KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekili
- Karar tarihi
- 29 Mart 2024
- Esas no
- 2022/289
- Karar no
- 2024/633
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 25/11/2021
- Numarası
- 2021/61 E. - 2021/373 K.
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2021/61 Esas - 2021/373 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2013 yılından beri zeytin yetiştiriciliği yaptığını, ürettiği zeytin ve zeytinyağını "..." ismi ile markalaştırdığını, 2014/25753 ve 2016/26679 sayılı "..." ibareli markaların da müvekkili adına tescilli olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanında da yer aldığını, www...com.tr sitesinden ve zetayolive instagram hesabı üzerinden satış ve tanıtım yaptığını, davalılar adına ise 2020/12579 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğunu, kullanımlarına son verilmesi için davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalılara ait markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek, davalılara ait 2020/12579 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin 2019 yılından beri zeytin, zeytinyağı başta olmak üzere sağlıklı tarımsal ürünlerin tedariki, paketlenmesi ve ulaştırılması alanlarında faaliyet gösterdiklerini, öncelikli ticari faaliyet alanlarının Kore Cumhuriyeti olduğunu, ... markasının Kore dili için özel bir anlam ifade ettiğini, Kore dilinde “çevremizdekiler için iyi ve faydalı bir şey” anlamına geldiğini, taraf markalarının birbirinden farklı olduğunu, markaların ürün grubunda ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin yüksek bulunduğunu, emtia benzerliğinin de tüm mal ve hizmetler yönünden oluşmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu “...” ibareli markanın davacı markaları ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu nedenle dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, söz konusu rapora itirazlarının da değerlendirilmediğini, görsel, işitsel ve kavramsal olarak değerlendirme yapılırken müvekkiline ait marka ile davalı markasının kullanılacağı mal ve hizmetlerin aynılığının/ benzerliğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davalıların markasındaki farklılıkların yeterli ayırt ediciliği katmadığını, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde işletmesel bağlantı kurulabileceğini, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan,
parçalara bölünerek inceleme yapılamayacağını, mal ve hizmetlerin benzerliği noktasında taraf markalarının benzer ve ilişkili olduğu tespit edilmesine rağmen aksi yönde görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı bulunduğunu, tescilli sınıfların çoğunda taraf markaları benzer ve ilişkili olduğu gibi özellikle 35. sınıftaki bir takım mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, işitsel veya görsel benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulmasının ve hatta çağrıştırılmasının dahi karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu
ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka Hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu marka ile davacının "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira görsel, işitsel ve kavramsal olarak marka işaretleri arasında bir benzerlikten söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/289, K. 2024/633, 29 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama