KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/290 - 2024/286
- Esas no
- 2022/290 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/286
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2021
- Esas-karar no
- 2020/430 E 2021/700 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 16/04/2024
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete yapmış olduğu cihaz satışı nedeniyle 21/03/2019 tarihli 5.531,25 TL bedelli, 19/01/2019 tarihli 5.398,50 TL bedelli 2 adet fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, takibe konu faturalarda belirtilen ürünlerin alım satım değil, daha önce yapılan bir başka alım satımın bedel iadesi işlemi olduğunu, taraflar arasında lazer sinter makinası satımı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin bedelin yarısı olan 536.500,00 TL'yi davacıya ödediğini, daha sonra anlaşmadan vazgeçildiğini, müvekkili tarafından ödenen 536.500,00TL'nın geri ödenmesi konusunda dosyaya sunulan anlaşmanın imzalandığını, bu anlaşmaya göre yapılacak geri ödemelerden kalan 36.500,00 TL'nin nakden değil malzeme olarak müvekkiline ödeneceğini,
takibe konu edilen faturaların müvekkilinin bu alacağına istinaden kesilen faturalar olduğunu savunarak davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkide alacağın para alacağı olduğu, para alacaklarının götürülecek borçlardan olduğu, davacı alacaklının ikametgahı itibariyle icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkili olduğu, her iki tarafın ticari defterinde takibe konu faturaların kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre 16.889,75 TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre 30.154,07 TL borçlu olduğu, davalının savunmasına ilişkin delil sunmadığı, temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takipteki asıl alacak 10.929,75 TL yönünden itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının ticari defterlerine göre 30.154,07 TL borçlu olduğunu, tarafların tacir olduğunu, takip öncesi faizin kabul edilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatının %40'dan düşük olmaması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikametgahının İzmir olması nedeniyle icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, faturaya konu malların müvekkiline satım değil daha önce yapılan başka alım satım bedelinin iadesi için verildiğini, tarafların lazer sinter makinası satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin satım bedelinin yarısı olan 536.500,00 TL'yi davacıya ödediğini, daha sonra satıştan vazgeçildiğini, davacının tahsil ettiği bedelin geri ödemesi için şirket yetkilileri arasında anlaşma imzalandığını, anlaşmaya göre 100.000 TL'nin elden, 200.000 TL'nin banka yoluyla,
200.000 TL'nin senetle geri kalan 36.500,00 TL'nin ise malzeme verilmek suretiyle ödeneceğini, iadelerin yapıldığını, bakiye 36.500,00 TL yönünden ihtilaf çıktığını, takibe konu faturaların aslında müvekkilinin alacağına istinaden davacı tarafından gönderilen mallara ilişkin kesilen faturalar olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, yazılı sözleşmenin raporlarda değerlendirilmediğini, tek başına defter incelemesinin uyuşmazlığı çözmeyeceğini, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacının takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2020/2438 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 21/02/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 19/01/2019 tarihli 5.398,50 TL bedelli ve 21/03/2019 tarihli, 5.531,25 TL bedelli iki adet irsaliyeli faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, İİK 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı şirket yetkilileri arasında 20/09/2018 tarihli anlaşma imzalandığı, anlaşma kapsamına göre sısma dural lazer cihazının satışının karşılıklı olarak iptal edildiği, 536.500,00 TL'nin 100.000,00 TL'sinin elden verildiği, 200.000,00 TL'sinin bankaya yatırıldığı, 200.000,00 TL'sinin senet olarak verildiği, geri kalan kısmın malzeme olarak verildiği, cihazın anlaşma tarihinde teslim edileceği konusunda tarafların anlaştığı görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelendiği, usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerine göre davaya konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 16.889,75 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıya yaptığı 381.040,00 TL ödemenin davacı tarafından 400.000,00 TL olarak iade edildiği, davalının davacıya 30.154,07 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasında satım ilişkisi bulunması nedeniyle para alacağı nedeniyle TBK 89.maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri itibariyle icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkili olmasına,
davalının ticari defterlerinde takibe konu faturalar kayıtlı olup davalının borçlu olarak görünmesine, takibin 05/07/2012 tarihinden sonra olması ve davacının daha fazla zarara uğradığını ispat edememiş olması nedeniyle icra inkar tazminatının %20 oranında takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temerrüt için koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle işlemiş faiz talebinin reddi kararının yerinde olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/290, K. 2024/286, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama