KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/261 - 2024/508
- Esas no
- 2022/261
- Karar no
- 2024/508
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 27/10/2021
- Numarası
- 2021/91 E. - 2021/388 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2021 tarih ve 2021/91 Esas - 2021/388 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." asıl unsurlu markların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin başta "... ..." asıl unsurlu markası ve diğer "..." asıl unsurlu markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesindeki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2018-M-6044 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markalarını kullanmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ..." markaları arasında işaretler bakımından benzerlik bulunduğunu ancak davacının bu markası ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliği olmadığından iltibas koşullarının bulunmadığını, davacının diğer itirazına mesnet "..." "..." asıl unsurları markaları bakımında ise marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlandığı, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğunun ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu "..." ibareli marka ile müvekkiline ait "... ..." ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkiline ait markalarla benzer olup, başvurunun tescilinin müvekkilinin aleyhine haksız avantaj sağlayacağını, müvekkilinin itibarının ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2009/39126 sayılı ve "... ..." ibareli markasının işaretler bakımından benzer olmasına rağmen dava konusu başvuru ile davacının anılan markası arasında emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleşmediği, davacının itirazına mesnet diğer "..." asıl unsurları markaları yönünden ise marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 anlamında bir benzerlik bulunmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/261, K. 2024/508, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama