sicil gazetesinde yer alan 1 numaralı iştigal alanı, davacı markaları kapsamında yer alan 20, 24, 25 ve 26. Sınıf emtia ile ayniyet/benzerlik taşıdığı, davacının tescilli markalarının “...” ibaresinden oluştuğu, davalının ticaret unvanının ise ... SAN. VE TİC.
LTD. ŞTİ.’olduğu, davalının ticaret unvanının "ek” unsuru “...” ibaresi olup, davalının ticaret unvanı kapsamında yer alan “TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD.
ŞTİ.” ibareleri, herkesin kullanımına açık, ticaret unvanını diğer unvanlardan ayırt etmeye yaramayan ibareler olduğu, dolayısıyla değerlendirmenin, davalının ticaret unvanının ek unsurunu oluşturan “...” ibaresi ile davacının “...” ibareli markaları arasında yapılması gerektiği, "...” ve “...” ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal oluruk benzer olduğu,
davalının gerek "..." ibareli markasal kullanımları, gerekse ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin mevcudiyeti, davacının önceki tarihli markaları ve ticaret unvanı da bulunduğu nazara alındığında, davacının marka haklarını ihlal ve davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu, davalı eylemlerinin, aynı zamanda davacı aleyhine haksız rekabete de sebebiyet verdiği,
tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu ürünlerin niteliği, tarafların kusur oranları, sıfatları, tarafların işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının marka hakkı ihlali oluşturan eylemleri nedeniyle, 7.500,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu, davacı vekilinin 29/05/2022 tarihli dilekçesi ile ileri sürdüğü "https://www...." ibareli URL adresine erişimin engellenmesi isteminin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde bu URL adresine ilişkin olarak talepte bulunulmadığı,
iddianın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra bu URL adresi bakımından da erişimin engellenmesi talebinde bulunulduğu, bu hususa davalı yanın açık muvafakatinin bulunmadığı, davacı yanın bu hususta ıslah talebinde de bulunmadığı dikkate alınarak; söz konusu iddia dava konusu dışında tutulmuş ve herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2021/143473 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin usulden reddine, davalının 2021/143473 sayılı markası ile mal ve hizmet üretimi, pazarlaması, satış ve dağıtımı tanıtımı, reklamı yapılmaması,
tescil işlemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine, davalının, davacıya ait marka haklarını ihlal etmek suretiyle gerçekleştirdiği haksız rekabet fiillerinin önlenmesi için "https://www...." ibareli URL hesabına erişimin ihtiyati tedbir hükmü yolu engellenmesi isteminin reddine, ayrıca bu hesaba erişimin nihai olarak engellenmesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresini kullanmaktan men edilmesine, davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin sicilden terkin edilmesine, davalının ambalaj, matbua ve tabelasındaki "..." ibareli kelimelerin silinmesine,
7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde müvekkili adına kayıtlı markalar ile iltibas oluşturacak nitelikteki 2021/143473 başvuru numaralı "...'' ibareli marka başvurusunun başvurusu devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması durumunda SMKnın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edildiğini, dolayısıyla burada terditli bir talep söz konusu olup davanın devamı süresince marka tescil edilmediğinden iş bu talebimizin reddi yerine bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini,
davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesi ile davalının müvekkilinin marka haklarını ihlal etmek suretiyle gerçekleştirdiği haksız rekabet fiillerinin önlenmesi için https://www..../.../ URL hesabına erişimin engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve erişimin engellenmesinin talep edildiğini, ancak gerekçeli kararda bu URL hesabına erişimin engellenmesi isteminde hukuki yarar bulunmadığından bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verildiğini, halbuki iş bu instagram adresinin hiçbir zaman kapanmadığını, aynı ibare ile kullanılmaya devam edildiğini,
bu nedenle taleplerin kabulü yerine hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının oldukça az olduğunu, tüm taleplerin kabulü gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markası ile müvekkilinin markası arasında iştigal alanı farklılıkları bulunması nedeniyle tüketiciler açısından bir karışıklık söz konusu olmayacağını, hüküm kurulurken ortalama bir tüketicinin davacı markalı ürünleri ile davalı markalı ürünleri arasında aynı ya da benzer bir marka olduğu yönünde bir karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekirken bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, müvekkilinin kendine ait ciddi bir müşteri profili bulunup, başkaca bir markanın ünvanından yararlanma gereksinimi bulunmadığını,
davacının markasının zarar gördüğü ve manevi zarar uğradığı iddiasının da mesnetsiz olduğunu, davanın tamamen kötüniyetli olarak ikame edildiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme amacı gütmemesi temel şiar olup bu noktada davacının iddia ve taleplerine ilişkin gerekli araştırmalar yapılmadan, somut gerekçeler sunulmadan hüküm kurulması kabul edilemez ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkının ihlali, ticaret unvanının korunması, haksız rekabet istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davalıya ait 2021/143473 sayılı marka başvurusunun tescilli olmaması nedeniyle bu markanın hükümsüzlüğü istemini içeren talep yönünden dava tarihi itibariyle davacının hukuki yararının bulunmadığı, davalının "..." ibaresini markasal olarak ve ticari etki doğuracak şekilde perde emtiasının tanıtımı için kullanıldığı, çeşitli perde ve perde aksesuarı satışı, ürün dikimi yapıldığının tespit edildiği,
bu emtianın, davacının markalarının kapsamı ile benzer olduğu, tarafların tescile ve kullanıma konu ettikleri markaların esas unsurlarının “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, aralarında ki tek farklılığın, son kısımlarında yer alan son harfin farklılığı olduğu, benzer olarak nitelenen 6 harfin aynı şekilde sıralandığı gözetildiğinde, taraf marka ve markasal kullanımların görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, davalının ticaret unvanının ek unsurunu oluşturan “...” ibaresi ile davacının “...” ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal oluruk benzerlik olduğu,
sınai hak ihlaline ilişkin fiilin niteliği, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam, ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirilerek hükmolunun manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu, davacı vekilinin 29/05/2022 tarihli dilekçesi ile ileri sürdüğü "https://www..../..." ibareli URL adresine erişimin engellenmesi isteminin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2149, K. 2025/257, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama