KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/2198
- Karar no
- 2025/229
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2022
- Numarası
- 2021/288 E. - 2022/232 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2022 tarih ve 2021/288 E. - 2022/232 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/14819 sayılı "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalı yanın “...” markasına dayalı itirazı nedeniyle reddedildiğini, müvekkili markası ile davalı markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin üretici olduğunu, davalının ise 3. kişilere ait ürünlerin perakende satışını yaptığını, davalı markasının “...” şeklinde algılanacağını, “...” ibaresinin İngilizce evcil hayvan anlamına geldiğini, sektörel olarak yaygın kullanıldığını, bu nedenle tüketici nezdinde ayırt edici bir vasfı haiz olmadığını, “...” kelimesinin hayvanların tükettiği gıdalara yönelik kullanıldığını,
“e” ibaresinin ise “...” kelimesinin kısaltması olduğunu, davalının ... ortamda evcil hayvanlar için gıda satışı yaptığını, karşılaştırılan markalar arasında görsel, anlamsal ve işitsel benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu ileri sürerek, 2021-M-3192 sayılı YİDK kararının 05 ve 31.sınıf emtialar bakımından iptalini ve başvurunun tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin, davalı markasının esas unsuru olan “...” ibaresi içerisinde yer aldığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde aynı olarak algılandığını, davacı markasının bu haliyle, davalının markasına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu, redde mesnet markanın serisi ve devamı olarak algılanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, müvekkili markasının kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin Trendyol, Hepsiburada, ..., Çiçeksepeti gibi sitelerde satış yaptığını, tüketicilerin “...” ismiyle yaptırdıkları aramalarda müvekkili markalarının çıktığını, tüketicinin bu nedenle yanılgı yaşadığını, bunun üzerine Gölcük 1. Noterliği’nin 03295 yevmiye sayılı ihtarnamesi aracılığıyla davacı yana ihtarname gönderildiğini ayrıca Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/27139 sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu,
davacı yanın tercih ettiği ismin başlı başına müvekkili markalarının tanınırlığından yararlanma amacı taşıdığını, markaların birbirlerinin serisi gibi algılanacaklarını, müvekkilinin 2016 yılından beri markasını kullandığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 5 ve 31.sınıf emtialar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35.sınıfın 5.alt grubunda yer alan 5 ve 31.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin benzer olduğu,
her ne kadar taraf markaları “...” sesini ortak olarak taşımakta iseler de davalı yanın markasının bütünsel algısı itibariyle tüketici nezdinde bıraktığı izlenim ile dava konusu markanın bütünsel algısı itibariyle tüketici nezdinde bıraktığı izleniminin esasen birbirinden somut olarak farklılaştığı, tarafların fiili kullanım biçimlerinden kaynaklı davalı yanca ileri sürülen iddiaların, SMK m.6/1 kapsamında sicile konu marka görselleri üzerinden yapılması gereken değerlendirme açısından doğrudan etkileyici bir faktör olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2021-M-3192 sayılı YİDK kararının davalı şahsın itirazının kabulüne ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuruda büyük puntolarla yer verilen “...” ibaresinin, redde mesnet davalı markalarında da aynen ve esas unsur olarak yer kullanılması nedeniyle karşılaştırılan markaların benzer olduğunu, bu benzerliğin yanı sıra, davacı markasının, davalı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle aynı/aynı türden ilişkili mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, davacı başvurusunun davalı markasına yakınlaşma çabası içerisinde bulunduğunu, başvurunun davalı markasının bir devamı ve serisi algısı yarattığını, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,
davalı markasını sulandırarak itibarının zedelenmesine neden olacağını, mahkemece davacının tescil talebinin de ayrıca reddine ve bu nedenle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin, müşterilerinden şikayetler almaya başlayınca davacı markasından haberdar olduğunu, “Google” arama motoruna “...” veya “...” yazıldığında davacının adresinin ve telefonunun çıktığını, bu durumun müvekkilinin müşteri kaybına yol açtığını, ayrıca davacının piyasada dolaşan senetlerinin tahsili için de müvekkile başvurduklarını, karıştırılma olgusunun maddi anlamda gerçekleştiğini, müvekkilin ürünleri ile davacının ürünlerinin ... pazaryerlerinde (trendyol, hepsiburada, ..., kendi web siteleri) satıldığını, marka görsellerinin tüketici tarafından görülmediğini,
satın alma süresinin de kısa olduğunu, mahkemece oluşturulan bilirkişi heyetinin uzmanlık alanının somut olaya uygun olmadığını, heyette dijital pazarlama uzmanının da bulunmasının gerektiğini, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markalarının e-... şeklinde algılanma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarının benzer sektörde ve benzer emtialarda kullanılacağını, mahkemece ... ortamda yapılan satışlara ilişkin tüketici algısının değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/14819 sayılı "... ...+şekil" ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli 2016/34940 sayılı marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 5 ve 31.sınıf mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
itiraza mesnet markada başlangıç kısmını oluşturan "..." ibaresinin ön plana çıkmadığı, markanın bir bütün olarak "..." biçiminde algılandığı, karşılaştırılan markaların bütününe hakim olan tertip tarzının da ayırt edicilik sağladığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, taleple bağlılık ilkesi başlıklı HMK'nın 26. maddesi uyarınca, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda, marka başvurusu 5 ve 31.sınıf mallarla 35.sınıf hizmetler için yapılmıştır. Dava dışı üçüncü kişinin itirazıyla başvuru kapsamından 35.sınıfın 5.alt sınıfı çıkarılmış olup bu sınıf eldeki uyuşmazlığın konusu değildir. Davalının SMK'nın 6/1, 6/3 ve 6/9.maddelerine dayalı itirazı MDB tarafından reddedilmiş, davalının yeniden itirazı üzerine verilen dava konusu 21/09/2021 tarih, 2021-M-3192 sayılı YİDK kararı ile SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca 35. sınıfın son alt grubunda yer alan hizmetler bakımından başvurunun hali hazırda reddedilmiş olmasından ötürü bu
hizmetler dışında kalan 05, 31.sınıf mallar ve 35.sınıftaki sair hizmetler açısından davacının marka başvurusunun reddolunduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde YİDK kararının iptali ile birlikte müvekkiline ait "..." ibareli markanın 05 ve 31.sınıflar bakımından tescilinin talep edilmesi üzerine mahkemece davacı vekiline HMK'nın 31.maddesi uyarınca talep sonucunun açıklanması imkanı tanınmış, davacı vekili 08/03/2022 tarihinde Uyap kanalıyla gönderilen beyan dilekçesi ile dava konusu yapılan mal ve hizmetlerin 5. ve 31. sınıflarda bulunduğunu, YİDK kararının 5. ve 31. sınıflar bakımından iptalini talep ettiklerini bildirmiş, taraflarca ön inceleme tutanağı da bu doğrultuda imzalanmıştır.
Görüldüğü üzere, başvuru kapsamında yer alan 35.sınıfın 5.alt grubu dışındaki hizmetler yönünden YİDK kararının iptali talep edilmemiş, diğer bir deyişle bu mallar dava konusu yapılmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, taleple bağlı kalınarak yalnızca 5 ve 31.sınıf mallar yönünden dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep aşılarak dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan 35.sınıfın5.alt grubu dışındaki hizmetler yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine bu husus resen kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2198, K. 2025/229, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama