KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/276 - 2024/522
- Esas no
- 2022/276
- Karar no
- 2024/522
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/12/2021
- Numarası
- 2021/100 E. - 2021/413 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 Tarih ve 2021/100 Esas - 2021/413 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” markası ile halk arasında ve sektörde tanındığını, müvekkili şirkete ait “...” ibareli marka ve tasarım başvuru/tescilleri ve “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, ibarenin müvekkili şirketin büyük emek ve sermaye harcaması sonucu tüketiciler nezdinde tanınır hale geldiğini, müvekkili şirketin “... ” ibareli 2019/103779 başvuru numaralı marka başvurusunun davalı şirkete ait “...” ibareli marka mesnet alınarak reddedildiğini, “...” ibaresinin İngilizce’de “...” anlamına geldiğini ve kelimenin ayırt edici olmadığını, markaların görsel, işitsel,
anlamsal bakımdan benzer olmaması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açmayacağını, markanın bölünerek incelemeye alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 24/01/2021 tarih ve 2021/M-144 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı olduğunu, markaların aynı/aynı tür malları/hizmetleri kapsadıklarını, tüketiciler tarafından markaların karıştırılması ihtimali bulunduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/103779 sayılı "... ..." ibareli davacı marka başvurusu kapsamında yer alan tüm emtiaların, davalı şirkete ait redde mesnet marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, davacıya ait dava konusu marka başvurusunun davalı şirkete ait 2012/103852 sayılı “...” ibareli marka ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, müvekkili şirketin "..." markasının tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, markanın bütün olarak incelenmesi gerektiği ilkesi gözardı edilerek yapılan değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin, tanınmış marka dahi olmayan davalı şirketin saygınlığından veya tanınırlığından ne şekilde faydalanabileceğinin irdelenmediğini, ayırt ediciliği düşük ve kullanılma amacı geldiği asıl kelimenin anlamını güçlendirmek olan "..." kelimesinin temel unsur olarak alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek , yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair ... YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davalının redde mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markalarda "..." ibaresinin ortak olarak bulunduğu, görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı,
"..." kelimesinin başvuru kapsamındaki 30.sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davanın marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olması karşısında, davacının önceki tarihli markalarının tanınmış olmalarının işbu davaya bir etkisinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi,
hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/276, K. 2024/522, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama